UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,70 / Satış: 3,71
€ EURO → Alış: 4,34 / Satış: 4,36

Tatlısu Solcuları ( 2 )

Tatlısu Solcuları  ( 2 )
  • 04.10.2017

-CHP’liler BU YAZIYI İYİ OKUYUN-
Dedem, uncu Süleyman efendi Bandırma’nın tek partili dönemde CHP’nin ilk ağır toplarından. 30’lu 40’lı yıllarda sürekli Belediye Mecilisinde. Ticaretle uğraşan 5-10 kişiden biri.
Babam, hastalık derecesinde bir CHP’li. Ama müzik tutkusu ağır bastığından siyasete pek bulaşmamış, mütevazı bir kişilik. Eski İDMANYURDU’lu futbolcu.
Amcam, 1922 Bandırma doğumlu BOĞAZİÇİ mezunu, Bandırmaspor’un kurucularından.
Bu kısa anektod bazı yeni yetme angutlar için. Yoksa anlatacaklarımla ilgisi, sadece -KENT AİDİYETİ- yada -KENTE HİZMET- yalanıyla ortalıkta dolaşan ve fiziksel,ekonomik ve sosyolojik gelişimiyle çöplüğe dönen Bandırma’da racon kesen siyaset tüccarlarına hatırlatmak için.
xxx
Bandırma’da CHP 1989’dan 2009’a kadar iktidar yüzü görmedi. Hatta bu 20 yıllık aralıkta iddialı bir konuma gelemedi. Bu süreçte Belediye meclisine 3-5 meclis üyesi sokacak kadar oy toplayabildi.1989’da da o meşhur SHP rüzgarı eserken bile Bandırma’da seçimi zar zor, az bir oy farkıyla kazandı.
Uzun bir sessizlik daha doğrusu iç kavgalardan sonra 2009 yılındaki seçimleri kazanarak ayağa kalktı ve o günden sonra BANDIRMA, CHP ‘nin kalesi haline geldi.
Önce mevcutlar gibi, gerçek partilileri tasfiye edenler, partiye çıkarsız hizmet verenleri uzaklaştırıp, sadece şahsi çıkar ve gelecekleri için her türlü entrikayı çevirenleri bir yana bırakıp, gerçekleri anlatalım.(onlara sonra döneriz).
Bandırma’da CHP’yi ayağa kaldıran adam 2009 seçimleri öncesi ilçe Başkanlığına getirilen ÖMER LÜTFÜ KAYALAR’dı. Kayalar, CHP’nin klasik hastalığı olan olan gruplaşmayı olabildiğince etkisizleştirmiş, Bandırma’da yaşayan her ekonomik, sosyal sınıftan insanı CHP’yle barıştırmış, zengini, yoksulu, işvereni, işçisi ile Bandırma’daki olumsuz CHP imajını silmeyi başarmıştır. Bununla da yetinmemiş CHP’ye, tarihinde ilk kez bir mülk kazandırmıştır. Bütün bunların sonucu 2009 seçim zaferi gelmiştir. Bu durum, seçimin kazanılmasının bir yönüdür. İkinci yönü ise en az ÖMER KAYALAR’ın bu başarısı kadar önemli ve etkili olmuştur, o da MUSTAFA GÖNENLİOĞLU gerçeğidir.
xxx
2009 seçimleri öncesi CHP ne yaparsa yapsın AKP karşısında seçim kazanma olasılığı çok düşüktü. AKP’nin en güçlü olduğu dönemdi ve seçim kazanmak gerçekten çok güçtü. Ancak MHP sürpriz bir şekilde gerçek Bandırmalı DUAYEN siyasetçi rahmetli MUSTAFA GÖNENLİOĞLU’nu aday gösterdi. Mustafa abi kıl payı kaçırdığı seçimlerden sonra MHP’den seçilmesinin zor olduğunun farkındaydı. Ama MHP’nin de, seçimi kazanamasa bile Gönenlioğlu’yla oy patlaması yapacağı ve bu oyların AKP’den MHP’ye akacağı kesindi. Seçimin kilit noktası buydu ve durum CHP’ye iktidar yolunu açıyordu. Ancak yine beklenmedik bir şey oldu, her ne olduysa Mustafa abi resmi olmasa da dost çevresinde adaylıktan çekildiğini açıkladı. Bu durum seçimi yine AKP’nin kazanacağı anlamına geliyordu. Ben ve Leventoğlu Mustafa abiyle birlikte bürosuna gittik ve saatlerce kendisini kararından vazgeçirmeye çalıştık. (Sakın yanlış anlaşılmasın, bizim gibi onlarca insan da aynı şeyi yapmıştır. Tersini yapmış olanlar gibi… Yani biz ikna ettik gibi bir sonuç çıkarmayın lütfen.) Buradan ayrıldığımızda Mustafa abi ikna olmuştu ve adaydı.
xxx
Sonuçta seçimler oldu. O yıllarda 4-5 bin civarında olan MHP oyları yaklaşık 12 bine yükselerek AKP’yi eritip CHP’yi iktidar yaptı. Sonuçta KAYALAR’ın tutarlı ve ilkeli ilçe başkanlığı ve Gönenlioğlu’nun MHP adaylığı CHP’yi iktidar yapmıştı. Gerçek budur, gerisi masaldır.
Daha sonra Ömer Kayalar çeşitli çirkin oyunlarla tasfiye edildi. Başarısının doğal sonucu, olması gereken MİLLETVEKİLİ adaylığı engellendi. Ömer Kayalar partiden soğutuldu ve uzaklaştırıldı. Geçmiş kalıplar, kişisel odaklı örgütlenmeler, benim olsun küçük olsun farketmez anlayışları, ırk ve mezhep parti içinde yine hakim anlayışa dönüştü.
Bu arada SEDAT PEKEL 5 yıl Bandırma’yı, önemli bir hizmet getirmeksizin iyi idare etti. Hizmet getiremedi ama en azından huzur ve barışı ikame etti. Bandırma siyaseten soluk aldı.
Pekel Süleyman Demirel’e benziyordu. Kızmıyordu, sinirlenmiyordu, çelik biri sinirleri vardı ve kimseye küsmüyordu. 5 yıllık iktidarında her hangi bir yolsuzluğa bulaşmadı. Kavga ve polemikten uzuk durdu. Parti içinde dengeleri korumaya çalıştı. Ama -YETER- bırakıyorum demesini bir türlü beceremiyordu. Devam edecekti. Genel merkez de kendisini yeniden aday gösterecekti. AKP ile makas açılmıştı. Seçimin uzak ara kazanılacağı aşikardı. Değil Sedat Pekel,adaylığını kim koysa seçimi rahat kazanacağı kesindi. Zaten Pekel’in yüzüde eskimişti. Bir şey yapmak ve adayı değiştirmek gerekiyordu. Aday belliydi; 30 yıldır bu makam için uğraşan DURSUN MİRZA. Ama Mirza geçmişte hem Pekel’e karşı ön seçimde, hem de Öztaylan’a karşı belediye başkan aday adaylığını koymuş, kaybetmişti. Genel merkezden isminin gelmesi mümkün değildi. Ama devran değişmiş eski azılı düşmanlar sıkı dost olmuşlardı. Devreye büyük örgütçü MEHMET TÜM girdi. Mehmet Tüm partideki her türlü gücünü kullanarak yüzlerce -ön seçim isteği- imzasıyla genel merkeze ulaştırdı ve ön seçim kararı aldırttı. Kendisi Milletvekili olmak için 25 yıl uğraşmış ve başarmıştı. Sadece onu başarmakla kalmadı, kendisi gibi 25 yıl Başkanlık için uğraşan Mirza’yı da Belediye Başkanlığına taşıdı.
Sedat Pekel ile Dursun Mirza yıllarca ön seçime girdiğinde Pekel’e ön seçimi kazandıran ve Dursun tarafından yıllarca, burada yazamayacağım hakaretlere maruz kalan Tüm, kıblesini niye değiştirmişti? siyaset menfaatler ittifakından öte birşey değildi ve bu kadar basitti.
Şimdiyse, yıllarca -parti içi demokrasi diye bağıranlar- en ufak muhalif sesi hain diye suçlamakla meşguldüler.

Not:) Haftaya Mehmet Tüm – Dursun Mirza ittifakını ayrıntılarıyla yazarız. Ancak gerçekten merak ettiğim bir şey var; partide herkesten çok daha eski olan, hatta Dursun’u bile partiye üye yapan OZAN ONUR ne oldu da bu kadar adam yerine konulmaz hale getirildi. Sakın işlerinin bozulmasıyla bir ilgisi falan olmasın… Tatlısu solcuları, işleri bozulan, parasız insanları pek adam yerine koymazlar da…
Bir özellikleri daha var ki daha da vahimdir. Bu solcular okuma özürlüdür, bu da ayrı bir yazı konusudur. Hayatlarında hiç bir şey okumadıkları için de Belagat konusunda yetenekleri -kahve konuşması- düzeyini aşmaz. Bunlara SOSYAL DEMOKRASİ’nin tarihini sorun, Harf Devrimi anlatmaya kalkarlar, o kadar yani.
Bu arada Mehmet Tüm’ün hakkını da fazla yemeyelim. En azından 1 Mayıs’ta Kutlu Doğuma değil, İşçi Bayramına katılır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ