Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

“Pantolon olmadı, gömlek verelim” mi?

kategorisinde, 28 Nis 2013 - 20:57 tarihinde yayınlandı

köşesayimalkazak (WinCE)BURHAN KUZU hoca, “Kamuoyu yarı başkanlık sistemine daha sıcak bakıyor” demiş…

Burhan hocamın kastettiği kamuoyu ‘Geniş halk kitleleri’ olmasa gerek…

Zira o halk kitlelerinin bir ferdi de benim.

Muhalefet ağırdan alıyor ama bizim acelemiz var.” diyor hocam.

Acele eden sizsiniz, muhalefetin Allah’a şükür kılını kıpırdatmaya hiç niyeti yok…

Ortalık güllük-gülüstanlık!

Acelemizin sebebi, mahalli seçimler var. Arkasından Cumhurbaşkanlığı…Arkasından da 2015 milletvekili seçimi derken bu iş savsaklanır. Muhalefettin bir şey çıkmazsa, ‘B’ ve ‘C’ planına geçeceğiz demek, bu ‘A’ planı olmuş oluyor. ‘B’ planında üç siyasi partiyi dolaşacağız, metnimizi götüreceğiz. Üçünden de herhangi bir sonuç çıkmazsa, biz kenti metnimizi Meclis’e getireceğiz. 5-6 vicdanlı milletvekili bulursak, referanduma gitmek kaydıyla bir metin sunarız.”

Bunlara ben söylemedim, sayın hocam Burhan Kuzu söylüyor…

5-6 vicdanlı milletvekili?

Yani transfer!

Ne arzu edersiniz efendim?

Pantolon olmadı gömlek verelim mi?

 

* * *

BUGÜNKÜ sistemin ‘panzehiri’nin Başkanlık sistemi olduğuna da dikkat çeken hocam, “Çünkü başkanlıkta başkan zayıf, parlamento güçlüdür.” de deyebiliyor…

Yani, Başbakan’ın partiden kopmadan Çankaya’ya çıkması için çözüm aranıyor…

Bugünkü mevcut sistemde Başbakan’ın Cumhurbaşkanı olması durumunda, geçmişte örneğini gördüğümüz gibi, partiyi emanetçi yoluyla bir yıl sonra yapılacak seçimlere taşımak kolay mı olur?

Burası Türkiye olmazları oldururuz…

Yetki çatışmasını’ arka plana atarız…

Hem üç dönem şartı, hem de halkoyu ile seçilecek bir Cumhurbaşkanı’nın gölgesinde kalmak var…

Demek isteniyor ki, Başbakan hem Cumhurbaşkanı olsun hem de partisiyle bağlarını koparmasın…

Rahmetli Özal döneminde bunu yaşadı Türkiye…

Dilediği ismi Başbakan olarak atadı, yukarıdan da işlere nezaret etti…

Bugünkü istenilen çözüm de isimler üzerine kurulu…

Bir taşla iki kuş’

 

* * *

EĞER ‘Balık hafızalı’ değilsek, biraz da siyasetin yabancısı değilsek 1950-60 arasında uygulanan sistemi de bilmeliyiz…

Tarih kitaplarında mevcut…

Biraz araştırırsak, 1950’den önce Cumhurbaşkanı hep ön plandaydı.

Bu yıldan sonra Başbakan’ın öne çıktığını görürüz…

Siyasi bir partinin adayı olarak Çankaya’ya çıkmakla tarafsız olunmayacağını da cümle alem bilir…

Partinin kontrolünü kim sağlayacak?

 

* * *

CUMHURBAŞKANI’nın yürütmenin başı olduğunu biliyoruz…

Güvenoyu’ diye bir şarta da bağlı değil…

Bugünkü parlamenter sistemimizde en önemli sayılan yasama denetimini fiilen uygulama imkanının olmadığını da biliyoruz…

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partinin adayı o partinin Milletvekillerinin oyuna muhtaç…

Ve de ‘gemileri yakmadıktan sonra’ hangi Milletvekili dilediği gibi hareket edebilir?

Görünen o ki, hükümet “Bu konuları daha sonra düşünürüz, şimdilik önümüzdeki iki seçimi sağ salim atlatalım, gerisine sonra bakarız” diye düşünüyor…

 

Saygıyla, sağlıkla, sevgiyle kalın…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz