Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Okumak da yaşamın bir başka penceresi değil mi!

, kategorisinde, 11 Oca 2013 - 19:45 tarihinde yayınlandı

İLMİ, beşikten mezara kadar” öğrenin, “İlmin afeti unutmaktır. Ehli olmayanlara onuanlatmak da onu zayi etmektir.”

Buyurmuş gönüller sultanı, Allah’ın Resulü Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v)

“İlmin afeti unutmaktır. Ehli olmayanlara onu anlatmak da onu zayi etmektir.”

“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” demiş, dil sultanı Hz. Ali (k.v.)

Okumak ve okuduğunu öğrenmek de yaşamın bir başka penceresi değil midir?

“Eğitim her şeydir. Şeftali bir zamanlar acı bir bademdi; karnabahar, üniversite eğitimi almış bir lahanadan başka bir şey değildir.” diyor ünlü düşünür Mark Twain.

* * *

SON zamanlarda kaç kitap veya hangi kitapları okudunuz desem inanıyorum ki birçoğumuz:

Okumaya fırsatım olmadı” ya da “kitap almak da artık lüks oldu” demekle yetinecektir.

* * *

KİTAP okumak bir ayrıcalık değil, bir ihtiyaçtır aslında.

Okumadan neyi ve nasıl öğrenebilir ki insan!

Özellikle, şehir içi vapurlarda, otobüs yolculuklarında veya uçak seyahatlerinde okunur genelde kitap ya da gazete.

Zira vakit o kadar kıymetlidir ki onlara göre; ancak böyle değerlendirebiliyorlardır.

* * *

HERKES aynı kitabı okumayabilir.

Kimimiz tarihi, kimimiz polisiye, kimimiz aşk ve gerilim.

Kimimiz de mesleğimizi ilgilendiren kitaplardan yana kullanırız tercihimizi.

Sonuç da kitaptır okunmak istenen!

Okuduğumu anlamak, anladığımı da uygulamak ve yazmak istemişimdir her zaman.

Okumanın yaşının da olmadığını biliyorum.

Hep okuyor musun” dese birisi, hayır!

Ama okumaktan da zevk aldığımı itiraf etmeliyim.

* * *

EN son; Ayşe Kulin’in “Veda”sını, Nora Roberts’in ‘Uğursuz Kolye”sini, önce Nermin Bezmen’in “Gönderilmeyen Aşk”ı, Türkmen Parlak’ın “Yunan Ege’ye Nasıl Geldi”sini ve Grigory Petrov’un “Bir Uluşun Dirilişi – Beyaz Zambaklar Ülkesin”sini okudum.

Hepsinden de ayrı keyif aldım.

* * *

“VEDA”, Osmanlı İmparatorluğunun son günlerinde işgal altındaki İstanbul’da bir konakta yaşananları anlatıyor.

Son Maliye Nazırı Reşat Bey’in dramatik öyküsünü kaleme almış.

5 baskı yapmış kitabı. İlki 2007, son baskısı da 2009 yılında tamamlanmış.

Toplamda 192 bin adet basılmış.

Birçok ulusal ve uluslar arası ödüle de layık görülen 18 eseri var, değişik türlerde Ayşe Kulin’in.

* * *

NORA Roberts, “Aşk ve Gerilim” tipi kitaplar yazmış bugüne kadar.

Hengri Bergson’un; “İçinde bulunduğumuz zaman geçmişten daha fazlasını içermez ve sonuç zaten nedenin içindedir.” sözünü ile karşımıza çıkıyor kitap.

“Uğursuz Kolye”, okurları tropik denizlerin derinliklerine götürüyor.

35 milyondan fazla okuyucu bulunduğu belirtilen Nora Roberts, aşk ve tutkunun yanında gizem ve gerilimi büyük bir ustalıkla kullanıyor.

* * *

DAHA çok; roman, derleme, şiir, deneme ve anlatı şeklindeki eserleriyle tanıyor onu Türkiye.

Minyatür ustası, özgün baskı sanatçısı, restoratör, yoga eğitmeni olan Nermin Bezmen 1991 yılında roman yazmaya başlamış.

2010 yılında yayınlanan bu kitabını;

Bir kadın ne zaman sevgilinin ardından tuttuğu yasın bittiğine karar verir? Ne zaman kendini aşkın kollarına bir kez daha teslim eder? Yeniden tutkunun kanatlarıyla uçmak, var olmak için..”şeklinde özetliyor.

* * *

1982 yılında Türkmen Parlak tarafından kaleme alınan “Yunan Ege’ye nasıl Geldi” İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalini, işgalin Ege bölgesine nasıl yayıldığını ve işgal kuvvetlerinin yurdumuzdan nasıl atıldığını anlatıyor.

Araştırmacı gazetecilik örneğinin sergilendiği kitap,Ege ve Marmara bölgesindeki Kuvay-i Milliye hareketlerini de anlatıyor.

* * *

GRİGORY Petrov’un kaleme aldığı; “Bir Ulusun Dirilişi”ni anlatan “Beyaz ZambaklarÜlkesinde” ise en son okuma fırsatı bulduğum kitap.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkçeye çevrilen ve o dönemin Milli Savunma Bakanlığınca askerlere tavsiye edilen kitap; tüm imkansızlıklara rağmen, birkaç aydının ön ayak olmasıyla bir ulusun yeniden doğuşunu, bir bakıma da “Kurtuluş Savaşı”mızı anlatıyor.

İYİ okumalar.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz