UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,70 / Satış: 3,71
€ EURO → Alış: 4,34 / Satış: 4,36

Osman Gazi Köprüsü üzerine…

Osman Gazi Köprüsü üzerine…
  • 29.09.2017

Üç günlük İstanbul koşuşturmam Perşembe sabahı erken saatlerde çalan bir telefonla başladı. Rahmetli kardeşimin oğlu üzüntülü bir ifade ile amca, ağabeyim acilen beyin ameliyatına alındı, sıkıntımız çok büyük, haberiniz olsun diyerek telefonu kapattığında evimizde büyük bir panik başladı.
Gitmem gerektiğini düşünerek yanımıza alabildiğimiz eşyalarla arabamıza koşarak İstanbul’a doğru hemen yola koyulduk.
Şişli merkezine bizleri götürecek yolu İstanbul’u iyi bilen arkadaşlarımdan yolda öğreniyorum.
Yollar inanılmaz kalabalık. Özellikle Bursa- İstanbul arası yolun hem gidiş ve hem de gelişte çok yoğun bir trafiği taşıdığını söylemem gerekiyor. İşim acele olunca ilk kez yollarda hızlı gitmeye çalışıyorum. Ne zaman Bursa çevre yolundan Bursa -Osman Gazi Köprüsü- İstanbul otobanına girdim işte o zaman biraz rahatladım diyebilirim. Hızlı ve çok kısa bir süre içinde köprüyü geçtikten sonra İstanbul trafiğine katılmam beni yine endişeli bir yolculuğa sürükledi. Ağır giden bir trafiğin zamanı nasıl yuttuğunu ilk kez o zaman fark ettim. Ne yazık ki ne İstanbul’a gidiş ne de İstanbul’dan dönüş yolu olsun İstanbul –Gebze arası üç geliş, üç gidişli yol olmasına rağmen otobanda süreli ve rahat sürüş imkanı bulunmuyor. Üzerinde dur-kalk yapılan ilk otaban olduğunu söyleyebilirim.
Hele hele İstanbul’a varınca Mecidiyeköy sapağı sonrası bizim gibi acemi sürücüler için işler çok daha bir zor oluyor.
Hastaneye vardığımda ameliyat henüz daha yeni tamamlanmıştı ama aldığım haberler ne yazık ki hiç de iyi değildi. Yoğun bakım hali hala devam ediyor. Dilerim bir mucize ile her şey değişir ve sevgili yeğenim iki yaşındaki çocuğu ile birlikte mutlu hayatına devam eder diyorum.
Üçüncü gün sonunda bu kez dönüş yolunda benzer trafik yoğunluğu ile karşılaştım. Hele hele üçüncü köprü çıkışında tırlarında trafiğe karışmasıyla yol daha bir zorlaşıyor. Allahtan Osman Gazi Köprüsü yapılmış ve ulaşıma açık. Tamam, köprü geçişlerinde bu günlerde çok büyük bir yoğunluk gözlenmiyor olabilir ama ben üç- beş yıl sonra bu köprünün de ihtiyaçları karşılamayacağını söyleyebilirim.
Özellikle İstanbul’un sanayileşme, nüfus artışı ve göçler gibi önemli konularda büyümesine izin verilmesi İstanbul’un Anadolu’ya bağlantı yollarında alternatif çözüm tartışmalarını da zorunlu kıldığını, önlemler alınmadığın da ise zor günlerin bizleri beklediğini söyleyebiliriz. Örneğin İstanbul-Bandırma veya İstanbul –Balıkesir- İzmir arası toplu taşımacılığa dönük hızlı trenlerin devreye girmesiyle yolların biraz daha rahat nefes alabileceğini düşünüyorum.
Bu arada Körfez geçiş köprüsü üzerine yapılan eleştiriler arasında devletin bu az geçiş ile şirketlere para ödemekte olduğu sık sık vurgulanıyor ama ben bu köprüyü devlet cebinden yapsaydı tüm parayı kendisi ödeyecekti ama şimdi bir miktarını ödüyor olması en azından devletin artan parasını başka yatımlar için kullanmada faydalı bir yol olduğunu söylemek isterim. Ve böyle bir yatırımında zaman ve enerji tasarrufu adına çok gerekli olduğu akıllardan çıkarılmamalı bence.
Aslında güncel yaşam alanını çeşitli nedenlerle terk etmeyenlerin çevresinde olup bitenleri ne kadar takip edebilir bilemem ama bu gün Anadolumuzun dört bir tarafında yapılan her yeni tesisin ülkemizin iyi bir geleceğe taşınmasında faydalı işler göreceğini düşünüyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ