Edincik’te erkek cesedi bulundu

Edincik’te erkek cesedi bulundu

Cumhurbaşkanı Erdoğan Balıkesir’de

Cumhurbaşkanı Erdoğan Balıkesir’de

Yıldırım:kalan 28 günde var gücümüzle çalışacağız

Yıldırım:kalan 28 günde var gücümüzle çalışacağız

Vurulan polis memuru yaşamını yitirdi

Vurulan polis memuru yaşamını yitirdi

Bandırma’da trafik kazası, 1 ölü!

Bandırma’da trafik kazası, 1 ölü!

Sorunları halının altına süpürmek..!?
Sorunları halının altına süpürmek..!?

30 Ekim 2017 tarihinde Büyükşehir Belediye Başkanı A. Edip Uğur’un başkanlık görevi yanı sıra partiden istifa etmesi sonrası bu göreve parti içinde gerçekleştirilen teamül yoklaması ve büyükşehir belediye meclisinde gerçekleşen seçimlerle Altı Eylül belediye başkanı Zekai Kafaoğlu seçildi. Büyükşehir belediye başkanlığı nezdinde yaşanan görev değişiminin günlerce kamuoyunda, siyasi kulislerde ve basında farklı tartışmalara ve yorumlara […]

30 Ekim 2017 tarihinde Büyükşehir Belediye Başkanı A. Edip Uğur’un başkanlık görevi yanı sıra partiden istifa etmesi sonrası bu göreve parti içinde gerçekleştirilen teamül yoklaması ve büyükşehir belediye meclisinde gerçekleşen seçimlerle Altı Eylül belediye başkanı Zekai Kafaoğlu seçildi.

Büyükşehir belediye başkanlığı nezdinde yaşanan görev değişiminin günlerce kamuoyunda, siyasi kulislerde ve basında farklı tartışmalara ve yorumlara konu olması kaçınılmazdı, öyle de oldu..!

Balıkesir Ak Parti içinde, milletvekillerinden il-ilçe belediye başkanlarına ve örgütlerine kadar A.Edip Uğur, kimileri tarafından bir parti içi sorun ve sıkıntı kaynağı ve nedeni olarak uzun bir zamandır zaten sunulmaktaydı. O nedenle, A.Edip Uğur’un başkanlık görevinden istifaya zorlanması, başkanlık görevi yanı sıra partiden istifası yine parti içerisinde kimileri tarafından coşkuyla karşılanırken, genel olarak üzüntü ve şaşkınlıkla karşılandı.

Ancak, olan olmuş ve A.Edip Uğur, istifalarıyla Balıkesir Ak Parti’de siyaseten bir dönem kapanmış, Kafaoğlu’nun büyükşehir belediye başkanlığıyla yeni bir dönem başlamıştı. Parti içerisinde tüm bu sıkıntılı süreç de belirleyici ve son karar mercii partinin kurucu lideri ve cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu ve çok iyi bilindiği içindir ki, parti içerisinde sorun ve sıkıntı ne var ise, halının altına süpürüldü…
Uğur’un görevinden ve partiden istifası üzerine yaşanacak her bir tartışmanın “Reis” ile karşı karşıya gelmek olduğu bilindiği içindir ki, Uğur’da dahil olmak kaydıyla kimse “neden ve niçin” sorularını sorarak, bir tartışmanın ve sorgulamanın kapısını bile aralamaktan, bir anda hedef olmaktan imtina etti, çekindi…
Erdoğan’ın dünyasında ilk günden bugüne “yola devam” ve “dava”nın siyasetin de ötesinde özel bir yeri ve önemi vardır. Doğal olarak, başkanlık görevi tebliğ edilmiş Kafaoğlu’nun yola devam etmekten başka yapacağı hiçbir şey yoktu. O da parti içerisinde hiç bir şey olmamış ve yaşanmamışçasına yoluna devam etti..!

BALIKESİR AK PARTİ’DE NELER YAŞANDI?
Açıkça ifade etmek gerekirse, Uğur’un başkanlığı döneminde büyükşehir belediyesi “ağbi” olarak kabul edildiğinde “kardeş” konumundaki ilçe belediyeleri içerisinde, uzun bir süreden beri, Altı Eylül belediyesi “üvey kardeş” ve “yaramaz çocuk” olarak görüldü.
Neden ve niçin?

Balıkesir eski valisi Mustafa Bayram’ın görev döneminde büyükşehir başkanı Uğur ile yaşanan “yetki” ve “paylaşım” mücadelesinin hızla gerginliğe ve anlamsız bir şekilde karşılıklı restleşmenin çirkinleşerek basın üzerinden kamuoyuna taşındığı günlere dönmek gerekiyor.
Yetmez..!

Balıkesir’de AK Parti’nin dört milletvekili var. Özellikle teşkilattan gelen milletvekili Mahmut Poyrazlı ile Kasım Bostan’ın dışında MKYK’na seçilmiş Ali Aydınlıoğlu ile özellikle Sema Kırcı’nın Uğur ile 2015 yılı Haziran ve Kasım genel seçimlerinden bugüne karşılıklı sorun ve uyuşmazlık yaşadığı biliniyordu. Kırcı’nın o günlerden başlayarak Uğur’a karşı yanında saf tutarak, büyükşehir merkez ve Bandırma’da farklı bir örgütlenme içerisinde girdiği de parti ve partililer açısından muamma değildi. Bu örgütlenme ağının oluşturulmasında Vali Yaman’ın da “özel” çabası yadsınamaz.

ATAERKİL SİYASET
DÜNYASI VE KIRCI..!
Kırcı’nın bu ve benzeri çabalarına yazılarımda hep dikkat çektim ve eleştirdim. Büyükşehir merkez basını daha çok Kırcı’nın büyükşehir ve ilçelerine ilgisizliğini, hizmet ve yatırımlar konusundaki duruşunu, tavrını eleştirdi. Güney Marmara ve Bandırma basını ve kamuoyu nezdinde de Kırcı bir vekil olarak benzer eleştirilere muhatap oldu. Bu eleştiriler haklı ya da haksız da olabilir.

Kırcı, Balıkesir ve özellikle Bandırma’ya adım attığı ilk günden bugüne, milletvekili adaylığının kesinleşmesi ve seçilmesi sonrası hep farklı eleştirilere muhatap oldu. Yılmadı, yıkılmadı… Bildiği ve inandığı yolda inançla bir bayan olmanın dezavantajlarıyla yürüdü…”Bayan” sözcüğünü bilinçli ve vurgulayarak kullanıyorum. Çünkü siyaset ve sosyal dünyamız, ataerkildir.
Kırcı, “bayan” olmanın siyaset ve sosyal dünyamızdaki dezavantajlarını avantaja dönüştürmeyi de bildi. Parti içinde ve dışında “bayan” olmasından sebep, belden aşağı siyasi yeltenişleri bir bir boşa çıkarıp, “erkek siyaseti” kendi dünyasına hapsetti ve bir anlamda muarızlarını ezdi, geçti. Ülkemizde siyaset, elde edilmiş “sonuç” ile orantılıdır. Bu “zaman” kavramı karşısında göreceli de olsa, Kırcı’nın vekil seçildiği ilk günden bugüne parti içerisinde kişisel olarak sağladığı başarı en azından bugün için tartışma konusu olmaktan uzak.

Bu süreçte Kırcı için, bugün açısından en önemli sorun ve sıkıntı kaynağı siyaseten 2019 yılı Mart yerel seçimlerini özellikle Bandırma’da kazanmak.! Sorun ve sıkıntı kaynağı olarak gördüğü Uğur’un büyükşehir belediye başkanlığından uzaklaşmasını sağlayan, il ve ilçe yönetimlerini büyük ölçüde kongreler sürecinde etkileyen ve belirleyen isimlerin başında gelen Kırcı’nın yine bugün için bölgede partisi açısından “dertleneceği” ciddi hiç bir engel bulunmuyor diye düşünülebilir.
Ancak, ne yazık ki, gerçek durum öyle değil..!

SİYASAL YAŞAMIN
ÖZNESİ PARTİLERDİR..!
Uğur’un büyükşehir belediye başkanlığından ve partiden ayrılmış olması sonrası her şeyin “süt liman” olması bekleniyordu. Örneğin, Güney Marmara nezdinde Bandırma’ya, Erdek’e büyükşehir belediyesi olarak gerekli ilginin, hizmet ve yatırımın akıtılmadığı ve bunun önündeki en büyük engelin Uğur’un şahsı olduğu iddia edilirken, Uğur sonrası süreçte durumun hiç de öyle olmadığı anlaşıldı. Bir anlamda parti yaşamında halının altına süpürülen ne var ise, peyderpey kendisini hissettirmeye başladı.

Siyasal yaşamda, siyasetin merkezi partilerdir. Partiler, siyasal yaşamın eti kemiğidir. Cumhuriyet tarihi boyunca siyasal yaşamımızın en büyük handikabı, seçilmişlerin, ister belediye başkanı olsun ister ise milletvekili, kerameti ve gücü kendi şahıslarıyla ilişkilendirip, kibir ve şımarıklık içerisine düşülmesidir. Parti ve partilileri, yok sayarak siyasal yaşamda ilerleyemez, tek belirleyici olamazsınız. Demokratik siyasi yaşam, parti, partililer ve seçmen üzerinden şekillenir.

Türkiye’de siyasal sistem değişti.16 Nisan referandumu sonrası geçilen başkanlık sisteminin ve cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın üstlendiği rol ve misyonu, siyasal ve sosyal yaşamda yanlış okuyanlar da bulundukları ya da seçildikleri alanlarda bilinçli ya da bilinçsiz kendisini Erdoğan ile özdeşleştirme eğilimi içerisine girdi. Bunun siyasal ve sosyal yaşamda yıkıcı ve dramatik sonuçlarını hep birlikte görüp, yaşayacağız.

DEMİRASLAN’I KUTLUYORUM..!
Balıkesir AK Parti il başkanı Hasan Demiraslan’ın ilçe ve il kongrelerinden başlayarak karşılaştığı ve yaşadığı sorun ve sıkıntıları ilgi ile yakından takip ediyorum. Parti içerisinde kişisellik temelindeki hegomanik etki ve çabalara karşı inançla mücadele veriyor, direniyor ve bu yöndeki yeltenişlere yol vermemeye çalışıyor. İşi zor ama doğrusu da bu..!
Bandırma’dan genç, enerjik, akılcı ve coşkulu Cihan Güreşçioğlu’nun il yönetimine ve koordinatörlüğe seçilmiş olmasını hem Balıkesir hem de Güney Marmara ve Bandırma açısından olumlu bir çaba olarak gördüğümü belirtmeliyim. Güreşcioğlu’nu da içtenlikle kutluyor, yeni görevinde başarılar diliyorum.
Esen kalın…

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz