UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,48 / Satış: 3,50
€ EURO → Alış: 4,17 / Satış: 4,19

SOSYAL MEDYA ÇILGINLIĞI

SOSYAL MEDYA ÇILGINLIĞI
  • 23.01.2017

2.ci Dünya Savaşında NAZİ Almanya’sından kaçıp Türkiye’ye yerleşen ünlü SOSYOLOG Neumark 10 yıl Siyasalda öğrenci yetiştirdikten sonra ülkesine dönmeye karar verir. Yetkililer şaşırır ve sorarlar niçin dönüyorsun hoca?
Hoca yanıtlar: Bunaldım ve mutsuzum çünkü dünyada ne oluyorsa artık dayanamıyorum
Hocanın verdiği yanıt manidardır savaş biteli yıllar olmuştur sonuçta hoca ana vatanına döner.
İnsan düşünmeden edemiyor o yıllardan bugüne değişen ne diye? çılgın bir süreçten geçiyoruz herkeste bir cinnet hali bugüne dek hiç yaşamadığımız bir toplumsal ruh erozyonu…!
Bu çılgınlık halini körükleyen ve böylesine hızla yayılmasına neden olan etkenlerden biri kuşkusuz SOSYAL MEDYA. Şu çok açık sosyal medya ortalama eğitim süresi 3 yıl olan bir ülkede toplumsal problemlerin ötesinde çok dağa büyük bir sıkıntı yaratıyor doğaldır ki her insan duygularını sözcüklerle ifade edemez hele ana dilini ortalama 50-60 sözcükle konuşan bir toplumun kendisini yazarak ifade etmesi olası değildir olayın derinliğinde şu yatıyor sevmediğiniz veya beğenmediğiniz insanlara sınır tanımaksızın pislik boşaltmak
******************
Freud’un BACA TEMİZLİĞİ diye tabir ettiği bir tezi vardır. İnsan zamanla biriktirdiği öfke, nefret, kin vs. gibi duygularını gizlemek zorundadır gizlediği yer bilinç altıdır bu pislikler alt bilinçle sürekli birikir. Peki adete bir çöplük vazifesi gören alt bilincin çöp alma hacmi dolunca ne olacaktır? dolan çöplük nasıl boşaltılacaktır?
Freud’un baca temizlenmesi olarak nitelendirdiği çöplüğün günümüzdeki yeri işte bu sosyal medya denilen çeşitli alanlardır.
Benim bu mecraların hiçbiriyle hiçbir ilişkim yok bunları ne okur nede buralarda yazarım hakkımda yazılanları ise dostlarımdan öğreniyorum konu ben değilim yani kişisel bir durum falan değil sadece örnek amacıyla kendimden bahsediyorum.
Zaman zaman benimle söyleşi yapılıyor sadece söyleşinin konusu ne ise sınırlarını aşmadan düşüncelerimi söylüyorum konu futbol ise onun tarihinden sosyal hayatta bıraktığı etkilerden topluma artı eksi yansıyışlarından sosyolojisinden falan filan …
Doğup büyüdüğüm kentin ve defalarca görev aldığım futbol takımından yani Bandırmaspor’dan da bahsediyorum.
Ne yapılmalı? ne yapılıyor yanlış ya da doğrular nedir futbol takımlarının yapılanması nasıl olur bir kentin futbol takımının o topluma kattığı aidiyet duygusu nasıl geliştirilir gibi temel konular bunun yanında bana sorulan teknik konularda da bildiğimce yanıt vermeye çalışıyorum söylediklerimin tamamı benim düşüncelerimi ifade ediyor doğru ya da yanlışlığı tartışılabilir yanlışlanabilir. Hiçbir sözüm mutlak doğru iddiası taşımaz.
Dolayısıyla mesela ben FUTBOL SOYUTLAMALAR TOPLUMUDUR dediğimden önce ne söylediğimi anlayacaksınız becerebilirseniz ardından antitezini üretip beni çürüteceksiniz olay bu kadar basit.
Ancak ben kendimce gördüğüm yanlışları anlatırken bu işlere meraklı tiplerden sosyal medya aracılığı ile gelen yanıtlar ilkokul düzeyinde bile değil.
Ben salt futboldan bahsediyorum adam bana adam gibi yanıt vereceğine diyor ki alkolik, kumarbaz, devrimci, entellektüel bozuntusu, kendini beğenmiş gibi …. Diyelim ki hepsi doğru bunların konu ile ilgisi ne bunlardan sana ne ben bana yazanların bırakın özel yaşamlarını kimliklerini bile merak etmiyorum bunlardaki bu garip merak niye? gerçekten anlamış değilim futbol sınırları içinde hakkımda her türlü eleştiri yapmak zaten herkesin doğal hakkı sadece saygı duyarım ama iğrenç hakaretler ve itiraflar gerçekten hiç de hoş değil.
Birisi yazısında şöyle diyormuş: Her şeyin nedeni de sonucu da ekonomik diyen adamdan ne hayır gelir.
Bu tez Karl Marks’ındır ve genelde ben değil Mehmet Leventoğlu yazılarında sıkça kullanılır doğru bir tezdir çünkü tersini ispatlayan bir bilim adamı henüz çıkmamıştır.
Yazan her kimse bu tezin içeriğini de anlamamış ki bunu bile küfür malzemesi olarak kullanmış.
Kardeşim git lafı kıçından anlayacağına DİYALEKTİK oku, diyalektik bilmeden bu sözün ne anlattığını nerden bileceksin.
Öğütler vermesine de bazen söylediğin gibi git aynanın karşısına geç ve kendine sor bakalım.
Hayatın boyunca kaç kitap okudun?
En son ne zaman sinemaya veya tiyatroya gittin.
Hiç müzikal izledin mi.
Kaç şairle haşir neşirsin.
Ezberinde kaç şiir var daha bir sürü soru tamamı basit ve her normal insanın yaptığı ve yapması gereken sıradan işler sen ve senin gibiler aynanın karşısında bu soruları sorduğu an hiç kuşkun olmasın ki ayna senin suretini değil çöplüğünden sağa sola fırlattığın pisliği göstermektedir.
Son olarak ben yazımı yazdım ve altına da imzamı attım kardeş ama sen küfür ve hakaretlerinin altına ismini yazamayacak kadar korkaksın her şeyi bir yana bırak sadece bu durum bile aramızdaki farkı göstermektedir.
Sonrada kendini beğenmiş diyorsun. Doğru sen ve senin gibiler var oldukça insan elinde olmadan egosantrik olabiliyor bu konuda gerçekten haklısın…!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ