UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,88 / Satış: 3,89
€ EURO → Alış: 4,57 / Satış: 4,59

NEREDE YANLIŞ YAPIYORUZ?

NEREDE YANLIŞ YAPIYORUZ?
  • 26.10.2017

General Balcı Çamlığı’ndan sonra Bandırma Belediyesi Atatürk Parkı (Ziraat Bahçesi) ve yıllardır atıl vaziyette bulunan ve değerlendirilemeyen Hürriyet Parkı’na el attı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesi açılışı gerçekleşecek Hürriyet Parkı’nın açılışı hava muhalefeti nedeniyle önümüzdeki günlerde törenle ve değişik sportif etkinliklerle gerçekleştirilecek.

2014 yılı 30 Mart yerel seçimleriyle belediye başkanlığını kazanan Dursun Mirza’nın yaklaşık 3,5 yıllık hizmet süresinde belediye başkanı olarak gerçekleştirdiği bu hizmetler en anlamlı hizmetler olarak kabul edilebilir.

İhalesi ve maliyeti nedeniyle kamuoyunda değişik tartışmalara, itham ve iddialara neden olan Kapalı Pazar Yeri’nin de özellikle çevre düzenlemesi ve dükkanlarıyla bölgede sağladığı ticari ve sosyal hareketlilik Başkan Mirza ve yönetiminin kayda değer hizmet ve yatırımlardan birisi olarak kabul edilebilir.

Tam bu nokta da dikkat çekmek istediğimiz bir nokta var. Dikkat edilirse, Mirza başkanlığındaki yerel yönetim, kentin ağaç ve yeşil alan konusundaki yıllanmış açlığını geç de olsa ayırdına vararak, General Balcı Çamlığı, Atatürk Parkı ve Hürriyet Parkı’nın gece-gündüz çok yönlü değerlendirilmesine yönelik bir dizi adım atarak, bu alanların ağaçlandırılmasına ve çiçeklendirilmesine önem verdi.

Önemli mi?
Evet, önemlidir.!

KENTİ İMAR RANTINA KURBAN MI VERDİK?

Ancak, kentsel açıdan ağaç ve yeşil alan konusunda öylesine yoksul ve yoksun durumdayız ki, zamanında park ve bahçe olarak kullanıma girmiş ama yıllardır gerçek anlamda değerlendirilememiş topu topu üç bir avuçluk “koruluk” alan ile sınırlı kaldığımız gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu üç ağaçlık alanın dışında Bandırma Belediye yönetiminin değerlendirebileceği başka bir alanımız, ne yazık ki, yok.!

Başkan Mirza ve yönetimindeki birçok isim ağaç ve yeşil konusuna yabancı değiller. Plansız ve çarpık kentleşmenin örneği olarak kabul edilen Bandırma’nın yeni ağaçlık ve yeşil alanlara kavuşması için “alan” yaratılması ve bu alanların acilen düzenlenerek (üzerine 7 katlı apartman dikilmeden) ağaçlandırılarak, yeşillendirilmesi kaçınılmaz bir gerçek ve kentsel ihtiyaç.

Ağaç ve yeşil alan konusu yıllardır kent ve yerel yönetimler, yerel yöneticiler için traji komik bir vaka haline geldi.

Anımsayın.!

HANİ BANDIRMA AĞAÇ “MANYAĞI” OLACAKTI.!?

Recep Erdaydın’ın belediye başkanlığı döneminde TMO lojmanlarının arkasında MYO’nun ön tarafında planlanan “Bandırma Ormanı” nın gerçekleştirildiği günlerde, Eraydın, Bandırma’yı orman manyağı yapacağını beyan etmişti…Bugün, söz konusu alan da dikilmiş çam fidanlarının bile büyük bölümünün bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle tırpanlandığını birçoğunun ise kuruduğunu, kalanlarında kaderine terk edildiğini görüyoruz.

Toplum sağlığı açısından değerlendirildiğinde Bandırma’nın dün ve bugün öncelikli ve temel sorununun başta yaşanan hava kirliliğinin ve aşırı nemin önlenmesi açısından kent merkezinin ağaçlandırılması ve yeşil alan oranının arttırılmasından geçtiğini biliyoruz. Kentin ve insanlarının yıllardır belediye başkanları ve yerel yönetimler, kent yaşamında söz sahibi olanlarca arazi rantına kurban edildiğini, imar planlarında çocuk parkı, eğlence ve spor alanı, yeşil alan olarak belirlenmiş ve planlara işlenmiş alanların kaşla göz arasında imara açılarak, bu alanlara çok katlı binaların yükseltildiğine tanık oluyoruz.

İŞ YAPAYIM DERKEN GÖZ ÇIKARMAK…!

Örneğin, Paşakonak’ta General Balcı Çamlığına belediye tarafından bitişik yapılan Çamlık Cafe’nin bulunduğu alanında imar planlarında “Pazar alanı” olarak işlenmiş olmasının hiçbir hükmü yok…! (Çamlık Cafe’ yi bizzat giderek yerinde gördük ve inceledik. Belediyenin güzel bir yatırımı ve hizmeti. Bölge insanları açısından bir dinlence ve eğlence merkezine dönüşmüş. İnsanlar bir ihtiyacın karşılanması noktasında tesisi sahiplenmiş ama…!?)

Bu beraberinde Kapalı Pazar Yeri ile birlikte değerlendirilmiş olan “semt pazarları” konusunda yıllardır vatandaşa verilmiş sözlerin de nasıl lafta kaldığının bir göstergesi değil mi?

Bandırma’da kent merkezinin ağaçlandırılması ve yeşillendirilmesi konusunda yetki veya sorun konusunda ama bilinçli ama bilinçsiz bir kavram ve yetki karmaşası da yaşanıyor. Bu konu kimi yöneticiler tarafından 1/5000’lik ve 1/1000’lik imar planlarının bir an önce hazırlanarak, kabul edilmesi noktasında büyükşehir belediyesine bağlanırken kimi yöneticiler açısından ise “Balıkesir büyükşehir oldu, yetki onlarda imkân onlarda, buyursun büyükşehir yapsın” türünden sorumluluktan kaçma eğilimini de içinde taşıyor.

Peki, doğru mu, HAYIR, doğru değil…!

SAĞLIKLI YAŞAMAK ANAYASAL HAKTIR.!

Kent ve toplum yaşamında söz sahibi olanlar, ilgili ve yetkili kişiler ya da makamlar bu konuda taşın altına ellerini sokarak sorumluluk almaktan kaçınmamak ve çözüm üretmek zorundalar.

Neden ve niçin…?

Kirlilik konusunda Bandırma sabıkalı ve “hasta” bir kent…!
Başta hava kirliliği olmak üzere, deniz kirliliği, çevre kirliliği gibi birçok kirlilik unsurunun yoğun olarak yaşandığı, insanlarının kadın erkek, çocuk genç solunum yolları rahatsızlıkları ve kanser illetinden yıllardır çeken bu kentte çevre ve insan sağlığının gözetilmesi Anayasal bir sorumluluk!

Anayasal sorumluluğunuzu mazeretlerin ardına sığınarak, küçümseyerek, geçiştirerek kimsenin oturduğu koltukta rahat olabilmesi, hukuki ve vicdani olarak mümkün değil. Çocuklarımız daha bir yaşını doldurmadan solunum yolu rahatsızlıklarına yakalanıp, hastanelere taşınıyor. Kanser illetine insanlarından birkaçını vermemiş aile yok gibi.
BÖLGENİN AKCİĞERLERİ: KARADAĞ VE KAPIDAĞ.!

Bandırma sadece kent merkezini ağaçlandırıp, yeşillendirmekle de kalmamalı. Bu kentin coğrafi olarak iki akciğeri var. Biri, Karadağ, diğeri Kapıdağ…

Tarihinde Karadağ ve Kapıdağı’nın ağaç ve yeşil zenginliğini, ne yazık ki, biliyoruz. Bu doğal yaşamın zenginliğinin korunması ve geliştirilmesi açısından bugüne kadar ne yaptığımız ise muamma değil ve sonuç ortada…!

Bandırma’nın her iki akciğerinin korunması ve değerlendirilmesi anlamında çevredeki yerleşim yerlerinin yönetimleriyle, ilgili ve yetkili kişi ve makamlarla, sivil toplum örgütleriyle, seçilmişleri ve siyasal partileriyle Cumhuriyet tarihi boyunca somut hiçbir şey yapmadığını, hiçbir şey üretmediğini de biliyoruz.

İLKHABER VE ÇEVRE KURULTAYI.!

Bandırma tarihinde yakın tarihi döneme dönüp baktığımızda sadece İlk Haber Yayın Grubu’nun öncülüğünde yüzlerce kişinin ve birçok kurumun temsilcilerinin katılımıyla “Çevre Kurultayı”nın gerçekleştirildiğini ve yanlış anımsamıyorsam, üç gün süren Kurultay’ın bir sonuç bildirgesinin yayınlanmasıyla tamamlandığını hatırlıyorum. O tarihlerden bugünlere kentte “tık” yok…!

Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen BANSİAD’ın aylık toplantısında konuşan Kaymakam Yazar, Bandırma’nın kentsel gelişiminin 2011-2012 yıllarında durma ve gerileme eğilimi içersine girdiği vurgulayarak, kentin sosyal, ticari, sanayi, eğitim, sportif alanlarda yeni yatırımlarla gelişiminde ivme kazanmasının önemine işaret etti.

Bu tek başına cafe ve gıda üzerine yeni mekanlar açmakla başarılacak bir şey değildir. Bu, kafa yormak, sorgulamak, tartışmak ve kalıcı çözümler üretmekle ilgili bir şeydir.

Esen kalın…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ