Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
.

Turgut İnal'dan mektup var

, kategorisinde, 20 Kas 2013 - 17:44 tarihinde yayınlandı

ROZETLİK
Ben ‘Duayen’ değilim, mütevazı bir ‘er’ im…
Haftada bir gün burda, bu sayfadadır yerim.
Konuşmasını sevmem, gerekirse yazarım.
Bab-ı-âli’den başlar, bu işteki pazarım.
İlkokuldan başka da okul-mokul görmedim.
Hiç kimsenin başına, çorap falan örmedim.
“Gazeteci-Yazar’ım” diye öyle övünmem,
Elimden kaçırınca kesinlikle dövünmem.
Bir kapı kapanınca, açılır başka kapı,
Bir tane yutuyorum, her gün Tansiyon Hapı.
Şair değilim ama, şairane ruhluyum…
Abdurrahman Torunu, Mehmed Nuri oğluyum.
Avukat Turgut İNAL beni çok izâm etmiş,
Bu mesleğe başlamam, yedi yıl sonra Yetmiş.
İsteklerini yapmam, benim için çok zor iş.
Yaşım Sekseni geçti, Yüze doğru giderim,
Fiziki durumumdan başka yoktur kederim.
Yaptığınız çağrıya çok teşekkür ederim.
Sizi çok seviyorum, toleranslı bilirim,
Sadece yazmak değil, Tolerans da bir ilim.
Nedenlerimi yazdım, bağışlayacağınızı umarım,
Herkese selâm eder, saygılarımı sunarım.
Edincik 10/Kasım/2013

 

TURGUT İNAL’DAN MEKTUP VAR
Konferans rekortmeni, Balıkesir Barosu eski başkanı, 53 yıllık Avukat Sayın Turgut İnal’dan bir mektup geldi. Yazmaktan ve konuşmaktan çekinmeyen yazdığı-yayımladığı kitapların sayısını bilmediğim, ancak benim de Duayen Yazar, Duayen Avukat demek istediğim Turgut İnal (F:1) 26. Ekim. tarihli mektubunda (F:2) benden bazı isteklerde bulunuyor. Özellikle benimle ilgili bir programa konuk olmamı önerdiği mektubundaki isteğine ne yazık ki olumlu yanıt veremeyeceğim. Zira kendimden bahsedilmesini hiç mi Hiç istemiyorum. Ben öyle sözü edilecek bir insan da değilim.
Bu nedenle bağışlanacağımı umuyor, saygılarımı sunuyorum.
Sayın Turgut İnal’ın (F:3) Sayın Önder Balıkçı arkadaşımızla göndermek inceliğinde bulunduğu yazısını Gazetemizin Görsel Tasarım Uzmanı Sayın Zeki Gacal (F:4), 04/11/2013’ de verdi. Yukarıda adları geçenlere teşekkür ediyorum. Sayın İnal’ın büyük bir incelikle yazarak ve ancak beni çok izâm eden yazısını olduğu gibi yayımlıyorum.

DUAYEN GAZETECİ

“Sayın Abdurrahman Öz, Duayen Gazeteci, İlk Haber Gazetesi/Bandırma
Kadim dostum, sevgili arkadaşım, Değerli Öz, İlk Haber Gazetesinde yayınladığın iki sayısını gördüğüm (ÖZ’LU-YORUM) başlıklı iki yazınızı noktasına virgülüne kadar dikkat ederek okudum. Sen Bandırma’nın gerçekten duayen gazetecisi ve hemşerisisin. Kamuoyunda çok tanınan, çok bilinen, yazdığı yazılar itibariyle çok okunan bir gazetecisin, bir yazarsın, düşünürsün. Senin yazılarını okumamam, atlamam benim için skandal olur.”

YANGINDA İLK KURTARILACAK

Yayımladığı kitaplar arasında Mart 2006’da çıkan “Yurttaşlarımız Başımızın Tacıymış” (F:5) adlı kitabının 309’uncu sayfasında, 01/05/2004’de Gerçek Gazetesinde yayımlanan ’Şeker ve Su’ başlıklı yazımı da deklare eden Balıkesir Barosu’nun 12 yıl Başkanlığını da yapan Turgut İnal (F:6) yazısının bir bölümünde şunları dile getirmektedir: “Sen yangında ilk kurtarılacak eşya misali, Bandırmalılar için, Türk basını için bir değersin. İzninizle sana “Seni sevmeyen ölsün” diyerek yazılarının daim olmasını, sürmesini, elemsiz ve kedersiz geçmesini dilerim ve dua ederim.”

RTÜK’TEN YAZI BEKLİYORUZ

Yazdığı yazı ve kitaplardan başka Balıkesir’de BRT adında bir radyosu, BRTV adında bir de Televizyonu bulunan Turgut inal yazısını şöyle sürdürüyor: “Balıkesir’de yayın yaşamını 20 yıldır sürdürdüğümüz, senin de yazılarını okuduğum ve konuşmalar yaptığım Radyo BRT’nin yanı sıra Balıkesir BRTV televizyonunun bu günlerde yayınına başlayacağız. RTÜK’ ten böyle bir yazının gelmesini bekliyoruz. Lütfederseniz bunun muhabirleri, habercisi ve yorumcuları arasında ve başında sen olacaksın. Bandırma’dan veya Balıkesir’den ve Türkiye’den yapacağın her türlü haberi öncelikle televizyonda senin sesinden yayınlatacağız. Sen elli yılı (Tam 63 yıl oldu. Öz) aşkın zamandan beri basının, gazetelerimizin şövalyesisin ve yiğit gözü pek delikanlısısın.”

TEK KİŞİLİK ORDU

Gerek yazdıklarıyla, gerek konferanslarıyla, gerekse de birçok kitabın çıkarılmasına gece-gündüz çalışarak imza atmasına karşın, bunu bildiğim için TEK KİŞİLİK ORDU demekten çekinmediğim Sayın Turgut İnal bey (F:7) gerçekten de (bence) TEK KİŞİLİK BİR ORDU’dur. Ona bu sıfatı yakıştırmakla ve bunu dilimden düşürmemekle kendimi bahtiyar sayıyorum. 1937 yılında doğan, İstanbul Üniversitesini 1959 yılı Haziran döneminde 4 yılda pekiyi dereceyle bitiren delikanlıya bundan başka sıfat bulunacağını sanmıyorum; Tek Kişilik Ordu. Yazısının son bölümünde şunları yazarak imzaladığı mektubunda “Allahtan duamız sana elemsiz ve kedersiz daha nice yıllar yaşamanızdır. Sağlıcakla kalın, esenlikli yaşayın ve üretmeye devam edin. Başta sana, avukat meslektaşlarıma, gazeteci arkadaşlarıma ve bütün Bandırma’lı hemşerilerime sevgiler ve saygılar sunuyorum, mutluluklar dilerim, sağlıklı yıllar dilerim, hoşça kalın, mutlu yaşayın. Av. Turgut İNAL, Balıkesir. ”

VELUT YAZAR ANISINI DA YAZAR

‘Tek kişilik Ordu’ olarak nitelediğim, velut yazar, Balıkesir Barosunun 12 yıllık eski Başkanı Turgut İnal,(F:8) bir zamanlar benim Hatıra Defterime de yazmıştı. 11/Aralık/1986’da yazdığı anısını defterimin sayfalarından buraya nakletmeyi uygun buldum. Baronun yönetim Kurulu üyeleri Avukat Sadi Uysal Acunsal, Avukat Yaşar Aras, Avukat Ercan Erdiner’in onayladığı anıları aynen şöyle: Hatıra Defterimin (F:9) 57. sayfasından: “Değerli Gazeteci, Aziz hemşerimiz Sayın Abdurrahman Öz, Çağımızda yeri ve yeteneği bitmekte bulunan, adeta asâr-ı-atika sayılabilecek seçkin bir dostumuz ve arkadaşımız. Balıkesir Barosu, Başkanlık Divanı üyeleri olarak, kendilerini böylesine mükemmel düzeydeki yetenekleri nedeni ile içten saygı ve coşku ile kutlarız. “Av. Yaşar Aras Genel Sekreter/ Av. Ercan Erdiner, Başkan Vekili/Av. Sadi Uysal Acunsal Üye/ Av. Turgut İnal, Başkan.”

SIRA GELDİ DİLEKÇEMİZE
İNAL ORTAK AV. BÜROSU
SAYGIDEĞER BAŞKANLIĞINA
Eski Kuyumcular Mahallesi,
Çavuş Sokak, İnal Apartmanı
No:15/2
Balıkesir
DİLEKÇEYİ VEREN/ Abdurrahman Öz, Yenice Mahallesi, Edincik
DİLEKÇENİN KONUSU/ İsteklerden bağışık tutulmam dileği
KARŞI TARAF/ Avukat Turgut İnal, Balıkesir.
KARŞI TARADIN ADRESİ/ Başlıktaki
KARSI TARAFIN YAZI TARİHİ/ 26/10/2013
BANA GELİŞ TARİHİ/ 04/11/2013
AÇIKLAMA/ Karşı tarafın gönderdiği ve açıklaması yukarıda bulunan yazıları üzerine benden BRT Radyosu ile BRTV için bazı isteklerde bulunulmaktadır. Aşağıdaki gerçeklenme kanıtlarım göz önüne alınarak, mezkûr isteklerden bağışık tutulmamı istiyorum.
GERÇEKLENME KANITLARI/ 1-İleri yaş durumum, 2-Fiziki durumum,
3-Gençlerin önünün açılması ve öteki durumlar…
SONUÇ VE DİLEK/ Açıklamaya çalıştığım nedenlerin göz önüne alınarak İSTEKLERİNİZDEN bağışık tutulmama YARGI’da bulunmanızı diler, saygılarımı sunarım. 10/Kasım/2013

HANIMLARIN GAZETE MERAKI

‘18/Kasım/2013 Pazartesi günü başıma ne geldi biliyor musunuz? Ben anlatmayınca, yazmayınca nereden bileceksiniz. Efendim o gün bir arkadaşımı görmek için Bandırma Devlet Hastanesine gittim. Sorduğum Dr. arkadaşımın izine çıktığını öğrenince ne yapacaktım? Ben de şöyle çevreye bakarak, tanıdık birini görürüm umuduyla etüt ederken gözüme, bir hanım kardeşimiz ilişti. Oturuyordu. Beni görünce hemen bastırdı: ’’Herkesi gazetede çıkarıyorsun, ama sıra bize gelince neden bizi de gazeteye çıkarmıyorsun?” diye sual etti. Bu sadece sual etmek değil, ayrıca bence bal gibi bir sitem etmek oldu. Siz olsanız ne yaparsınız.? Güzel olması bir yana, bir de kıramayacağınız biri olursa… Hiç kaçmaya teşebbüs etmeden, mademki, kendisi istiyor. Çıkarıp Kanon’u, deklanşöre basmaktan başka çare yok…
Ben de aynını yaptım, (F:10)… Bir sevindi ki.

BİR DE GÖZLÜKSÜZ ÇEKER MİSİNİZ?

Çektiğim hanım kardeşimizin adı Fatma Tamgaç’ tır. Benim teyzemin kızı, Belediye Başkanınız Sayın Mehmet Yağcı’nın Halası Cavide Kırımlı’nın yanına çok gider, onunla ilgilenir. Orada da bana hep: “Herkesi gazetede çıkarıyorsun. Bize gelince, çıkarmıyorsun.” Sitemini sürdüren Fatma Hanım, “İstersen birde gözlüksüz çekiver.” Deyince deklanşör buraya koyduğum karesi için görevini yapıverdi. Fatma Hanımdan ayrıldım, Kâşif Acar’da karşıma Dayımın torunu Gülçin Oran çıkmasın mı? Çıkar tabii. Neden çıkmasın. (F:11)

AYNI SİTEM GÜLÇİN’DEN DE GELDİ

Gülçin kızımıza, az önce Hastanede Fatma Hanımın fotoğrafın çektiğimi söyledim. “Göreyim.” dedi. Gösterdiğimde ”AA” dedi. ’’Fotoğraftaki hanım geliyor.” diye ekledi. Anında Fatma Tamgaç hanımefendi yanımızda bitmez mi? Ben de şaşırdım. “Tam sizden söz ediyorduk” dedi Gülçin. “Aynı fotoğraftaki gibisiniz.” Nasılsınız?” Diye hatır sordu. “Bizim de birlikte fotoğrafımızı çekiver Abdurrahman Amca” dedi Gülçin Oran. Eh, siz olsanız ne yaparsınız. Birisi, uzaktan olsa bile ikisi de akrabam. Dayımın torununun da sokulmasıyla ikisi de bir kareye oturdu.(F:12) Ama ne yazacaktım?

NE YAZARSAN YAZ. SEN BİLİRSİN

Kız meslekteki kızı Yaren Oran’ı bekleyen, ona ayakkabı alacağını söyleyen Gülçin Hanım kızımız, ’’Aman gazetede güzel çıkalım. Fatma Hanım ablam ile birlikte çektiğini de güzel bir baskı tekniğiyle yayımlarsanız iyi olur. Zaten senin yazdığın gazetenin baskıları kötü olamaz. Olsa bile sen onların yanıtını verirsin.’ Ne yazacağım?’ diye düşünme. Arif’e tarif gerekmez. Ne yazarsan yaz…” dedi. Sözü Fatma Hanıma verince o da: Gülçin Hanım kardeşimiz doğru söylüyor. Ne yazarsan yaz. Yalnız fotoğraflarımız güzel çıksın” demekten kendini alamadı. Benden bu kadar. Bilmem oldu mu? İnşallah olmuştur. 21/Kasım/2013 Perşembe yazımda çıkması için ben de gazetedeki yetkililerin müsamahasına sığınarak, o yazımın 4.üncü sayfasına hanımların fotoğraflarını ekleyiverdim. Aklıma yazacak bir şey gelmedi ki, ne yazayım? Gazetede çıkmaya meraklılar ama okumaya merakları var mı? Ben de onu merak ediyorum. İşte asıl mesele.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz