Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

SİYASET DİLİ VE ALGILARIMIZ !..

, kategorisinde, 19 Nis 2013 - 21:49 tarihinde yayınlandı

erhan gocmen (2)Hangi açıdan bakarsak bakalım bu gün toplum olarak üzerinde uzun süre tartışmaktan yorulmadığımız konulara baktığımızda belki de tamamının geçmişten günümüze kadar gelen ve onlarca yıldır değiştirmeden hararetle koruduğumuz Cumhuriyet, Atatürk ve laiklik, din ve siyaset ilişkileri, vatanın bölünmezliği gibi konularının etrafında olduğumuzu görüyoruz.
Ama öte yanda her gün biraz daha değişen dünyamızda başta ekonomik sorunlar olmak üzere toplumu ilgilendiren onlarca mesele çözüm için sırada beklerken bizler hala aynı sorunlar etrafında dönüp dönüp tartışmalar yaratmamızın ne kadar mantıklı olabileceğini benim gibi anlamakta zorlanan epey insan olduğunu da düşünüyorum. İşin daha da vahimi, yıllardır aramızda tartışırken harcadığımız zamanın ve de enerjinin maliyetini de maalesef hiç ama hiç sorgulamıyoruz.
Özellikle bu gün gerek iletişimdeki gelişmeler gerekse görsel ve yazılı basındaki sunumlara baktığımızda siyaset gündemi olarak toplumsal sorunlardan daha çok siyasetçilerimizin aralarında kullandığı siyaset diline paralel yönde hareket ettiklerini görüyoruz. Buda bana rahmetli Bülent Ecevit’in parlamento ile halk arasındaki münasebeti değerlendirirken toplumun parlamentodan ilerde olduğuna dair söylemlerini devamlı olarak hatırlatması nedeniyle rahmetli Ecevit’în ne kadar büyük ve de önemli bir tespitin sahibi olduğunu hatırlatmak isterim.
Ve bu anlayışlarla daha çok duygusallığa yönelik oldukça sert siyaset dilinin kullanılmasıyla maalesef toplum üzerinde var olan algıların daha da derinleştirmekte olduğunu düşünüyorum.
Aslında biraz geriye doğru bakarak tüm dünyayı etkisini altına alan o soğuk savaş yıllarını hatırladığımızda belki de en kötü hatıraları olan birkaç ülkeden birisi olarak darbeler, muhtıralar ve beraberinde getirdiği kardeş kavgalarıyla içine sürüklendiğimiz siyasi tartışmalara baktığımızda ben derinleşen algılarımızın bu tartışmalar üzerinde ne kadar etkili olduğunu bugün yaşı 50-60’ın üzerinde olan vatandaşlarımızın iyi hatırladıklarını düşünüyorum.
Aslında günümüzde sosyal hayatımızı etkileyebilen onlarca konu varken hiç bunlara değinme gereği hissetmeden hep aynı konular etrafında milyonlarca insanın meşgul edilmesini anlamak gerçekten zor. Örneğin spor, enerji, ekonomi, bayındır hizmetleri, sanat ve kültür, çevre, yakın tarihimiz gibi daha pek çok önemli konuda hala çağdaş tartışma zeminlerini kuramıyoruz. Ne yazık ki her sorun karşısında ak ve kara mantığı değerlendirmesini adeta kabul etmiş görünen Türk siyaset anlayışı yüzünden bir vatandaş olarak ne çıkan kanunları ne de ihtiyaç olan yasaları tam olarak değerlendirebiliyoruz. İşte burada maalesef araya algılarımız giriyor ve olaylara bakışımızda hep bu açılardan oluyor.
Aslında bu gün sahip olduğumuz gazete ve televizyon kanalları olarak çeşitliliğimiz de çok fazla ama baktığımızda farklı düşünceli yazar ve kanallara doğru arayışlarımız da çok yetersiz. Hatta bu yönde şu gazeteyi okumayın veya bu tv.yi izlemeyin gibi baskılar da çok var.
Tamam, iyi de farklılıkları göremeyenlerin değişimi nasıl olacak acaba? Demokrasinin filizlenebilmesi için farkındalıkların oluşması veya bu farklılıklara saygılı olabilmeyi başaramadan derin algılamalarımızı kırmak mümkün olabilir mi? Bence çok zor.
Sonuç olarak demem o ki bu ülkede her alanda taraftarlığın öne çıkartılmasını iyi bulmuyorum. Genellemelerle, hamasi nutuklarla duygulara hitap etmeye alıştığımız siyaset dilimizi mutlaka gözden geçirme zamanımızın geldiğini düşünüyorum. Neye maalolursa olsun demokrasi adına farklılıkların önünü kapatmayı değil farklılıkların getireceği zenginliklerin öne çıkartılmasını düşünebilmeliyiz. Ve gençlerimize, gelecek nesillere iyi örnek olmak adına başta siyasilerimiz olmak üzere tartışmalar için toplum önüne her kim veya kimler çıkıyorsa mutlaka topluma örnek olabilecek tavırları artık düşünmeliler.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz