Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
.

ZANNEDİYORUZ Kİ HER ŞEYİ BİZ YAPIYORUZ !..

, kategorisinde, 19 Ara 2013 - 19:44 tarihinde yayınlandı

erhan gocmen (2)Son olaylarda dahil geçmişte yaşadığımız Balyoz, Ergenekon gibi halkımızı fazlasıyla meşgul eden olayları ve hatta darbeler, idamlar, muhtıralar gibi siyasi hayatımızı allak bullak eden olayları değerlendirdiğimizde her ne dense hep kendi vatandaşlarımız ve kendi siyasetçilerimiz arasında mücadeleler yaşandığını görüyoruz.
Gerçek böyle mi acaba?
Neden bu tarz olaylar gelişmiş ülkelerde pek yaşanmaz da hep bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde yaşanır durur acaba?
Ben bunu son yıllarda ne kadar değişim ve gelişmişliğimiz olsa da etrafımızı saran ve bizi kendi isteklerimiz doğrultusunda hareket etmemizi önleyen şu emperyalizmin yumuşak kollarını hala fark edememişliğimize bağlıyorum.
Maalesef toplum olarak algılarımızın gücüyle hareket etmekten dolayı hep küçük fotoğraflarla uğraşıyoruz gibi geliyor bana.. Büyük fotoğraflara bakanlarımızın sayısı ise çok çok az gibi. Bu böyle olduğu içinde ülkemizde istikrarlar bir türlü sağlanamıyor. Bakınız hala her seçim öncesi siyasi partilerimizin yurt dışlarında dolaşarak sözde kendilerini tanıtıyor zannettiğimiz toplantıları hatırlarız ama bu işerlin neden böyle yapıldığına dair kafalarımızı da fazla yormayız bu ülke de.
Bakınız en son örneğini Mısır’da canlı canlı izledik. Ne dediler bizler ilişkilerimize göre karar veriyoruz, darbe diyemeyiz deyip işin içinden sıyrılıverdiler.
Elbette siyaset bir ülke için önemlidir. İktidar olmak ayrı bir şey ama bir ülkenin bekasının ben her şeyden üstün olduğuna inanıyorum. Soğuk savaş dönemlerini hatırlayalım, nasıl bir bölünmüşlük içindeydik. Şimdi şu son yıllara bakalım yine aynı görüntüleri yaşıyoruz gibi.
İnanılır gibi değil, bir taraftan komşuların içişlerine katılmamalıyız eleştirisini getirirken diğer taraftan ise yurt dışından ülkemizin iç işlerine yapılan müdahaleleri adeta olur kabul eder gibi topluma sunacağız.
Bir taraftan ülke içinde kaşıt görüşler arasında saygıyı en üst düzeye çıkarmamız gerekirken bunları adeta yapmaktan kaçınarak aynı şeyleri komşularımıza tavsiye etmek gibi önemli çağdaş toplumsal atakları yapmaktan maalesef kaçınıyoruz gibi durumlar var ortada.
Unutmayalım ki bir toplumda her şeyin iyi veya her şeyin kötü olduğu algı tartışmaları ancak geri kalmış toplumlarda yaşanan en önemli örneklerden birisidir. Bu da baktığımızda, basit bir anlatımla söyleyelim, emperyalizmin rahatlıkla at koşturduğu alanlar olarak görülüyor dünya siyasetinde.
Bakınız bir kere daha hatırlatmak isterim ki, Yüce Atamızın cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki bütün çabasının bu günden çok daha olumsuz şartlarda olan toplum hayatımızı dış tehlikelerden korumak adına her türlü ayrışmaya set çekmekte ne kadar başarılı olduğunu bu gün hem Yüce Atamızın aramızdan ayrılışından sonraki siyesi çalkantılarımızdan ve hem de bu gün hala komşularımızda yaşanan siyasi krizlerden kolaylıkla anlayabiliyoruz.
Sonuç olarak emperyalizmle mücadele etmenin o kadar kolay bir şey olduğunu söylemiyorum. Hele hele bizim gibi dünya enerji kaynaklarının odak noktasında olan bir ülke için ne kadar zor olduğunu da gayet iyi bilenlerdenim ama devamlı yazarak geldiğim gibi Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşan ve Türk bayrağına saygıyla sarılan, bölünmezliğimizi savunan ve bu ülkenin geleceği için yapılan her olumlu işe pozitif bakmayı yaşamına geçiren bireyleri artırabildiğimiz ölçülerde ülkemiz üzerinde emperyalizmin etlileri azalacaktır diyorum.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz