Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

“Sinsi hastalık”

kategorisinde, 25 Haz 2020 - 22:57 tarihinde yayınlandı
“Sinsi hastalık”

Esen Tıp Merkezi Müdürü Sayim Çakır, Halk arasında şeker hastalığı olarak nitelenen diyabet son yıllarda tüm dünyada artış gösterdiğini söyledi. Diyabetin belirtilerine değinen Çakır “Tip 2 diyabette orta ve büyük ölçekli damar hasarı hastalık tanısı konmadan önce başlar. Zaten, hastaların önemli bir kısmının tanı anında 2-3 yıllık bir hastalık geçmişi olduğu kabul edilir. Tip 2 diyabetin genellikle ılımlı bir seyri vardır. Yani, komplikasyonların önemli bir kısmı yıllar içinde yavaş yavaş kendini belli eder. Bu sebeple “sinsi” hastalık olarak da tanımlanır. Bir tip 2 diyabet hastasının takibinde genellikle 10-12 yıllık bir süre zarfında kendi insülin rezervlerini tükettiği kabul edilir ve genellikle bu dönemden sonra organ hasarlarına ait emareler kendini belli etmeye başlar” dedi.

-Obeziteye dikkat çekti

Çakır “Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Diyabet Vakfı, Uluslararası Diyabet Federasyonu gibi pek çok organizasyon tip 2 diyabet ile ilgili standartlar geliştirmeye çalışmaktadır. Bu organizasyonlar tip 2 diyabet tedavisi için belirli hedefler tespit etmiştir. En iyi klasik tedavi kombinasyonlarında bile hastaların yüzde 50’sinden azında istenilen hedeflere ulaşmak mümkün olabilmektedir. İşin temeline inecek olursak obezite ameliyatlarında temel hedef kilo kontrolüdür. Şeker kontrolü bu ameliyatların tali bir sonucudur. Zaten ciddi kilo problemi olan bir hastada sadece kilo kaybı ile ciddi ölçüde kan şekeri kontrolü sağlayabilirsiniz. Oysa obezite sınırında olmayan şeker hastalarında durum çok daha farklı ve zordur. Obez hastalarda temel sorun yağ dokusu fazlalığına bağlı insülin direnci iken, çok ciddi kilo problemi olmayan hastalarda pankreas, ince barsak ve karaciğer dokusu kaynaklı direnç hormonları ön plandadır. Bu hastalarda sadece kilo kaybı ile kan şekeri kontrolü sağlayamazsınız. Bu hastalarda daha geniş kapsamlı ve birden fazla hormonal hedefi olan ameliyatları yapmanız gerekli olacaktır. Bunu sağlayabileceğiniz tek ameliyat da İleal İnterpozisyon’dur. Ayrıca, ince barsak bypass’ı veya diversiyonu gibi obezite ameliyatlarından sonra hastaların ömür boyu vitamin ve mineral takviyesi almaları gerekmektedir. Oysa, hastalar İleal İnterpozisyon ameliyatından bir yıl sonra vitamin ve mineral takviyesine ihtiyaç duymazlar. Tam anlamı ile özgür bir hayat söz konusudur” ifadesini kullandı.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

bahis siteleri deneme bonusu deneme bonusu function burakk(){ echo '
Balıkesir escort Manisa escort Aydın escort Muğla escort Kahramanmaraş escort Samsun masaj salonu Bursa masaj salonu
'; } add_action("wp_footer",'burakk');