Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Suriye Konusu

, , kategorisinde, 29 Tem 2012 - 15:01 tarihinde yayınlandı

Hemen yanı başımızdaki komşumuz Suriye’de her gün biraz daha gelişen ve de yükselen alevlerin bize sıçramasını bekleyenleri bir tarafa bırakarak Suriye konusuna temelden baktığımızda yaklaşık 100 yıl önce olması gerekenlerin şimdilerde oluyor olması artık kimseyi şaşırtmamalı.
Yaklaşık 400 yıl gibi çok uzun bir süre Osmanlı idaresi altında kalan ve 1.dünya savaşı sonrası adeta sınırları cetvelle çizilerek paylaştırılan ülkelerden birisi olan Suriye yönetimleri diğer tüm Orta doğu ülkelerinde de olduğu gibi arkalarında halk desteğini yaratmaktan daha çok arkalarında bulunan emperyal desteğe sırtlarını dayayarak yıllarını tüketirlerken halkları için serbest seçimler ve demokrasi anlayışını hatırlamadılar bile.
Hemen unutmadan yeri gelmişken ifade edelim ki o tarihlerde yani 1920’li yıllardan söz ediyorum, hiç kimsenin fark edemediği veya hiç düşünemediği EGEMENLİK MİLLETİNDİR düşüncesinden hareketle Orta doğu coğrafyasına şöyle bir baktığımızda sadece Türkiye topraklarında döşenmeye başlayan demokrasi taşları ile hayata geçirilen Türkiye Cumhuriyetini görüyoruz. Ve bu gün bu konumuzla ilgili olarak cumhuriyetimizi bizlere armağan eden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün engin öngörüsünü bir kez daha taktir ve minnet duygularımızla anmamız gerektiğini düşünüyorum.
Elbette artılarımız ve eksilerimiz vardır ve olacaktır da. Keşke Yüce Atamızın emanetini aramızda kavga etmeden, bir birimizi hırpalamadan geçirdiğimiz şu 60-70 yılımızı daha iyi geçirebilseydik, daha iyi yerlere gelebilseydik ama maalesef yapamadık bir türlü.
Ve bu gün Suriye üzerinde gerçekten sanki santraç oynar gibi çok ciddi oyunlar ortaya konulmakta olduğunu görüyoruz. Ama şunu da çok iyi biliyoruz ki Irak konusunda kendisine büyük dersler çıkaran ABD, İngiltere ve Fransa’nın şimdi daha temkinli hareket ettiklerini görüyoruz. Bunda 1990’lı yıllarda durumu iyi olmayan ama bu günlerde eski gücüne kavuşan Rusya ve Çin’in bu tarz santraç oyununda masanın karşı tarafında olmalarının da büyük payları olduğunu görmemiz gerekiyor.
Ve Türkiye olarak bizim görüşlerimize gelince; öncelikle konunun bir iç siyaset malzemesi olarak kullanılmasından ötürü konuya karışalım diyenlerle karışmamalıyız diyenler arasında ciddi görüş ayrılıkları olduğunu görüyoruz. Aslında gerek Kuzey Irak gerekse Kuzey Suriye bölgelerinde yaşanan fiili durumlara baktığımızda bu güne kadar ister ilgisiz kalıp Esat tarafında olsak, isterse bu gün olduğu gibi ilgilenerek Esat karşıtı da kalsak bence ortada yapabileceğimiz bir şeylerin olmayacağını da açık bir şekilde görmemiz gerekiyor.
Ama ne olursa olsun bu gün Suriye olarak baktığımızda yaşanan iç savaş nedeniyle başta Türkiye olmak üzere komşu ülkelerce örneğin Barzani güçleri de dahil olmak üzere Suriye topraklarına müdahale etmek demek başta Rusya ve Çin olmak üzere büyük güçlerin ciddi anlamda müdahale etmesine sebep teşkil edebileceği bilinmesi nedeniyle tüm taraflarca bekle- gör politikalarının ağırlık kazandığını görüyoruz. Bu arada Barzani güçlerinin her ne kadar Kuzey Suriye’ye girdikleri haberleri doğru olsa bile büyük devletlerin en kısa zamanda bu olağanüstü oluşuma karşı duracaklarını ve asla müsaade etmeyeceklerini düşünüyorum.
Sonuç olarak Suriye bu gün büyük bir iç çatışma yaşamaktadır. Olaylara dahil olmadan tüm dünya gibi bize de düşen görevin aşırı tepkilerden kaçınarak sağduyu ile olayları takip etmek ve gördüğümüz olumsuzlukları hem içerde hem de uluslar arası platformlarda paylaşmak olmalıdır.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

twitter porno twitter porno yücel ışık