UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,55 / Satış: 3,56
€ EURO → Alış: 3,87 / Satış: 3,89

SİYASET

SİYASET
  • 27.12.2016

Köşe yazılarının konusunu, çeşitlilik içeren yaklaşımlarla irdelerken, bu çeşitlilik içinde en fazla değinilen ve seçenek barındıranın “siyaset” olduğu ortaya çıkıveriyor.
Dikkat edilirse siyaset yazmak niyeti, bilgi dağarcığı yanında, sosyal/kültürel donanım ve gündemi iyi izlemek zorunluluğunu beraberinde getiriyor. Ya gündem, ülkemizde olduğu gibi adeta saat başı değişen bir yapıya sahipse?! O zaman, “konu eskidi” çapraşıklığıyla yüz yüze kalmayı göze almak gerekiyor.
Oysa siyaset bir yönetim tercihidir. Devleti yönetirken amaç ve içerik belirleme ve bunu uygulamaya koyma tercihidir. Ama toplumun yararına, ama kişisel-yandaş çıkarına.. Çoğu tercihi siyaset dışıymış görüntüsüne bulayabilmek ise kesif bir propagandanın işidir. Propaganda da eşittir beyin yıkama.

X X X

Sabahları karanlığın geç dağıldığı, akşamları ise erken bastırdığı yakınmalarını iki aydır yaşadığımız yaz saati uygulamasının kış saatine tercih edilmesi…toplumun çeşitli kesimleri çalışanların, öğrencilerin, ana babaların içinde olduğu vatandaş yakınmaları…Bunun siyasetle ilgisi sorgulanabilir mi?

X X X

Elektrik mühendisi Semih Kalkanoğlu bir değerli yazar Rahmi Turan’a mesaj gönderiyor. Şöyle; “1976’dan bu yana Türkiye’de yaz-kış saat uygulamasını takip eden bir mühendisim. AKP’nin gerçek amacı Cumhuriyet’in ilk devrimi olan Aralık 1925 tarihli takvim ve saat devrimini ortadan kaldırmaktır.
1925’de Türkiye saati olarak Kocaeli’nden geçen 30. Meridyen baz alınmıştı. AKP ise Ağrı-Doğu Bayazıt’tan geçen 45.Meridyeni baz almıştır. Neden? Çünkü bu meridyen Mekke’den geçmektedir.

İleri saatte kalan Türkiye, bırakınız tasarrufu, tersine iki misli kayıp yaşamaktadır. Halka eziyette fazlası!”(Değinen Rahmi Turan-Sözcü Gazetesi/15.12.2016).
Siyaset bunun neresinde? Yoksa boğazına kadar içinde mi?…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ