Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

ORTAMLARI GERMEK DÜŞÜNCESİ

, kategorisinde, 27 Nis 2014 - 20:04 tarihinde yayınlandı

ERHAN GOCMENHangi açıdan bakarsak bakalım, nasıl bir konu veya tartışma olursa olsun ortamları germek adına gösterdiğimiz üstün çabaları ne yazık ki ortamları sakinleştirmek adına pek gösteremiyoruz gibi bir görüntü var bizim ülkemizde. Sıkıntı olsun da kime zararı olursa olsun babındaki çağ dışı bir hareket tarzı ile ne dilimize ne de hareketlerimize özen gösteriyoruz.
Aslında söyleyeceklerimizi karşımızdaki insanın pek ala anlayabileceği seviyelerde söyleyebilsek hiç sıkıntı olmayacak ve hatta daha da iyi anlaşılacak, belki de kabul görecek ama her ne dense en yüksek noktalardan sertleştirerek konuşmalar yapmak gibi çağdaş dünyada asla kabul görmeyen söz ve söylemlerle neden bu kadar ısrarcıyız anlayabilmek gerçekten çok zor bu ülkede.
İnsana ve de topluma karşı olması gereken saygı noktasında özlediğimiz çağdaşlığın böyle bir şey olmadığını ve devam edersek eğer asla göremeyeceğimizi de söylemek isterim. . Ne yazık ki böyle ortamlarda ortaya çıkıp doğru davranışları göstermesi ve konuşması gereken akademisyenlerimizin de ağızlarını açmadıklarını görüyoruz. Tamam, iyi de kavga ederek değil çağdaş koşullar içinde konuşarak çözümlerin ancak gelebileceğini bu ülkede halkımıza kimler söylemeli, kimler anlatmalı acaba?
Baktığımız zaman, en yukarıdan en altlara kadar sorumluların sorumsuzca konuşmaları karşısında hadi siyasi ve medyamızın yapacağı eleştirileri taraflı görebiliriz, bunu anlayabiliyoruz ama ben başta sosyologlarımız ve psikologlarımız olmak üzere iletişim konusunda kimler kendisine görev düştüğünü hisseder ve görüyorsa eğer bu görevlilerimizin mutlaka kamuoyu önüne çıkıp artık bir şeyler söylemesi gerektiğini ve hatta bu sınırları bile geçmekte olduğumuzu düşünüyorum.
Meselenin önemli olduğunu düşünüyorum. Taraf gözetmeden, kimseyi ayırmadan toplum olarak anlaşabileceğimiz seviyelerde durarak, sabır göstererek karşılıklı saygıyı kurabilecek ortamları mutlaka hayata geçirebilme yollarını bulmalıyız.. Bunu başarabildiğimiz zaman da inanıyorum ki bundan hep birlikte büyük yararlar göreceğiz..

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz