Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Sağlık İçin Hareketli Olmak Şartı

, kategorisinde, 17 Eyl 2012 - 20:20 tarihinde yayınlandı

Geçtiğimiz günlerde bir yakınımın rahatsızlığı için gittiğim Bandırma devlet hastanesindeki poliklinik yoğunluğunu görünce acaba toplum olarak hastalanma moduna mı girdik gibi manasız bir soruyu hem kendi kendime sordum hem de cevap aramaya koyuldum.
Kalabalık koridorda sıramızı beklerken uzun yıllar sağlık hizmetlerinde bulunmuş bir arkadaşımla karşılaşınca sorumda gecikmedi, ne oluyoruz üstadım, bu ne kalabalık, herkes mi hasta diye takılınca önce güldü sonra durumumuz gerçekten iyiye gitmiyor diye söze giriverdi birden.
‘Değişime ayak uydurmakta zorlanıyoruz Erhan bey. En başta otomobile olan düşkünlüğümüz olmak üzere kafelerdeki taş ve oyun alışkanlıklarımızın yanı sıra kent yaşamının yarattığı sınırlamalarla yavaş yavaş durağan bir yaşama girdiğimizi bununda sağlığımıza bir çok yönden olumsuz etkiler yaratabileceğini maalesef görmezden geldiğimizi, önlemler alınmadığı taktirde korkarım bizleri daha zor günlerin beklemekte olduğunu hatırlatmak isterim.’
Sözlerine katıldığımı ifade ederek bende kendisine; ülkemizde çıkarılan erken emeklilik kanunlarının da bunda etkili olduğunu, 42-45 yaşlarında emekli olan vatandaşlarımızın bir şekilde faal çalışma hayatından rahat hayata dönmeleri neticesi vücut saatlerinin değiştiğini, gelişi güzel yeme ve yatma alışkanlıklarımızın ortaya çıktığını, bununda sağlığımıza olumsuz etkileri olabileceğini söylediğimde yavaşça kulağıma eğilerek bu gün yaşadığımız sorunlar ortasında kimse bu konuları ne dinler ne de uygular dediğini hatırlıyorum.
Gerçekten bu gün gerek televizyonlara gerekse gazetelere baktığımızda toplumsal gündemlerimizin çok farklı olduğunu iyi bildiğimizi düşünüyorum. Tamam, siyaset yoğun, terör devam ediyor, yani durumlar böyle ama hayat da devam ediyor. Demem o ki sağlıklı bir yaşam için bir şeylerin yapılması da gerekli artık.
Özellikle ev kadınlarımızın bu konuda inanılmaz sorunlar yaşadıklarını söylememiz gerekiyor. Önceleri çarşı pazar gezerek alışveriş yapan ev kadınlarımız bu gün artık pazarlar yerine büyük marketlere arabalarla, yürümeden, yorulmadan giderek alışverişlerini yapıyorlar. Kimse merdivenleri kullanmıyor artık. Ev işlerinin bir çoğunun da bu gün artık makineler tarafından yapılıyor olması kadınlarımız açısından önemli bir dezavantaj yaratıyor olmalı diyorum.
Daha da önemli bir şeyden söz edeyim isterseniz. Maalesef bu gün küçük çocuklarımızı bile okullarına araçlarımızla taşıyoruz. Ve hatta çocuklarımıza ders aralarında aman dışarı çıkma diye öğüt veren velilerimizi bile duymaktayız son yıllarda.
Sonuç olarak hareketsiz bir yaşamın çağımızın bizlere dayattığı bir yaşam tarzı olduğunu bilerek bundan çıkış yollarını aramak ve bulmakta bizlerin görevi olmalı diyorum. Örneğin önümüz kış, açık havalarda spor yapmak elbette zor ama gelin kapalı spor salonlarımızı haftanın belli günlerinde kadınlarımıza açalım ve onların buralarda rahatça spor yapmalarını ve bu alışkanlığı kazanmalarına yardımcı olalım. Konu gerçekten önemli ve de derin bir konu önümüzdeki günlerde devam edeceğiz.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz