Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

MİLLİ TAKIM VE FUTBOL DÜNYAMIZ

, kategorisinde, 28 Mar 2013 - 23:36 tarihinde yayınlandı

erhan gocmen (2)Bu konuda yıllardır çok tartıştığımızı iyi biliyorum. Özellikle FİFA veya UEFA gibi uluslar arası organizasyonlarda kötü neticeler aldığımızda daha çok tartışıyoruz. Ama zaman geçince bir çok konuda olduğu gibi futbol konusunda da çok şey unutuluyor ülkemizde.
Aslında futbol bu gün baktığımızda dünyada çok önemli bir yer tutan çok geniş bir sosyal alan aynı zamanda. Gerek devasa stadları gerekse üzerinde konuşulan milyon dolarları ile futbol hep en çok konuşulan konu olmuş.
Ama bakıyoruz ülkemizde zaman zaman saman alevi gibi parlayan ve kısa bir zamn içinde hemen sönen kısa süreli başarılar dışında öyle uzun süreli yani istikrarlı bir yapılanmamız maalesef yok.
Bir çoğumuz yabancı futbolcu sayısının fazlalığını ileri sürerken bazılarımız ise alt yapı yetersizliklerini konuşuruz.. Ama baktığımızda hala belli konular üzerinde eksikliklerimizin diz boyu olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin duran toplar konusunda defansif anlayışı olarak tartışılan çabukluğu hala oyunlarımıza yansıtamadığımızı ve bu nedenlerden ötürü de kolay gollerle karşılaştığımız hep dile getirilen konular arasında olmakta. Yine çabuk pas yapma konusunda, kenarları kullanmada, oyunu sete alarak rakip kaleye yaslanıldığında derinliğine top atabilme konularında maalesef hala büyük yetersizliklerimizi konuşuyoruz.
Aslında futbol olarak baktığımızda daha pek çok konuda farklı düşüncesi olan arkadaşlarımı da iyi biliyorum ama bu konuyu kısa keserek alınabilecek tedbirler konusunda yıllardır yapmakta olduğum önerimi bir kez daha yenilemek istiyorum.
Bakınız bu gün ülke olarak amatör futbol dünyamıza baktığımızda gerek alt yapılarda gerekse ‘A’takımlarımızda teknik adam olarak görev alan arkadaşlarımızın belki de tamamına yakını diyebileceğimiz kadarı hep yıllarını futbol sahalarında geçirmiş, deneyimli diyebileceğimiz arkadaşlarımızla yürütülmekte. Tamam, önceleri eğitim olarak belki imkanlarımız yoktu, bunu yerel bazda dediğimiz şekilde karşılayabiliyorduk ama bu gün artık işler değişiyor. Yurdumuzun bir çok yerinde eğitim veren spor okullarımız var artık. Sadece futbol branşın da eğitim almış ve de mezun olmuş öğrencilerimiz bulunmakta. Ama bakıyor ve görüyoruz ki bu değerli arkadaşlarımızı futbol sahalarında maalesef göremiyoruz.
Unutmayalım ki futbol oyunu sadece topu bilmekle olmuyor. Güç ve kondisyon eğitimi, takım oyununa uyum, yeteneklerin geliştirilmesi, futbolun bilimselliği, sosyal ilişkiler-fair play, yardımlaşma ve iletişim, zamanı kullanma ve spor kültürünün aşılanması gibi daha bir çok ayrıntıyı içinde barındıran önemli bir sosyal alan biçimi olarak görülmekte.
Dolayısıyla içinde bu kadar yoğun bir eğitim çalışması gerektiren bir spor olayında ben akademik bilgilerle donatılmış genç mezunlarımızın bu alanlarda hala neden kullanamadığımızı sorgulamak isterim. Öncelikle çağı yakalamak istiyorsak eğer mutlaka eğitimden yaralanmamız gerektiğini düşünerek gerekli yasal tedbirlerin mutlaka alınmasından yanayım. Örneğin birinci amatör küme çalıştırıcıları gibi konuya bir seviye getirerek akademik çalıştırıcı lisanlarına öncelikler verilmesinden yanayım. Ve bunun hayata geçirilebilmesi içinde kulüplerde görev alacakların eğitmen kategorisine alınarak maaşlarının devlet tarafından sadece sezon süresince karşılanması ile ancak mümkün olabileceğine inanıyorum.
Sonuç olarak yıllardır kanıksadığımız amatör futbol çalışmalarından daha çağdaş ve de daha profesyonel bir çalışma dönemine artık girilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani bir top, bir saha hadi bakalım oynayın devrinin artık kapatılması gerekiyor diyorum.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz