Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

“Tek Bayrak, Tek Millet, Tek Vatan” Buna kimsenin itirazı yok da !”…

, , kategorisinde, 20 Mar 2013 - 15:24 tarihinde yayınlandı

sayimbabasız-11-141x150BAŞBAKAN 18 Mart Deniz Zaferi törenleri için Çanakkale’de idi…

Düzenlenen törende konuşan Başbakan, ülkenin bölünmezliğinden, bütünlüğünde söz etti…

Çanakkale şehitliğinde İstanbul’lunun da Diyarbakır’lının da bulunduğundan bahsetti…

Lazın, Çerkezin, Kürtün Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasındaki kahramanlıklarını anlattı…

Cözüm sürecinden tek kelime bile etmedi…

“Tek Bayrak, Tek Millet ve Tek Vatan” dedi…

         Buna kimsenin itirazı yok ki!

*    *    *

ÜLKE insanın da bundan başka bir şey istemediği de Başbakan’ın ifade ettiğinden ayrı bir şey değil ki!

Apo’nun İmralı’dan gönderdiği son mesajını iyi okursak bunun nasıl sağlanacağı da ortada…

Barış süreci aralayacak kapının anahtarı da belli oldu..

Daha fazla özgürlük ve demokrasi..
İktidar, daha önceki açıklamalarında ülkenin en büyük meselesini daha fazla

Demokrasiyle çözeceğini açıklamıştı..

Karşılıklı görüşmeler sonucunda silahlar susarsa demokrasi için atılacak adımların

önemini vurgulamıştı…
*    *    *
Öcalan ile önceki gün görüşen üç kişilik BDP heyeti Ataköy’e iner inmez açıklama yaptı..

Eşbaşkan Demirtaş, Öcalan’dan getirdikleri mesajı okudu…

Barış süreci için TBMM’sinin de gayret göstermesini istiyordu Öcalan mesajında…

“Hedefimiz tüm Türkiye’nin demokratikleşmesidir” diyordu…

Asıl önemlisi ise, 21 Mart’ta Diyarbakır’da düzenlenecek Nevrozda okunmasını istediği

mesaj…
Öcalan’dan nevruzda tarihi açıklama bekleniyor…
Ne diyebilir ki Öcalan?
Eli kanlı PKK’ya silahlı mücadeleyi bırakın çağrısı yapabilir mi?

İktidarın ve Barış Süreci’nin devamını isteyen BDP’lilerin beklentisi de bu yönde…
Anlaşılan, Demokrasiyi geliştirmek konusunda tam bir mutabakat olduğu gözleniyor…

Peki Türkiye hangi adımları atarak demokratikleşecek..

Yönetim biçimi, sistemi değiştirelerek mi?
Açık yüreklilikle konuşalım Türk usulü başkanlık sistemine geçerek mi?
Başkanlık sistemine geçiş bu sürecin olmazsa olmazı mı?

 

*    *    *

TÜM bunlar gündemdeki yerine alırken, bir şehit annesi de Trabzon’daki törenlerde yaptığı konuşma ile bu sürece damgasını vuruyordu…

Nuran Bayraktar, şehit olan askerlerden akan kanlardan devlet yöneticilerinin sorumlu

olduğunu söyleyerek…
Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğü için oğullarını şehit verdiklerini belirten

şehit annesi Bayraktar, şöyle konuşuyordu:

“Hangi şehit anası kaybetmenin doğal acısı dışında gözyaşı döktü. Haykırmadılar mı vatan için benimde canım fena beni de askere alın diye.

Geride kalan çocuklarım da feda olsun. Eşkıyayı vatan topraklarına sokmamak için kim tereddüt ediyor. Bebek katili olan cani elini kolunu sallayarak gezerse o toprakların üzerine özerk bölgesinin bayrağını dikmiş parmağını sallarsa analar ağlamayacak mı?

Bu halde bile ellerindeki gücü kullanıp şaşkın şehit ailesini devşirerek kendilerini düştükleri bu ne olduğu belirsiz barış yolunda yol arkadaşı yapıyorlar. Benim oğlum gitti başka Mehmetler ölmesin diye televizyon önlerinde konuşturuyorlar.

Diyarbakır’a eşkıyanın hiç gözyaşı dökmediği profesyonel eylemci haline getirilmiş analarıyla kucaklaştırıyorlar. Bu şekilde mi bizim gözyaşımızı dindireceksiniz.

Oğullarımızı Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğü için şehit verdik, ödülümüz Büyük Apo’yla barış oldu.

Ama ne pahasına barış!
Bir de akan kan yerde kalmaz sloganı var akan kanların yerde kaldığı anlaşıldı. Bu akan kanlardan devletin ve devletin meşru yöneticileri sorumludur. “Şehitler ölmez vatan bölünmez” lütfen emredin de böyle bağırmasınlar. Al bayrağa sarılı tabutun içinde yatan şehitlere ayıp oluyor.”

 

Saygıyla, sağlıkla, sevgiyle kalın…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz