Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0,63
BIST 89.962
%0,12
Dolar 5,3718
%0,31
Euro 6,1037
%0,78
Altın 215,41
antalya escort bayan izmir escort izmir escort bursa escort bursa escort paykasa paykasa bahcesehir escort

maltepe escort

alanya escort

ataşehir escort

konya escort

istanbul escort halkalı escort otopay paykwik

Mirza ve ekibinin “yeni şeytani” planı

, , , kategorisinde, 10 Oca 2018 - 17:18 tarihinde yayınlandı
Mirza ve ekibinin “yeni şeytani” planı

Toplumlarda en tehlikeli ve hayati sonuçlar cehaletle cesaretin bir araya gelip iktidar olmasıyla gerçekleşiyor.

Cehalet – Cesaret birlikteliği, zaten yeterince gelişmemiş, altyapısı ve eğitim süreci ağır aksak yürüyen toplumlarda zemin bulduğundan, bu tip ülkelerin, sosyal ve ekonomik anlamda uygar dünyadan daha da geriye düşmesini kaçınılmaz kılıyor.

Şark toplumları Cehalet – Cesaret birlikteliğinin kıskacından kafalarını kaldırıp gelişen ve değişen dünyaya bakma şansı dahi bulamıyor.

Emperyal güçlerin en basit en kolay hamlesi de bu cahilleri cesaretlendirip iktidara getirmesiyle özetlenebilir.

Cehalet bir suç değildir. Hiç kimse sen niye yeterince bilmiyorsun, okumadın, öğrenmedin vs. diye suçlanamaz. Çünkü hiçbir halk cahil değildir ama birçok halk planlı bir şekilde cehaletin kucağına bırakılır.

Dolayısıyla hiç kimse kimseyi cahillikle suçlayamaz. Ancak bir müddet sonra cahil bırakılanlar senin karşına “seni ben yöneteceğim” diye çıktığında ne yapacağız? Çünkü oyunun sonucu ve geleceği nihayetinde budur ve hep böyle olmuştur.

Cehaletin tek panzehiri “FARKINDALIK” tir ve farkında olan insan cehaletin pençesinden kurtulur. Cehaletinin farkına varan biri artık kesinlikle cehaletinin prangalarını parçalamıştır.

Yeni öğrenilen bir şey, yeni okunan bir kitap, hatta bir makale bile insana bilgi karşısında ne kadar zavallı olduğunu gösterir ki, insan değil bir, bin yaşamı bile olsa bilgi denilen uçsuz bucaksız bir okyanusta damla bile olmadığını ve olamayacağını iliklerinde hisseder. Öylesine zor ve meşakkatli bir süreçtir bu. Bir ömrü duyarak, öğrenerek geçirin, dönüp arkanıza baktığınızda sadece ne kadar eksik olduğunuzu değil ne kadar aciz ve zavallı olduğunuzu da görürsünüz. Bu yüzden bilgi böylesine yüce ve ulaşılmazdır.

Bütün bunları değerlendirdiğimizde, “CEHALETİN-FARKINDALIK” ların büyük bir mesafe kat ettiğini söyleyebiliriz. Yani bilmediğini bilen insan bir anlamda BİLGE İNSANDIR.

Yazıya giriş olarak bilgisizlik hakkında spontane, gelişigüzel birkaç cümle zırvaladık. Ana konumuza geçelim. Yaklaşık 3,5 yıldır Bandırma’yı bilgisizliklerinin farkında olmayan, üstelik cesaretini kimden, nereden aldığını bilmediğimiz dar bir kadro yönetiyor. Bu “CAHİL-CESARET” li tipler 3,5 yıldır, deyim yerindeyse Bandırma’ya her alanda seviye kaybettirdi. Eveleyip, gevelemeden direkt söyleyeyim kısa ve net, “BANDIRMA ’yı her alanda ayağa düşürdü.”

Yanlış anlaşılmasın burada isimlerin fazla bir anlamı yok. Bu Dursun Mirza ya da başkası, bir şey ifade etmiyor. Anlamlı ve sakat olan böyle bir zihniyetin Bandırma’yı yönetiyor olması… Yoksa Mirza ve yanındaki 3-5 kişilik dar kadrosu herkes tarafından biliniyor.

İsimler sembolikte olsa zihniyetlerin çelişkisi şaşırtıcı.

Cemal Öztaylan belediyeye ait benzinliği satınca ortalığı yangın yerine çevirenler 2017 itibarı ile belediyeye ait 100 trilyona yakın mülk satmış. Bu yukarıda bahsettiğim zihniyet ve cehalet içinde yüzen bu dar kadronun klasik ikiyüzlülüğü…! Başka ne diyebiliriz.

Bu dar kadronun başındaki isim Dursun Mirza’ya sık sık vahiy geliyor. Geçmişte gelen bir vahiy sonucu Gönen belediyesinde görevli, Tavşanlı menşeili Baştaşspor’un santraforunu da Bandırma belediyesinin Fen işlerine transfer etmişti. Ne transfer ama… Nokta dediğin tamda böyle oluyor galiba…

Şimdi gelelim son operasyon senaryosuna…

Bildiğiniz gibi geçenlerde Bandırmaspor Vakfının kongresi gerçekleşti.

Tam 26 CHP’li vakfa yeni üye yapıldı. İşin komik yanı da üye olan CHP’li bir meclis üyesinin ne üyeliğinden ne de üye olması için yatırması gereken altınlardan haberi var. Amaç Vakfı ele geçirmek. İyi de neden?

Çünkü Vakfın şu an yaklaşık 40 trilyon eden 56 dönümlük yeri satılacak ve bu satıştan şimdilik kimler olduğunu bilmediğimiz birileri yolunu bulacak…

Bunlar müşteriyi bulacak olan komisyoncularda olabilir, Arsa spekülatörleri de…

Bu yere karşılık Vakfa Bandırma’ya 25 km uzakta bir mera arazisi verilecekmiş.

Bunlar harbiden Tatlısu kurnazları, Bandırmaspor’a geleceği henüz belli olmayan, neredeyse Karacabey ilçesinde mera arazisi, komisyonculara trilyonlar, Bora ÖZİŞ’e Bandırma’nın en güzel yerinde 4 dönüm arazi…

Bandırmaspor’a fizanda otlak arazisi…

Bugüne dek yazdıklarım ve suç duyurularım her ne kadar savcıları harekete geçirmemiş olsa da Vakfın bu arazisini satmaya yeltendikleri gün ben bizzat Savcının kapısında olacağım.

Sevgili Dursun Mirza sen kimsin biliyor musun? Bence “ATİNA’ lı TİMON”’un sözde dostlarına verdiği son ziyafetin davetlilerinden birisin…

Önüne gelen yemek tasının kapağını kaldır bakalım ne göreceksin…!?

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz