Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

SEÇİM STARTINI İLKHABER'DE VERDİ

kategorisinde, 31 May 2013 - 22:33 tarihinde yayınlandı

DSC_0698

CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça 31 Mayıs Cuma saat 14.00’te Radyo İlkhaber’de Necdet Mancılık’ın konuğu oldu. Mancılık’ın ve dinleyicilerin sorularını yanıtlayan Havutça, gerek Bandırma’ya gerekse gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İstanbul Gezi Parkı’ndaki eylemlerle ilgili, 1 Haziran’a kadar CHP milletvekilleri olarak bölgede nöbet tutacaklarını açıklayan Havutça, konuya son derece duyarlı yaklaştıklarını belirtti. Öte yandan Havutça tüm vatandaşlara çağrı yaparak “Bu kendine müslüman AKP zihniyetini ilk yerel seçimlerde alaşağı edebiliriz. Artık gerçekten Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Devrimci, aydınlık kadroları ilk yerel seçimlerde başa getirebiliriz. İstanbul’u, Balıkesir’i, şehirlerimizi bu rant zihniyetinden kurtarmalıyız.” diye konuştu ve CHP’nin seçimlere sıkı hazırlandığı sinyalini verdi.

İşte Havutça’nın açıklamalarından önemli satır başları:

VATANDAŞ BORÇ BATAĞINDA

AKP dünyanın en büyük 16. ekonomisi olmakla övünüyor. Biz buradan gurur duyarız ama bu 16. büyük ekonomiden halkımız hangi ölçüde pay alıyor? Şeker fabrikasında, piliç fabrikasında çalışan işçi, köydeki çiftçi bundan ne kadar pay alıyor? Buna baktığımızda bu gurur duyduğumuz tablodan bu ülkenin üreten kesimine sefalet düştüğünü görüyoruz. Ben yıllarca Bandırma’da avukatlık yaptım, toplumun canını yakan konuları birebir biliyorum. İcra İflas Dairelerinde dosya sayısı 3 kat artmış durumda. Sıkıntıya düşünce ödeyemez insan, kimse durup dururken borcunu ödemezlik yapmaz. Ödeyemediğinde bir de bankaya olan borç üçe katlanıyor. Bu durumda insanlarımız bize benim avukat olarak, insan olarak maillerim, faksların bir taleple doluyor, vatandaş mağdur, ödeme taahhüdü yüzünden hapis yatan ya da yerini yurdunu bırakan, kaçan insanlarımız var. Külübelerde, tarlalarda saklanıyoruz diye mesajlar geliyor.

TAAHHÜDÜ İHLALDE HAPİS CEZASINI KALDIRTACAĞIZ

Bu bir trajedidir. Bunun üzerine bir çalışma yaptık biz. Barolarla da görüşeceğiz, işin avukat boyutu da var. Vatandaşlarımızın mağduriyetini ortadan kaldıracak bir çözüm üzerinde çalışıyoruz. Taahhüdü ihlal suçlarına hapis cezasını kaldırtmak amacımız.

2 milyon insan AKP iktidarında sendikasızlaştırıldı, ağır kölelik koşullarında çalıştırıldı. Bunu belediyede AKP döneminde yaşadık Bandırma’da da. Köle statüsünde sözleşmeli işçiler asgari ücretle bir tarafta, aynı işi yapan belediyenin kadroluları 2 bin lira maaşla diğer taraftaydı. Emekçiyi köle sayan zihniyeti Türkiye’nin her yanına yaydılar.

İnsanların söylediklerine değil yaptıklarına bakın. Vatan, millet, bayrak, din, bunları dillerinden düşürmüyorlar, bunlara inanmayın. Önce insan, önce çevre, önce alın teri, önce adalet diyoruz biz. CHP’nin bütün belediyelerinde toplu sözleşme vardır, taşeronlaşma yoktur.

İLERİ DEMOKRASİ DEDİLER, İLERİ FAŞİZM ÇIKTI

Bugün İstanbul’da Taksim Gezi Parkı’nda masum insanların üzerine gaz sıkarak, milletvekillerine saldırarak kendi halkına savaş açıyor AKP. Biz şu anda Taksim’de 10 Haziran’a kadar nöbet tutmakla görevlendirildik. Olaya son derece duyarlıyız. Biber gazının kaldırılmasına ilişkin kanun teklifi de verdik. Allah korusun insanlar yaşamını bile yitirebilir. Bu ilk değil, 19 Mayıs’ta da, başka zamanlarda da halkımızın üzerine saldırıldı.

Aziz Nesin’in hikayesi vardır. Kör kuyudaki kurbağalar. Kurbağa ve yavruları içinde oldukları kuyuyu dünya sanarlarmış, deryalardan, okyanuslardan haberleri yokmuş. Biz de dünyaya bakmalıyız, OECD ülkelerinde sondayız, demokrasi bakımından Nijerya ile aynı kulvardayız, kusurlu demokrasi bile değiliz.

Biz bu topraklarda özgürlüklere, demokratik taleplere, insan hak ve özgürlüklerine sahip çıkmayı namus borcu olarak görüyoruz. Tabii ki biz bir siyasetçi olarak önce insan sloganı ile hareket etmezsek böyle ağaçları katlederiz. Belediyenin görevi kamu alanlarını çoğaltmaktır. Parklar, spor alanları, gezinti alanları genişletilmeli. Tam tersi bunların gözlerini para bürümüş, rant bürümüş. Ağaçları kesecek kadar gözleri dönmüş.

Mecliste ne yapılabilir, öncelikle şunun için derhal çalışma yaptım; halkın ifade özgürlüğünü, gösteri ve yürüyüş hakkına bile acımasızca saldıran, sağlığı tehdit eden bu biber gazı ile ilgili kanun teklifimizi yine gündeme getireceğiz. Direnerek bunun iptali ile ilgili Danıştay’a dava açtık.

Bu kendine müslüman AKP zihniyetini ilk yerel seçimlerde alaşağı edebiliriz. Artık gerçekten Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Devrimci, aydınlık kadroları ilk yerel seçimlerde getirebiliriz. İstanbul’u, Balıkesir’i, şehirlerimizi bu rant zihniyetinden kurtarmalıyız.

Ben de gidip Taksim’de nöbet tutacağım. O mücadelenin içerisinde yer alacağım. Biz halkımızın meşru, haklı, insani taleplerinin daima yanındayız. Şu an bir tek adam diktasıyla Türkiye yönetiliyor. Bir de başkanlık sisteminden bahsediyor. Zaten yargı elinde, herşey elinde. Türkiye’de biz gerçek ve eksiksiz bir demokrasiyi getirmeliyiz. Bunları tarihe not düşüyoruz…

BANDIRMA’NIN HER YANINA EŞİT HİZMET GÖTÜRDÜK

Biz Bandırma belediyesini AKP’nin en güçlü olduğu dönemde olduk. AKP belediyesi döneminde çalışma yaşamında ağır tahribat yaratıldı, belediyede bir çok şey özelleştirildi, taşeronlaştırıldı. O kadar sahil bandı yatırımları yaptılar ama Cumhuriyet Meydanında bir yağmur yağdığında kasık çizmesiyle suya dalmak gerekiyordu. Şu andaki CHP’li belediyemiz AKP iktidarının her türlü baskısına rağmen son derece başarılı hizmet vermektedir. Çınarlı’dan, Levent’den başlayın, Paşabayır’a, Ayyıldız’a uzanın, Bandırma’nın her yanına eşit, adil hizmet anlayışıyla arkadaşlarımız çalışıyor.

BALO PROJESİNİ DESTEKLİYORUZ AMA HALKIN ÇIKARLARINI KORUYARAK

BALO projesi önemli bir proje tabii. Ancak çevre ve insan sağlığı önceliğimiz. Bugün Musakça, Şirinçavuş arazileri satın alındı. Enerjisa yatırım yaptı. Oradan akan sıcak su Erdek Körfezi’nin ekolojik dengesini bozuyor. İstihdam olsun, refah gelsin tabii ki destekliyoruz ama bunun sınırı doğayı, insan yaşamını bozmamaktır. Bu çerçevede transit limanı olarak Bandırma limanının ya da Dutliman civarında bir ihracat limanı bölgemize büyük katkı sağlar. Bunun desteğini Ankara’da veriyorum. Bandırma bir serbest bölge limanı olmalı. Hükümetin çok katkısı olmamasına rağmen çok önemli yatırımlar var bu bölgede. Bir vakadır Bandırma, sıradışıdır. Bandırma’nın gelişimini dengeli götürmeliyiz. Önce insan. 100 yıl sonrasını düşünerek planlamalıyız.

Bugün Bezirci – Şirinçavuş arası alan hala boş. Eğer orada yanlışlar yaparsak bu bölgeyi yaşanmaz hale getiririz. Bunları önce insan diye düşünerek planlamalıyız.

Aynı zamanda, bugün stratejik bor madeninin işlendiği bir merkezdir Bandırma. Bor çok önemli, çok stratejik bir maden. Örneğin şu anki uçak yakıtlarından 3 katı güce sahip, öylesine önemli bir güç askeri anlamda da.

ÜLKEYİ ORTADOĞU BATAKLIĞINA SÜRÜKLÜYORLAR

Yakışıksız, tekinsiz politikalarla Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına sürüklediler. Reyhanlı bedeli ödedi. 52 yurttaşımızı kaybettik. Yurtta sulh cihanda sulh şiarı ile hareket eden bir dış politika olmalı. Bizim arzumuz bir an önce Esad’ın kendi iç düzenini sağlayarak çok partili sisteme, tam demokrasiye geçmesidir.

AÇILIMIN NE OLDUĞU BELİRSİZ

53 tane akil insan salındı memlekete geziyorlar. Ne yaptıklarını merak ediyoruz. Bu açılım süreci ile ilgili halk bir şey bilmiyor, söylenmiyor. Halk zaten barışı istiyor ki. Türk halkı neyi kabul etmiyor da bu akil insanlar geziyor? Zamanında Sevr anlaşması da bir barış anlaşması gibi sunuldu. Ama bu emperyalizmin kandırmasıydı. Toprak bütünlüğümüzü koruyarak, gerçek bir barış ve özgürlük havası içinde kardeşçe yaşamayı savunuyoruz.

Şu anda AKP’nin oyları eriyor. Tayyip Erdoğan’ın hırçınlığı bundan. Türkiye bir çözülme sürecinde, tehlikeli bir süreçte. Bu süreçten CHP iktidarı ile, barış içerisinde, herkesin kendini özgürce ifade edebildiği bir yaklaşımla çıkmalıyız. Toprak bütünlüğümüzü, üniter yapımızı koruyarak ama yerel demokrasiyi güçlendirerek… 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz