Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0,40
BIST 101.722
%-0,18
Dolar 5,2675
%-0,58
Euro 5,9377
%0,09
Altın 222,89
izmir escort escort bursa escort izmir escort antalya escort izmir porno izle porno türk porno izmir escort bursa escort travesti pornosu sikiş istanbul escort gaziemir escort
maltepe escort
kartal escort

YÖNETİMDE EHLİYET VE LİYAKAT

, kategorisinde, 31 Oca 2019 - 11:48 tarihinde yayınlandı
YÖNETİMDE EHLİYET VE LİYAKAT

Yüce dinimiz İslâm toplumların nasıl yönetileceğine dair bütün zamanları bağlayıcı bir yönetim biçimi emretmemiştir. Toplumların kendi zaman ve durumlarına göre devletlerini oluşturmalarına imkân tanımıştır.

Yönetim hususunda özel bir biçim va’z etmemiş olsa da din elbette hayatın her karesini şekillendiren bir unsur olarak bu alanda da belirli ölçüler ve uyulması zaruri ahlâkî umdeler koymuştur.

En başta din bir görev üstlenen kişinin o göreve ehil olmasını salık verir. Yöneticiliği emanet olarak telakki eder.
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de Nisa sûresinin 58.ayetinde: “Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” buyurmuştur.

Yönetici emin kimse olmalıdır. Güvenilmeli, güven vermeli ve telkin etmelidir. Yönetici halkını aldatmaktan ve yalan söylemekten kaçınmalıdır. Bu minvalde Efendimiz(sav)buyurdu ki: “Üç kişi vardır ki Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz. Onları temize çıkarmaz. Onların yüzüne bakmaz ve onlara acıklı bir azap vardır; Zina eden ihtiyar, yalan söyleyen idareci ve kibirli fakir.”

Yönetici ehliyet sahibi olmalıdır. Talip olduğu makam ve unvan hangi vasıfları gerektiriyorsa o vasıflara sahip olmalıdır.
Bir gün peygamberimizin yanındaki Müslümanlardan birisi ısrarla yöneticilik talebinde bulunmuş Peygamberimiz o kişiyi kırmadan onun ehil birisi olmadığını beyan ederek:” Ey Ebu Zerr, sen zayıfsın, bu talep ettiğin şey bir emanettir. (Hakkını veremediğin takdirde) kıyamet günü rüsvaylık ve pişmanlıktır. Ancak kim onu hak ederek alır ve onun sebebiyle üzerine düşen vazifeleri eksiksiz eda ederse o hariç.” buyurmuştur.

Yine birkaç kişi gelerek yöneticilik talebinde bulundular. Onların hırslı ve talepkâr tutumları Peygamberimizi rahatsız etti bunun üzerine: “Vallahi biz, talep eden ya da hırslı olan kimselere böyle bir görevi vermeyiz.” buyurdu. Muhtemeldir ki hırsla bir göreve talip olan o görevi elde ettiğinde de hırsına mağlup olacaktır.

Hz. Peygamberin yönetici tayininde liyakat sahibi olmayanları hiçbir şekilde görevlendirmemesi, önemli vazifelere yaşı genç olan kimseleri bile getirmesi, vefatında yerine halife vasiyetinde bulunmamış olması hem liyakat ilkesini gözettiğini hem de toplumun yönetici seçimini kendilerine bıraktığını gösterir.

Mesuliyeti dâhilindeki halka hizmet Müslüman bir yönetici için aynı zamanda manevi bir sorumluluktur. Peygamberimiz(sav) bu konuda şöyle uyardı: “Müslümanların yönetimini üstlendiği hâlde onlar için çalışmayan ve samimi davranmayan yönetici onlarla birlikte cennete giremez.”
Rahmet peygamberi yöneticiler için dua etti. Âdil yöneticinin kıyamet gününde Allah’ın özel rahmetine ulaşacak yedi grup mümtaz şahsiyetlerden olacağını müjdeledi.

Hâsılı iştahla ve her yolu mübah görerek yöneticilik hırsı taşımamak; ancak vazife başa düşünce de millet ve memleket için adaletle ve hakkaniyetle görev yapmak her Müslümanın şiârı olmalıdır.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz