
Bir koşu bandında kendinizi yormadan veya ertesi gün ağrılarla kırılmadan uyluklarınızı sıkılaştırmak, belinizi yeniden şekillendirmek ve kalçalarınızı kaldırmak mı istiyorsunuz? Su sporları eğlenceli tarafıyla ilgi çekici olmasının yanı sıra gerçek anlamda zayıflama çalışması da sunuyor. Su vücudu maskeler, şokları hafifletir ve başkalarının bakışları yerine duyulara konsantre olmanızı sağlar.
Bu disiplinler arasında kasları şekillendirmeye ve silueti iyileştirmeye yönelik tek bir aktivite öne çıkıyor: bisiklet, yüzme havuzu, müzik ve tempoyu belirleyen antrenör. Bu kombinasyonun arkasında hala hafife alınan bir siluet müttefiki gizlidir; özellikle spora döndüğünüzde veya selülite karşı etkili bir çözüm aradığınızda ilgi çekicidir.
Aquabiking: Vücudu nazikçe güzelleştiren su sporu
Aquabiking yani aquabike, bele kadar suya batırılmış bisiklet üzerinde grup derslerinde yapılıyor. Genellikle loş bir suda, yüksek sesli müzik ve talimatları takip eden bir antrenör eşliğinde pedal çeviriyoruz. Atmosfer, askeri eğitimden çok küçük bir gece kulübünü andırıyor, bu da çabayı unutmanıza ve yeni başladığınızda bile motive kalmanıza yardımcı oluyor.
Suda pedal çevirmek her şeyi değiştirir: Kaldırma kuvveti, vücudun ağırlığının yalnızca üçte biri kadar ağırlığa sahip olduğu anlamına gelir, bu da eklemlere gelen şoku büyük ölçüde sınırlar. Hareketsiz bir dönemden sonra geri dönüldüğünde bile, dizler, kalçalar veya sırt üzerinde herhangi bir etki olmaksızın hareket akıcı kalır. Bazı merkezler, seans sonrasındaki rahatlama hissini uzatmak için saunaya veya hamama erişim imkanı sunmaktadır.
Su bisikleti hangi kasları çalıştırır ve çizgiye ne gibi etkileri olur?
Suda her pedal vuruşu çevrenin doğal direnciyle çarpışır. Bu nedenle hareket, klasik bir bisiklete göre daha fazla güç gerektirir ve vücudun alt kısmı çok streslidir: uyluklar, kalçalar, baldırlar ve aynı zamanda dengeyi korumak için kapalı kalması gereken karın kemeri. Seanslar boyunca bacaklar daha sıkı hale gelir, cilt daha pürüzsüz görünür ve karın kasları şekillenirken hacim kazanmaktan ziyade sıkılaşmaya odaklanılır.
Aquabiking, kan dolaşımını ve drenajı teşvik eder, su tutma ve portakal kabuğu derisi ile mücadelede faydalıdır. Müzik ritmi belirliyor, bisiklet üzerinde pozisyon değiştiriyoruz, kalkıyoruz, oturuyoruz, kalp atış hızı hızla artıyor. Kırk beş dakikalık derste 600 kaloriye kadar yakabilirsiniz. Haftada bir ila iki seans ile tondaki ilk değişiklikler hızla hissedilir ve birçok uygulayıcı için uyluk çevresinin inceltilmesi sekiz ila on seanstan sonra görünür hale gelir.
Vücudunuzu şekillendirmek için su bisikletini rutininize entegre edin
Bu spor, eklemlerine zarar vermeden zayıflamak isteyenlerin yanı sıra, hafif fazla kilosu olan veya hamilelik sonrası iyileşen kişiler için de doktorlarının onayıyla yapılabilir. Bele kadar suya batırılmak en mütevazı olanı rahatlatır, vücut geleneksel bir fitness salonuna göre daha az açığa çıkar. Ve grup etkisi, özellikle motivasyon düştüğünde, tempoyu sürdürmeye gerçekten yardımcı oluyor.
Başlangıç olarak, atmosferi ve yoğunluk seviyesini test etmek için başlangıç sınıfını, hatta tek bir denemeyi seçmek daha iyidir. Basit bir program zaten altı hafta boyunca ilginç sonuçlar verebilir, örneğin:
- 1 ila 2. Haftalar: Haftada 1 seans, suyu yumuşatmak için hafif çalışma.
- 3. ila 4. Haftalar: Haftada 2 seans, artık pedal üzerinde durmak yok.
- 5 ila 6. Haftalar: 2 yoğun seans daha, hız ve konumlara göre oynama.
Su bisikleti ve siluet hakkında SSS
Su bisikleti ve selülit: Cildin yumuşatılmasında gerçekten etkili midir?
Su basıncı, her harekette boşaltıcı bir masaj görevi görür. Pedal çevirmeyle birlikte toplardamar dönüşünü uyarır ve düzenli uygulamayla selülit ve portakal kabuğu görünümünde iyileşme sağlayabilir.
Su bisikleti antrenmanı yapmak için iyi yüzmeyi bilmeniz mi gerekiyor?
Genelde hayır, çünkü bisiklet sığ bir havuzun dibine sabitleniyor ve su bele veya göğse kadar çıkıyor. Yine de su ortamında kendinizi rahat hissetmek ve seçilen merkezdeki koşulları kontrol etmek en iyisidir.
Figürünüzü geliştirmek için haftada kaç su bisikleti seansı yapıyorsunuz?
Haftada kırk beş dakikalık bir ila iki seans, özellikle dengeli bir diyet sürdürüyorsanız, yaklaşık sekiz ila on seanstan sonra kas tonusu ve uyluk çevresi üzerindeki etkileri gözlemlemek için genellikle yeterlidir.