Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Kurumlarımızı Koruyalım!..

, kategorisinde, 04 Eki 2012 - 12:30 tarihinde yayınlandı

Toplum olarak son yıllarda siyasetin içinde koşarken farkında olmadan devletimizi ve de kurumlarımızı çok da araştırmadan sırf eleştiri olsun maksatlı olarak daha doğrusu bir önyargı ile acımasızca eleştiriler getirmekte olduğumuzu görüyorum.
Her zaman ifade ettiğim gibi, demokrasi ile yönetilen bir devlet için siyasi kurumlar demokrasinin vazgeçilmezleri olarak kabul görüyor çağdaş dünyamızda ama öte yanda bir devletin ayakta tutan veya devletin ayakta kalmasını sağlayan resmi kurumlarımızın da demokrasinin yaşaması adına ülkemizin temel direklerini teşkil ederler.
Gerçekten gerek tarihten aldığımız dersler gerekse bu gün bizlerin yaşarken gördüklerimizden çıkardığımız sonuçlara baktığımızda devletler kurumlarıyla hayatlarını devam ettirirler ve onların ayakta kalmasıyla da ayakta kalırlar. Dolayısıyla kurumlara zarar vermek bir anlamda devlete zarar vermekle eş anlamlı bir düşüncedir. Ve bu gün Türkiye olarak baktığımızda sahip olduğumuz büyük ve güçlü kurumlarımızla bulunduğumuz coğrafyasında şükürler olsun ki dimdik ayakta durduğumuzu görebiliyoruz.
Elbette eleştiriler olmalıdır, olacaktır da. Ama bu gün son yıllarda özellikle yargı, emniyet ve askeri kurumlarımızı çok aşırı bir şekilde olumsuz olarak eleştiri bombardımanlarına tuttuğumuz da bir kötü gerçektir. Bu gün şöyle bir geriye baktığımızda tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi bizimde kurumlarımızda yanlış yapanlar olmuştur ve bundan sonra da olacaktır. Bütün meselenin ben, içlerinde binlerce çalışanı bulunan devasa kurumlarımızı genellemeler yaparak eleştirmek yerine sadece yanlış yapanların karşısında olmak meselesi olduğuna inanıyorum.
Örneğin her gün onbinlerce insanımızın başvuru yaptığı sağlık kurumlarımızda zaman zaman da olsa tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de yanlış işler olabilmektedir. Ama maalesef bu durumları böyle değerlendirmek yerine hemen bu yanlışlığı siyasete angaje ederek ve de abartarak sanki bütün sağlık kurumlarımızda bu tarz yanlış işler oluyor gibi genellemeler yaparak konuşulmalar yapmakla neyin peşinde olmuş oluyoruz acaba? Ve bu tarz şark tipi hamleler yaparak hastanelerimizde zaman zaman sağlık elemanlarına yapılan çirkin davranışlara davetiyeler çıkarıldığınıi ne zaman öğreneceğiz ki?.
Bakınız geçenlerde arkadaşlarımızla konuşurken söz bir ara deneme uçuşunda düşen ANKA GÖZETLEME keşif aracı nedeniyle Aselsan’a gelmişdi. Ve hemen yapılan işi küçültme anlamında yapılan eleştirilerle karşılaştım. Aslında konu tam olarak da bilinmiyor. Araştırılmıyor da. Aslında Aselsan olarak bu gün baktığımıza içinde 3875 çalışanından 2208’nin mühendis olduğunu ve sadece AR-GE için kurum içinde 1500 mühendisin çalıştığını ve bu gün dünyanın 100 büyük şirketi arasında olduğu bilinmiş olsa sanırım bu tarz eleştiriler yapılmaz diyorum
Sonuç olarak devletler kurumlarıyla yaşarlar. Kurumlarımıza sahip çıkmak devlete sahip çıkmakla eş anlamlı olan bir davranış şekli olarak değerlendirilmeli. Siyaset ve siyasetçi ise yaşanan yıllara göre değişkenlikler gösteren ve her an değişebilen sosyal bir yapı görünümündedir . Dolayısıyla kurumlarımızı ayakta tutmakla siyaseti ayakta tutabileceğimiz asla göz ardı edilmemelidir. Ama kurumlarımızı da korumak, kollamak derken hatalı iş yapanları görmezden gelmek gibi bir düşünce de olmamalı. Hangi kurum olursa olsun bir çürük elmayla karşılaştığımız da mutlaka gerekenler yapılmalı ve kurumlarımızın sağlamlığı devam ettirilmelidir.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

twitter porno twitter porno yücel ışık