$ DOLAR → Alış: 3,76 / Satış: 3,77
€ EURO → Alış: 3,98 / Satış: 4,00

OYUN KURUCU

OYUN KURUCU
  • 01.11.2016

Doğru ve yanlış; kocaman iki kelime…Bu kelimeleri neye göre sıraladığımızın önemi ise – kocamanın kocamanı (!) – Mühim olan bu kelimelerin bize oyunlar oynayışını fark etmek. Oyunun sonunda onları sobeleyen kişi biz oluyorsak ne âlâ. Ebe- sobe işi çevrenize, yaşadığınız topluma kaldıysa işler fena…

Doğrunun ülkeler arası, şehirler arası hatta mahalleler arası değiştiği bir dünyada yaşıyoruz. Bir kadının A mahallesinde şort giymesi normal bir davranışken, B mahallesinde aynı şortu giymesi “yanlış davranış” olarak nitelendiriliyor. Demek ki çoğu durumda bu oyunun galibi kişinin kendisi değil, çevre oluyor.

Ali Ankara’da bir ailenin yanında büyüdü. Müslüman olmasının tek sebebi bu ülkede doğması, ve ailesinin müslüman olması, yetiştiği toplumun yegâne inancının bu yönde olması… Abraham yahudi bir ailede yetiştiği için musevi oldu. Doğrularını ve yanlışlarını bu yönde belirliyor. Olivier hristiyan ve elbet bunun sebebi İngiltere’de doğup büyümesi ve ailesinin evinde sadece incil bulundurması.
Peki sizce Tanrı Ali’nin kız kardeşinin bacaklarını ve başını kapatmasını doğru buluyorken, Olivier abimizin hanımı için bunu serbest mi kılmak istedi? Hayır… Fakat her toplum için farklı doğru ve yanlış kavramları oluşmuş ve toplumun her bireyi, çoğunluğun sobesine uymak zorunda gibi bir şey! Karar verirken kendimiz olamıyor, kolu- komşuya göre hareket ediyoruz. Daha kötüsü etmek zorunda kalıyoruz. Son yaşanan olaylardan sonra otobüsle okuluna gitmeye çalışan kadınlarımıza aileleri yüksek ihtimal; aman kızım, bak haberlere şort giyen kadını nasıl tekmelediler, giyme annecim diyorlar. “Yanlış” davranan bir adam yüzünden(!) doğru bildiği şey, o kadın için yanlış olmak zorunda kaldı…
Karmaşık yazmak zorunda kaldım çünkü bu işler cidden karmaşık bir durum haline geldi. Sırf başkaları bu oyunu oynarken kaybolup, yoldan çıkıyor diye, oyun dışı kalanlarımız oluyor.

İnsanların bu oyunu oynamadan sonucu bulmasının suçunu dinlere atarken, oyunu oynarken içinde kaybolmalarının suçunu çevreye atarken, oynamak isteyip saf dışı kalmalarının suçunu neye, kime atacağız ?

Şort giymenin yanlış olmadığını düşünen bir kadın ile, şort giymenin doğru olmadığını düşünen bir adamın hikayesini hepiniz biliyorsunuz. Kendi doğrularımızı oluşturmanın tehlike kabul edildiği bir toplumda yaşadığımızı, inançlarımızın nelere bedel olabileceğini, bir inanca saygı duymanın ne kadar önemli olduğunu, yeri geldiğinde hayat kurtarıcı olduğunu biliyorsunuz. O zaman artık doğru ve yanlışın, tek ve vazgeçilmez olmadığınıda bilelim…

Oyunu hep birlikte oynayalım, farklı sürelerde tamamlayalım, farklı yerlere saklanalım, çocuklarımıza komşunun kızının saklandığı yere saklanmak zorunda olmadığını söylemeyi unutmayalım…

Gizem Kılınç Kuruoğlu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ