izmir escort rokettube sex

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Sağlık hakkı tamamen elden gitmeden…

, kategorisinde, 21 Mar 2013 - 21:10 tarihinde yayınlandı

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sağlık Emekçileri Sendikası Bandırma temsilcisi Enver Sönmez, Necdet Mancılık’ın 99.1 Radyo İlkhaber’de sunduğu Günün Konukları programında yeni kurulan Sağlık Hakkı Meclisi ile ilgili bilgi verdi. Programa duayen gazeteci Sayim Alkazak da katılarak Sönmez’e sorular yöneltti. Sönmez, sağlık sektörünün giderek özel şirketlere açık, sade vatandaş için ulaşılmaz hale getirildiğine dikkat çekti.

“Sağlıkta Dönüşüm programının vatandaşı mağdur etmesine dur diyeceğiz. Hızla bilgi vereceğiz. Sorunları raporlayıp bu sorunların münferit olmadığını göstereceğiz, görünür kılacağız. İlaçta, muayenede katılım payına hayır demeyi uygun görüyoruz öncelikle. İşsizlere, iş arayanlara, dershanelere, tersanelere, herkese “sağlık haktır” diyeceğiz. Mağdur edilen vatandaşımızın dayanacağı bir güce ihtiyacı var. Onlar sırtlarını paraya dayamış, biz birbirimize yaslanacağız. Önce bizi görmeleri, duymaları gerek. Sade vatandaşın, stk’ların, herkesin katılımına açık bir meclis bu.” diye konuşan Sönmez, Mancılık ve Alkazak’ın sorularını söyle yanıtladı:

Necdet Mancılık: Ülkenin her yanında kurulan bu meclislerin herhangi bir yaptırımı olabilecek mi?

Sayim Alkazak: Böyle bir oluşum vatandaşın bilgilendirilmesi yönünden çok önemli. Bandırma’da bu meclisin ne tür bir işlev kazanacağı yerel yönetimin, medyanın ve stk’ların desteğiyle ilgili. Yapacaklarını duyurmak medyanın, salon sorununu çözmek, mekan sorununu çözmek stk ve yerel yönetimlerin meselesidir mesela. Ben Enver beye sormak istiyorum ilk önce neleri düşündünüz, hesapladınız?

Enver Sönmez: 2013 Şubat’ında yapılan bir dizi toplantılar sonucu meclisi oluşturduk. Uygulanan sermaye yanlı 80 sonrası sağlık politikalarına karşıyız. Şu an tıp etiğini, bilimi, sağlık emekçisini yok sayan bie dönüşüm programı ortaya koyuyor AKP iktidarı. Sağlıkta hızla özelleştirmeye gidiliyor.

Necdet Mancılık: Ülkede yaz boz tahtası haline gelen bir sağlık sistemi var ve sağlık sermayeye açılıyor. Bu konuda hemfikiriz. Devlet neden bıraktı peki? Neden sağlıktan çekildi? Eğitim sistemi de benzer durumda.

Enver Sönmez: Sağlık hizmetlerini sosyalleştirme yasası vardı önceki yıllarda. 24 Ocak 1980 yılında 24 Ocak kararları ile birlikte başladı sağlıkta devletin çekilmesi. Katkı payı adı altında ücret almak hedeflendi. Yavaş yavaş yasal zemin hazırlandı. Sadece şu an mevcut iktidarı eleştirmiyoruz. Bu yapılanma önceden başladı, şimdiki iktidar tek parti iktidarı olduğu için sadece süreci hızlandırdı.

Yeni düzenlemeyle evde okulunu bitirmiş ve henüz iş bulamamış 18 yaşını doldurmuş çocuğunuz varsa anne babalarının sağlık sigortalarından yararlanamayacaklar artık. Bu durumdaki vatandaşların devlete zorunlu prim borçları birikiyor.

Hastaneler sürümden kazanma modeline, işletmeye, hasta müşteriye dönüştürülüyor. Bu uygulamalar sağlıkçıları itibarsızlaştırmıştır.

Sağlık hizmetlerinin hepimiz için eşit, ücretsiz, ulaşılabilir olması gerekiyor. Meclisimiz sendikalar, hasta hakları dernekleri, yöre, mahalle dernekleri, tüm yurttaşlarımızın katılımına açık.

Sayim Alkazak: Sosyal paylaşım sitelerindeki etkinliğiniz nasıl? Kaç üyeniz var? İnternet üzerinde de örgütlenecek misiniz?

Enver Sönmez: Yeni kurulmamıza rağmen şu an 200 üyemiz var ve giderek artıyor. Emekliler, işçiler, işverenler, sendikalar, derneklerden üyelerimiz var.

Sayim Alkazak: 30 Mart’taki etkinliğinizle ilgili bilgi verir misiniz? Çalışmalar hangi aşamada?

Enver Sönmez: Bandırma Sağlık Hakkı Meclisi ilk etkinliğini 30 Mart Cumartesi Barış Manço Kültür Merkezinde bir panel düzenliyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel genel sağlık sigortası hakkında bilgi verecek, İzmir SES görevlisi Dr. Ergun Demir de etkinliğimizin panelistlerinden. Halkımıza broşürler dağıtacağız. Panelistlere soru sormak da mümkün olacak. Tüm halkımız davetli.

Sayim Alkazak: Sağlık çalışanlarına karşı şiddet vakaları Bandırma’da da görülüyor mu?

Enver Sönmez: Az önce bahsettiğim sağlık politikaları sonucu son 10 yılda şiddet olayları arttı. Medyadan da takip ediyorsunuz. %78 oranıyla hekimler, %69 hemşireler şiddete maruz kalıyor. Hastalarımızın derdi sağlık emekçilerinin de derdi. Bu şiddetin sebebi yaratılan yüksek beklentiler. Kimse ölmeyecek beklentisi yaratıldı. Öyle vakalar vardır ki herşeye rağmen hastayı kurtaramayabilirsiniz bu sağlık çalışanlarının suçu değildir. Olayların sorumlusu uygulanan sistemdir. Doktorların hastalara ayırdıkları süreler azaldı, bu da şiddetin sebeplerinden. Bandırma’da mahkemelere intikal eden bir olay yok ama özellikle acil servislerde sözlü ya da fiziki tacizler oluyor.

Necdet Mancılık: Sağlanan olanaklar da yetersiz. Yatak sayısı az, doktor hangi hastaya yetişeceğini bilemiyor.

Sayim Alkazak: Rahatsızlık derecelerine göre ayrı hatlar var, oradaki görevli arkadaş benim konuşmama göre yönlendiriyor beni. Orada ehil bir doktorun görevli olması lazım hastaları rahatsızlık derecesine göre ayırmak için. Ayrıca ziyaret saatlerinde de disiplin yok, dileyen dilediği saatte asansöre binip istediği kata çıkıyor elini kolunu sallayarak.

Enver Sönmez: Acil servisteki yatak sayısı artarsa bu şiddet azalır mı önce onu cevaplayayım. Bir doktor 200 hastaya bakıyor, gerekli verim alınamıyor. Acil servisten katkı payı alınmadığı için hastalar burayı fazla tercih etmeye başladı. Acildeki insanların %80’i sağlık ocaklarında çözülebilecek basit sorunlara sahip. Şimdi acildeki yoğunluğu azaltmanın yolunu da acilden de ücret almaya başlayarak buldular. Vatandaş katılım payı sürpriziyle karşılaşıyor. Hastane ziyaret saatleri ile ilgili de genelgeyle değişiklikler yapılıyor zaman zaman yönetim tarafından şirin görünmek için. Ziyaretçi fazlalığından hastaya yardımcı olunamıyor bazen.

Necdet Mancılık: Bir arkadaşım anlattı, bir hastanın refakatçisinin doktora “bana da bak” dediğine tanık olmuş. Doktor “sırada bekleyen hastalarım” var demiş. Böyle bir düzensizlik olmamalı tabii. Vatandaşı bu konularda bilinçlendirmek gerek.

Bir de, sanırım ambulans ücretleri artık ücretli hale gelmiş.

Sayim Alkazak: Benim başıma geldi. Bacanağıma ambulans çağırdık ve 50 TL verdik.

Enver Sönmez: Hastaların hastaneye başvurma sayısı arttı. Eskiden vatandaş ortalama yılda 4 kez hastaneye başvururken 8 kez başvurmaya başladı şimdi. Ülkemizde ihtiyacın kat kat üzerinde mr, tomografi ve başka tıbbi görüntüleme cihazları var, bunlar radyasyon yayıyor. Bunlar hep sağlık sisteminin ticarileştirilmesi yüzünden.

Necdet Mancılık: Hastaya para harcatmaya odaklı bir sistem. Benim de başıma geldi. Anneme stent takıldı. İki tür var dediler biri Türk malı, biri Avrupa malı, tabii insan sevdikleri için en iyisini istiyor. Ama sağlık çalışanı arkadaşım bana “Necdet hiç bir fark yok ikisi arasında” dedi.

Enver Sönmez: İstisnai sağlık hizmeti diye bir şey vardır. Hastalar bazı tedavilerden faydalanmak için SGK’nın belirlediği fiyatın üç katını yatırır hastanenin veznesine. Örneğin robotik cerrahi seçerseniz böyle, o parayı vermezseniz boydan boya kesilerek, dikiş izi kalarak ameliyat olursunuz. Tek kişilik odada kalırsanız günlük 90 TL daha fazla ödersiniz. Böbrek ameliyatı olmak istiyorsanız örneğin 8 bin küsür TL fazla para ödemeniz gerekiyor yeni teknolojiler istiyorsanız. Hani herkes Sosyal Güvenlik Şemsiyesi altındaydı?

Necdet Mancılık: Doğumların da fiyatı arttı. Bu gidişle ebe sayısı artacak. Vatandaş bu gidişle hastaneye ulaşamayacak.

Enver Sönmez: Koruyucu sağlık hizmetleri ihmal edilmiş durumda bu yeni politikalarla. Kızamık, verem hortladı. Çocuk ölümlerinde Avrupa’da sondan ikinciyiz, artış var. Cumhuriyet döneminde bunlar kıt koşullarda savaş açılmış sağlık sorunlarıydı, başarı sağlanıyordu. O dönemden gerideyiz. Verem savaş memurları var, sağlık hizmetleri gezici ekiplerle mahallelere, köylere ulaşıyordu.

Sayim Alkazak: Verem Savaş’ın sadece tabelası kaldı artık. Sadece bir kaç resmi formalite için kullanılıyor. Eskiden daha iyiydi galiba sağlık sistemimiz. 69 yaşındayım, eskiden hangi hastaneye gitsek bir saygınlığımız vardı şimdi paran yoksa o saygınlığı göremiyorsun.

Enver Sönmez: Hekim – hasta ilişkilerinde güven ortadan kalktı. Bir hekim günde ortalama 200 hasta bakıyor, kim 200. hasta olmak ister ki? Bir de performans sistemi getirdiler, ne kadar çok hasta, o kadar çok para. Eski sistem çok mu iyiydi? Değildi ama bazı değişikliklerle aksaklıklar giderilebilirdi. Sağlık ocaklarının önemi arttırılabilirdi. Sevk zorunluluğu kalktı ortadan. Eğitim, ilim yuvası olan tıp fakültelerine vatandaş canı istediği gibi gidebiliyor sağlık ocağında çözülebilecek bir sorun için. Sağlık emekçisi mutlu edilmeden sağlık sorunları çözülemez. Özveriyle çalışıyoruz, hastalarımız bunu bilmeli.

Necdet Mancılık: Sağlık çalışanlarının üzerindeki o büyük yükü iyi anlamak lazım.

Sayim Alkazak: Sonuçta sağlık emekçimiz de etten kemikten insan. Sıkıntıları var, anlayışla karşılamak lazım, özveriyle çalışıyorlar.

Şunu sormak istiyorum, evde bakım hizmeti başlatıldı, iyi bir uygulama gibi geliyor, siz ne diyorsunuz?

Enver Sönmez: Evet evde sağlık hizmetleri yeni uygulamalar içinde en olumlusu. Evde sağlık hizmeti birimlerinin kapasitesinin geliştirilmesi gerek, bunu destekliyoruz. Son 10 yılda bu iktidarın getirdiği en önemli sağlık önlemi ise bence kapalı alanlarda sigara yasağıdır. Çok ciddi bir uygulama bu, çok önemsiyorum. Seyahatlarde, işyerlerinde, kahvehanelerde sigara dumanı işkence haline geliyordu. Yine yapılan iyi şeylerden birisi Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı’nın birleştirilmesiydi. SGK çatısı altında bu kurumlar birleşti, kamu hastane birlikleri oluşturuldu, bu birlikler CEO’lar tarafından yönetiliyor şirket gibi, burada bi olumsuzluk var. Özelleştirme yönünde atılan bir adıma dönüştürüldü bu da. Kamu hastane birlikleri, Halk sağlığı müdürlükleri, İl sağlık müdürlükleri şeklinde üçbaşlılık getirildi şimdi. CEO’lardan da sağlıkta başarı değil sadece kârlılık bekleniyor.

Sayim Alkazak: CEO başhekimden yukarıda sağlık eğitimi olmadığı halde. Burada bir sıkıntı var. Hastanelerde zaten tıp harici meselelere bakan müdür ve müdür muavinleri vardı. CEO’nun bizzat yaptığı bir şey değil zaten. Tıp eğitimi olmayan birinin 25 yıllık bir hekimi idare etmesi sağlık yönünden sakıncalı gibi geliyor bana.

Enver Sönmez: Yeni uygulamalardan birisi de çalışanların sözleşmeli olması. 6 ayda bir performans değerlendirilmesi yapılıyor, sözleşmeler 2 yıllık yapılıyor. İş güvencesi ortadan kalktı. CEO’lar da aynı şekilde sözleşmeye bağlı, performanstan dolayı bir CEO’nun sözleşmesi fesh edilirse onun atadığı tüm hastane yöneticilerinin de sözleşmeleri fesh edilmiş oluyor.

657 no’lu kamu çalışanları kanunu değiştirilerek tüm devlet memurlarını sözleşmeli yapılmaya çalışılıyor.

Sayim Alkazak: Genel Sağlık Sigortası Gelir testi konusunda müracaat edenlere yardımcı olacak bir kadronuz var mı?

Enver Sönmez: Tabii ki SES’in tüm üyeleri vatandaşa bu konuda yardımcı olmaya hazırdır. Düzenleyeceğimiz Sağlık Hakkı Paneline de katılarak bilgi alabilir vatandaşlar.

Sırada Kamu Özel Ortaklığı Yasası var. Bu yasa hakkında kısa kısa bilgiler vermek istiyorum.

Ulusal ya da uluslararası şirketleri hastane yapmak için çağırıyorlar. Güzel bir yerden arsa tahsis ediyorlar. Kamu İhale Kurumu’na tabi etmiyorlar bunları. İşlerine gelen ihale yöntemini kullanıyorlar. Şirket batmasın diye hastane bitmeden uygun zamanlarda para ödüyorlar, devlete kiralıyorlar 49 yıllığına bu tesisleri şirketler. Yap – İşlet – Devlet’in başka bir biçimi. Şirket biraz daha kâr etsin diye %70 doluluk oranı garanti ediyor, bu yakalanamazsa aradaki farkı devlet ödüyor. Yüklenici firma işi aynı koşullarda başka firmaya devredebiliyor. Yabancı firmalar için İngilizce sözleşme de hazırlanıyor. Şirket kredi alabilsin diye devlet kefil de oluyor.

Ameliyathane, yoğun bakım gibi her türlü hizmet alanı ayrı ayrı hizmet alım yöntemiyle özel sektöre açılıyor. Makineni getir, koy, müşteri hazır. İmar planalrı da bakanlığa yaptırılıyor, belediyelere bırakılmıyor şirket mağdur olmasın diye.

Bunca özel hastane varken neden hastaneler için bir de kamu özel ortaklığı yöntemi getirildi? Neden hastane inşaatları için TOKİ kullanılmıyor? Bazı bakanların da karşı çıktığı iddia edilen bu projede neden ısrar ediliyor? İngiltere de bunu uygulamış ve vazgeçmiş devletin zarara uğradığı görülerek.

Projeyle mevcut yatak sayısı artmayacak. Bu kanunla artık Sağlık Bakanlığı’na gerek kalmayacak! Sağlığı da büyük holdinglere devrederseniz geriye birşey kalmayacak.

Necdet Mancılık: Eğitimde de bu sistem getirilmek isteniyor. Bandırma’ya kurulacak eğitim vadisi kamu özel ortaklığına benzer bir sistemle yapılacak. Pek çok alanı ilgilendiriyor bu kanun.

Enver Sönmez: İşte Sağlık Hakkı Meclisi gibi oluşumlar her alandaki bu tür özelleşmelere, taşeronlaşmalara karşı önemli bir işleve sahip. Eğitim de, sağlık da temel haktır. Sağlık hakkı meclisleri tüm Türkiye’ye yayılıyor. Yılda 1 kere Ankara’da tüm meclisler birleşiyor. 11 Mart 2012’de toplanıldı en son. Orada da meclisimizin şu temel ilkeleri oluştu:

Sağlık bütün insanların doğuştan kazandığı temel bir haktır.

Sağlık Hizmetleri herkes için ücretsiz olmalıdır.

Kamu sağlık hizmetleri devletin zorunlu görevidir. Katkı payı yerine giderler genel vergilerden temin edilmelidir.

Sağlıkta taşeronluk yasaklanmalıdır.

Sağlık çalışanları sendikal haklara kavuşturulmalıdır.

Performansa dayalı sistem sona erdirilmelidir.

Bu girişimimiz ancak vatandaşların desteğiyle büyüyüp işlevselliğini arttırabilir, sağlık hepimizi ilgilendiren bir mesele, herşeyin başı. Buradan tekrar tüm vatandaşlarımıza bize destek çağrısı yaparak sözlerimi sonlandırıyorum.

Necdet Mancılık: Verdiğiniz bilgiler için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Biz de dinleyicilerimize tekrar hatırlatalım, 30 Mart Cumartesi günü Barış Manço Kültür Merkezi’ndeki paneli takip ederek sağlık alanındaki yeni uygulamalarla ilgili daha kapsamlı bilgi edinebilirler, sağlık hakkı meclisinin bu etkinliği Bandırma’da bir ilk olacak.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz