UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,66 / Satış: 3,67
€ EURO → Alış: 4,32 / Satış: 4,34

SON KURŞUN VE BANDIRMA!

SON KURŞUN VE BANDIRMA!
  • 18.09.2016

2014 yılı 17 Eylül Bandırma’nın düşman işgalinden kurtuluş gününde yazdığım bu makalenin üzerinden iki yıl geçmiş. O güne kadar da kurtuluş günü adına ortada bir şey yoktu, bugün de yok! Neyse, yorum yaparak, Beyzadelerin yani oligarkların keyfini kaçırmayalım ve iki yıl önce yazdığım makaleyi yorumsuz, okurların takdirine bırakalım.

“Balıkesir ve bölgesinin, bir başka ifadeyle Güney Marmara’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 92. yıldönümünü kutluyoruz.

17-18 Eylül tarihleri düşmana son kurşunların atıldığı, son çarpışmaların yaşandığı ve denize döküldüğü Tarihler. Bugünün Bandırma, Edincik ve Erdek için tarihsel önemi büyük.

92 yıllık kurtuluş tarihimizle ilgili tarihsel, kültürel, sanatsal çalışmalar bugüne kadar bir elin parmakları kadar bile değil. O bir elin parmakları arasına ben de giriyorum. Bandırma ve bölge tarihiyle ilgili MYSİA’nın dışında Sarı Paşa ve ÇALOBA BOZKURTLARI isimli üç kitapla bu süreç de yerimi aldım. Bu alanda üretkenlikte bulunmuş, tek satır yazmış, bir fırça sallamış kimler varsa, hepsini kutluyorum.

Konumuz bu değil…

Bandırma Belediyesi ile Erdek Belediyesi yanı sıra bölge belediyelerinin kurtuluş programlarını inceleyebildiniz mi bilemiyorum.

Resmi törenlerin, protokol buluşmalarının, tebriklerinin, konuşmalarının dışında ülkeyi koyduk bir yana bölgenin ve kentlerimizin kurtuluşları konusunda genelde şekillendirilmiş kurtuluş programları üç aşağı beş yukarı aynı… Bir anlamda kentlerin adı değişse de kutlamalar fotokopi ruhlu…

Birine Yaşar, Leman Sam diğerine Hande Yener veya Manga geliyor. Kentlerimizin belediye başkanları ya da siyasal partileri beni fazla ilgilendirmiyor. Beni gün geçtikçe öne çıkan deforme ve dejenere kılınmış kurtuluş programlarıyla öne çıkan anlayış ilgilendiriyor ve aşırı derecede de rahatsız ediyor.

Olayın rahatsızlık veren boyutu ne, ora bakalım.

Birincisi, kurtuluş gününün, günümüzde sadece ŞENLİK boyutuyla öne çıkması günün önemini anlamsızlaştırıyor.

İkincisi, günün tarihsel ve milli(ulusal da diyebilirsiniz) boyutu, ruhu gün geçtikçe silikleşip, fuluğlaşırken, anlamını ve önemini kaybediyor.

Üçüncüsü, özellikle genç nüfusla tarihimizin yakın dönemiyle ilgili sıcak ilişki ve köprüler kurulamadığı için tarihsel ve milli bilinç dumura uğruyor. Günün öneminden çok, kurtuluş gününe hangi rock ya da pop şarkıcısının getirileceği önem kazanıyor.

Aynı Bandırma Kuş Cenneti ‘Uluslararası’ ‘Kültür’ ve ‘Turizm’ Festivalleri gibi… Çünkü Festivalin başlangıçta yüklendiği ne değer var ise yıllar içinde el ve gönül birliğiyle örselendi, tüketildi. Ortada kala kala bugün sadece ŞENLİK havasına uygun hangi ses sanatçılarının getirileceği, taşınacağı var.

Peki, ne yapılmalı?

Ben özellikle bu konuda MHP’nin somut önerileriyle ön açıcı olması gerektiğine inanıyorum ama ‘tık’ yok!

Dün, MHP’den Belediye Meclis üyeliği görevinde de bulunmuş Adnan Tuksal’la bu konuyu biraz irdeledik. Onunla benzer kaygı ve endişeleri paylaşıyoruz.

Birincisi, kurtuluş günümüz hepimiz için bir şenlik günüdür ama.. İşte bu ama’nın içinin el birliğiyle akılcı bir şekilde, tarih ve kültür bilinciyle doldurulması gerekiyor. Örneğin, Bandırma ya da Erdek de bu var mı, hayır, yok!

İkincisi, bu günün içinin anlamına uygun olarak doldurulması yetmez.. İçini dolduranların günün tarihsel anlam ve önemine uygun bu tarihsel gerçeği halkla paylaşmasının önü açılabilmeli. Bunun onlarca yol ve yöntemi var. Örneğin, eski Bandırma ya da Erdek resimleri, anılar, tanıklıklar, konferanslar, seminerler, vs…

AYYILDIZTEPE KAN AĞLIYOR!
Üçüncüsü, düşmanla son çarpışmalar Ay Yıldıztepe’de oldu… Ay Yıldıztepe’nin hali ortada. Tepesinde SonKurşun Anıtı, adam gibi bir çıkış yolundun yoksun. Anıt etrafı düzensiz ve bakımsız. Anıtın kendisi bakıma muhtaç!. Kurtuluş günlerinde Ayyıldız Tepe’nin zirvesine Anıta çıkıp, pilav yiyip ayran içiyoruz ya.. Aşağısına bakın! Bir tarafında yanan çöplük, bir tarafında genelev, bir tarafında taş ocağı, bir tarafında şlam… Afiyet olsun!
BİR YANINDA KERHANE ÖTE YANI ÇÖPLÜK!
Ayyıldız Tepe; ülkenin, bölgenin ve kentin tarihsel açıdan onuru kabul edilerek, koruma altına alınıp, yapılacak düzenlemelerle halkın kullanımına açılmalı. Ayyıldız tepe, ayıplarından kurtulabilmeli. Adam gibi bir yolu olabilmeli. Ağaçlandırılıp, bir mesire, spor, yürüyüş alanı haline getirilmeli.
20 MİLYONU PAZARA GÖMENLER ANITI TAMAMLAYIN!
Dördüncüsü, Bandırma Belediyesi eski Başkanı Hasan Sur döneminde 1972 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Şehir Plancılığı Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Gündüz ÖZDEŞ’e projesi hazırlatılan SonKurşun Anıtı, 1974 yılından bugüne aradan yıllar geçmiş olmasına karşın amacına ve aslına uygun hala tamamlanamadı.
Ayıptır, günahtır!
Kurtuluş günleri için bugüne kadar şantöz dansöz uğruna milyarlar havaya savrulacağına bu Anıt bugüne kadar adına layık şekilde bitirile bilinirdi. Bu alana yönelik ilgiyi artırmak amacıyla bu alanda bir Kuvayı Milliye Müzesi açılabilir, sosyal tesisler yapıla bilinirdi.

Sevgili Tuksal’la kurtuluş günümüzle ilgili gerçekleştirdiğimiz bu düşünsel sörfle ilk aklımıza gelenler bu duygu ve düşünceler oldu. Bu duygu ve düşüncelerimizi sizlerle paylaşalım istedim…

Kurtuluş günümüz kutlu olsun.

Esen kalın…”

 

img_0839

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ