Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Susurluk ayranına marka tescili

kategorisinde, 06 Ağu 2012 - 21:36 tarihinde yayınlandı

Yabancıların köpüğünden dolayı “kremalı ayran” dediği Susurluk ayranının, belli bir standarda kavuşması, korunması ve satıldığı her yerde aynı damak tadının yakalanması için Susurluk Ticaret Odası, “coğrafi işaret” alınması konusunda çalışma başlattı.
Susurluk Ticaret Odası Başkanı Adnan Yalçınkaya, yılların sırrını köpüğünde saklayan Susurluk ayranı ve tostunu korumak için harekete geçtiklerini belirterek, ünü sınırları aşan bu içeceğe “coğrafi işaret” almayı istediklerini söyledi.

-Yaz aylarında yüz binler içiyor-
Yalçınkaya, özellikle yaz aylarında Susurluk’tan günde ortalama 40 bin araç geçtiğini ifade ederek, “Bunların içinde otobüs, minibüs, otomobil ve kamyonlar var. Yarısı yani 20 bininin tesislerde durduğunu düşünürsek ve her araçtan bir kişinin ayran içtiğini ele alırsak aylık yüz binlerce kişi ortaya çıkıyor. 4 aylık yaz dönemi ve azalsa da kış aylarındaki talebi de göz önünde bulundurduğumuzda yıllık bir milyondan fazla kişinin ayran içtiğini ve Susurluk tostu yediğini söyleyebiliriz” dedi.
Bu kadar yoğun ilgi gören bir içeceğin ve yiyeceğin mutlak korunması gerektiğini vurgulayan Yalçınkaya, şunları kaydetti: “Türk Patent Enstitüsü’ne başvuracağız. Bunun için bizden istedikleri var. Aslında ayranla ilgili bizden istedikleri fazla bir şey yok. Coğrafi işaret olabilmesi için Susurluk bölgesinde üretilen sütlerinden yapılan yoğurtan elde edilen ayran olması isteniyor. Bölgemizdeki ayranların önemli bölümü bu şartı taşıyor. Önemli olan İstanbul, Ankara gibi birçok yerde Susurluk ayranı adıyla satılanların nasıl olduğudur. Susurluk tostu için de peynirinin ve ekmeğinin özelliklerini istiyorlar. Biz Susurluk tostunda mihaliç peyniri kullanıyoruz. Peynirle ilgili laboratuvar çalışmaları sürüyor. Bu peynirin özelliklerini sunacağız. Susurluk tost ekmeğinin de tahlillerini yapıyoruz. Bütün olarak Türk Patent Enstitüsü’ne sunacağız ve coğrafi işaret olmasını isteyeceğiz.”
Yalçınkaya, coğrafi işaret alınmasının ardından Susurluk ayranı ve tostunun kendilerinden izin alınmadan satışının yapılamayacağını belirterek, “Lezzetini, özelliklerini korumuş olacağız. Kimse izinsiz olarak levhalar asıp ayranımızı, tostumuzu satamayacak. 50 yıllık geçmişi böylece koruyacağız. Gelecek 50 yıllarda da Susurluk ayranı aynı özellikte ve lezzette beğenilerek tüketilecek” diye konuştu.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz