Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Laiklik güvencesine ‘Hayır’

kategorisinde, 10 Ağu 2012 - 11:45 tarihinde yayınlandı

Yeni anayasa yazım komisyonunda ‘Din, vicdan, inanç özgürlüğü’ maddesinde uzlaşma sağlanamadı.

TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu içinde oluşturulan yazım komisyonunda “din, vicdan ve inanç hürriyeti” maddesi üzerinde uzlaşma sağlanamazken, CHP’nin şeriat tehlikesine karşı “laiklik” güvencesi isteğine AKP “hayır” dedi.

Yazım komisyonunda uzlaşılamayan öneriler “parantez” içinde kaldığından, 8 fıkralı bu madde bugüne dek görüşülen en “parantezli” düzenlemelerden biri oldu. “Din, vicdan ve inanç hürriyeti” maddesi ile ilgili yapılan düzenleme ve “parantez içinde” kalan öneriler şöyle:

– Partiler bu maddede sadece “Herkes din, vicdan ve inanç hürriyetine sahiptir. Hiç kimse, ibadet, dini uygulama ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, dini düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz, suçlanamaz ve farklı bir muameleye tabi tutulamaz. Devlet eğitim ve öğretim alanındaki görevlerini yerine getirirken, eğitim ve öğretimin ana ve babanın dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını isteme hakkına saygı gösterir. Din eğitimi ve öğretimi kişilerin kendisinin, küçüklerin ise kanuni temsilcilerinin isteğine bağlıdır” ifadelerinde uzlaşmaya vardı.

– Bu hakkın nasıl kullanılacağı konusunda ise anlaşmaya varılamadı. CHP, “Kamu düzeni, genel sağlık veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarına aykırı olmaması” koşuluyla bu hakkın kullanılmasını öneriyor. AKP ve BDP ise din, vicdan özgürlüğünün “örgütlenme” hakkını da içermesini istedi.

– “Hiç kimse, ibadet, dini uygulama ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz” ifadesi metne girerken; AKP ve BDP’nin “ya da bunları yapmaktan men edilemez” ifadesinin eklenmesi istemi parantez içinde kaldı.

– CHP ve BDP, Alevilere anayasal güvence sağlamak için “Devlet, işlem ve eylemlerinde bütün din ve inançlara karşı tarafsızdır; din, inanç ve kanaatlerin çeşitliliğine dayalı toplumsal çoğulculuğu saygı gösterir” fıkrasının madde metnine eklenmesini istediler. Ancak bu öneri de kabul görmedi.

Toplantıda, mevcut anayasanın 24. maddesinin son fıkrasının laiklik güvencesi olarak metne girmesini isteyen CHP’li Atilla Kart, AKP’li Mustafa Şentop’a “Çok hukukluluk mu istiyorsunuz?” diye sorunca tartışma çıktı. Edinilen bilgiye göre; Kart “Mevcut anayasanın bu fıkrası devletin yönetim ve kuramlarının dini esaslara dayandırılmasını engelliyor. Bu laikliğin güvencesi. Siz neden bunu istemiyorsunuz?” derken, Şentop ise TCY’nin 163. maddesinin kaldırılması nedeniyle buna gerek kalmadığını söyledi. Kart ise, “1980 ihtilali sonrasında Evren’in açtığı din siyaset ilişkisi AKP ile kurumsallaştı. Şimdi anayasal ayağını atmaya kalkıyorsunuz. Çok hukukluluk mu istiyorsunuz, şeriat mı istiyorsunuz yüreklice çık söyle. Takiyye yapmayın” karşılığını verdi. AKP’li Şentop bunun üzerine sinirlenerek ayağa fırladı ve “Anayasanın 24. maddesinin son fıkrası ne zaman anayasaya girdi? 1961 anayasasında. Cumhuriyetin kurulduğu ilk anayasada var mı, yok. O zaman bu cumhuriyetin değil 27 Mayıs darbesinin kazanımıdır. Asıl takiyyeyi siz yapıyorsunuz” dedi. Gerilim üzerine toplantıya ara verildi.

Öcalan’a oy kullanma yolu

Komisyonda, “seçme ve seçilme hakkı” ile ilgili madde görüşülürken MHP dışındaki partiler, hükümlülerin de oy kullanabilmesine yönelik maddeye destek verdi. Bu durumda İmralı Cezaevi’nde bulunan Abdullah Öcalan’ın da seçimlerde oy kullanabileceği belirtildi. MHP’nin bu nedenle düzenlemeye karşı çıktığı kaydedildi. Belirlenen düzenlemeye göre, sadece er, erbaş ve askeri okul öğrencileri oy kullanamayacak.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz