Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Sıra dışı konular belki bunlar… Yapmayı hiç denediniz mi?

kategorisinde, 31 Oca 2013 - 20:32 tarihinde yayınlandı

Her şey değişebilir.

Hatta kendi irademizle değiştiririz.

Değişmeyecek olan, hayata şekil veren ve ona

Bizim damgamızı basan şeylerdir.”

(A.Hamdi TANRIPINAR.)

SOYAĞACINIZI araştırdınız mı?

NASIL bir şehir hayal ettiğinizi düşündünüz mü?

TANRI’ya bir mektup yazmayı aklınızdan geçirdiniz mi?

İlk bakıştasaçma da olsa, denemeye değer dedim kendimce..

Sıra dışı bir şeyler karalayıp onları da sizlerle paylaşmak istedim..

 

* * *

SOYAĞACINIZI’ ARAŞTIRMAYI HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

Bugüne adar soyadınızın anlamı her sorulduğunda kaçamak cevaplar vererek konuyu geçirmişizdir.

Gerçekte hepimiz de soyadımızın ne anlama geldiğini bilmiyor olabiliriz.

Hatta büyüklerimiz de bizler kadar meraksızsa onlardan da bir cevap alamamışızdır.

Bizler bazen her okuduğumuz sözcüğü araştırırken, her gün karşımıza çıkan ve bilmediğimiz şeyleri merak bile etmeyiz.

Kendi soyağacımızın, asıl kimliğimizin araştırmasını yapmayız.

Seyahat ederken aynı zamanda da kim olduğumu bulmalıyım diyorsanız, hemen yola çıkın…

Belki de İstanbul’da; ülkenin bir başka yerinde, hatta Bandırma’da yaşıyor olabilirsiniz.

Ama köklerimiz; Bulgaristan’da, Azerbaycan’da, Batum’da veya dünyanın her hangi bir yerinde ortaya çıkabilir.

Belki de bir hanedandan soyundan geliyorsunuzdur?

Şu ana kadar hep beklemişseniz ama artık beklemeyin…

Heyecanlı bir serüven sizi bekliyor.

Bakalım aslında soyunuz neredeymiş!

 

* * *

HAYAL ETTİĞİMİZ ŞEHİR?

Yaşadığımız şehri ne kadar seviyoruz?

Şehrimizde ne kadar mutluyuz?

Aslında nerede yaşamak istiyoruz?

Yaşamak istediğimiz şehir, olmak istediğimiz şehir mi?

Bütün bunlara cevap verirken bir kez daha düşünmeliyiz…

Yaşamımızı geçirdiğimiz şehri şöyle bir gözümüzün önüne getirelim…

Bunu yaparken gerçekten yaşamak istediğimiz şehri düşünelim…

Eğer büyük metropoller bizi anlatıyorsa, yaşadığımız kasabada, ilçede, şehirde keyfimiz yerindeyse sorun yok…

Ama olmak istediğimiz yerin burası olmadığını inancındaysak, şimdi şehrimizi hayal etmenin tam zamanı…

Yıllardır aynı yerde olmak bizi sıkmış olabilir. Aynı şehir, aynı sokak, aynı tempo…

Hayalini kurduğumuz, bizi bekleyen düşlerimizin şehrine gidelim.

Şimdiye kadar hayal ettik, artık hayallerimizi gerçekleştirmek için adım atalım..

Sokaklarında yürüyelim, kafelerinde oturalım, yağmurlarda ıslanalım…

Peki oraya gitmeye ne zaman karar vereceğiz?

Yeni bir şehir bizi bekliyor.

Hayal ettiğimiz şehre gitmek, hatta yerleşmek için fazla zamanımızın almadığını düşünelim…

Büyük bir kentte yaşıyorsak, nasılsa gittiğimiz her şehri kendi büyük kentimiz yapabiliriz.

Ufak ufak toparlanmaya başlayalım…

Yeni bir şehir, hayal ettiğimiz küçük kentimiz bizi beklemekte…

 

* * *

TANRI’YA BİR MEKTUP YAZALIM!

Tanrı’yla aramızda kurduğumuz bağı kimseyle paylaşmak istemediğimiz zamanlar olmuştur.

Ne olursa olsun, gün içinde yaşadıklarımız bizi Tanrı’ya biraz daha yaklaştırır.

Korkularımızı, endişelerimizi, beklentilerimizi, bitmek bilmeyen isteklerimizi, stresimizi bazen yüksek sesle içimizden paylaşırız…

Neden hep sözlü ve içsel iletişim kurduğumuz evrenle biraz daha yakınlaşmıyoruz ki!

Oturup mektup yazalım, enerjimizi bu şekilde paylaşalım…

Mektubumuza, “Sevgili Tanrım” diye başlayıp, hüzünlerimizi bir bir sıralayalım…

İstediğimiz her şeyi yazabiliriz.

Bizi mutlu eden, canımızı sıkan, keyfimizi kaçıran ne varsa paylaşalım.

Biraz çekinerek de olsa girişimde bulunduk.

Hayatımıza bambaşka bir hareket getirecek iletişim kanalımız bizde içsel farlı bir vizyon açtı…

Şimdi soruyoruz: “Mektubu nereye göndereceğiz?”

İstediğimiz yere bırakalım.

Akarsu, deniz, dere, şelale…

Yabancı bir apartmanda bir posta kutusuna atalım…

Bekleyelim cevap ne zaman gelecek?

Emin olalım, mutlaka cevap gelecektir…

Evren bu kadar meşgul olamaz!

 

Sağlıkla kalın…

– – – – – – – – –

 

GÜNÜN SÖZÜ

 

Bir hayal kırıklığına uğramaktan korkuyorum; bu yüzden hayal kurmakla yetiniyorum.”

(Paulo Coelho)

 

GÜNÜN FIKRASI:

 

Bir turist gelerek Temel’e İngilizce yol sormuş, Temel’de ses yok. Turist bu defa Almanca sormuş, Temel de yine ses yok. Bu defa Fransızca konuşmuş, yine ses yok. İspanyolca, yine ses yok.

Turist kızmış, bağırıp çağırdıktan sonra çekip gitmiş.

Bunun üzerine Dursun Temel’e:

Bana bak, bizim lisan öğrenmemizin zamanı geldi galiba.” demiş.

Temel Dursun’a dönerek:

Boş ver, adam yedi lisan biliyor. Bir derdini anlatabildi mi?”

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz