KİME NİYET KİME KISMET..! « ilkhaber

SON DAKİKA

ilkhaber
egazete
Engin ARICAN
Engin ARICAN

KİME NİYET KİME KISMET..!

Bu haber 16 Kasım 2017 - 17:28 'de eklendi ve kez görüntülendi.
KİME NİYET KİME KISMET..!

16 Nisan referandumunda Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine ‘evet’ denmesi ve gerçekleşen kongre ile AK Parti genel başkanlığına Recep Tayyip Erdoğan’ın dönmesi sonrası partide başlayan “yenilenme” ve “değişim”le birlikte İstanbul, Ankara ve Bursa büyükşehir belediye başkanları yanı sıra Balıkesir büyükşehir belediye başkanı görevlerinden istifaya davet edildi ve söz konusu büyükşehir belediye başkanları görevlerinden istifa etti.
Eylül ve Ekim aylarını kapsayan bu istifa süreçlerinin Erdoğan ve AK parti açısından siyasal getirisi ve götürüsü üzerinde bu yazımız kapsamında üzerinde durmayacağız. Çok partili siyasal yaşamımızda bugüne kadar alışılmadık ve tanık olunmadık bu karar ve uygulamanın üzerine çok şey söylenebilir. Ancak, Ak Parti ve Erdoğan açısından büyükşehir belediye başkanlarına yönelik alınmış bulunan bu kararın siyasal ve sosyal açıdan muhasebesini ve takdirini en iyi yapacak olan partililer ve seçmendir diye düşünüyorum.
2019 yılı Mart’ın da gerçekleşecek yerel seçimlere yaklaşık 1,5 sene var ve sandıkta partililer ve seçmen nezdinden alınmış bulunan “yenilenme” ve “değişim” yönündeki görevden istifa kararlarının sandığa yansımasının siyasal ve sosyal sonuçlarını hep birlikte görüp, yaşayacağız. O nedenle, en azından şimdilik, bu konuda fazla ahkam kesmenin partililer ve seçmen nezdinde fazla anlamı ve hükmü olmadığına inanıyorum.

AMAÇ VE HEDEF 2019
BAŞKANLIK SEÇİMİ

Ben, Erdoğan ve AK Parti’nin “yenilenme” ve “değişim” yönünde aldığı bu kararın siyasi ve sosyal riskleri bir yana doğrudan 16 Nisan referandumu sonuçlarına göre kabul ettiğimiz cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin getirileriyle ve aynı yıl içinde Kasım’da gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilişkili olduğuna inanıyorum.
Fazla öteye gitmeye gerek yok. Balıkesir büyükşehir ve AK parti açısından öne çıkan tabloya bakmak yeterli. Şöyle ki;
1.si, büyükşehir belediyesi, ilçe belediyeleri, meclis üyeleri, parti il ve ilçe örgütleri, milletvekilleri nezdinde ortada sorunlu ve sıkıntılı bir tablo yaşanmakta idi.
2.si, parti hızla büyükşehir belediyesi, parti il ve ilçe teşkilatları, milletvekilleri nezdinde yaşanan sorun ve sıkıntılara dikkat edildiğinde kendi içinde ayrışmakta ve ayrışma adım adım partilileri de içine alacak şekilde genişleme riskini içinde taşımakta idi.
3.sü, büyükşehir belediyesi, ilçe belediyeleri, meclis üyeleri, il ve ilçe teşkilatları, milletvekilleri nezdinde yaşanan sorun ve sıkıntılar ideolojik ya da siyasal bir nitelik taşımadığı gibi kişisellik içeren bir öbekleşmeyi, kendi içinde ötekileştirmeleri ve ayrışmayı, gerilim ve çatışmayı içermekteydi.

BİRLİĞİN BOZULDUĞU YERDE DİRLİK OLMAZ

Bir iktidar partisinde böylesi bir hava siyaseten “puslu” bir havadır ve kimin ne adına ne iş çevrildiğini, düşünce ve eylemliliğiyle neye ve kime, kimin ya da kimlerin amacına hizmet ettiğini göremez, anlayamazsınız. Herkes kendisine göre haklıdır ve diğeri tu kaka’ dır. Birliğin, beraberliğin bozulduğu ya da bozulmaya başladığı yerde dirlik ve huzur ortamı olmaz.
Tabiri caiz ise, böylesi ortamlar, aklın tatile çıktığı anlardır. Artık, aynı parti içerisinde birisinin düşüncelerini ve duruşunu diğerinin düşünceleri ve duruşu tayin eder hale gelmiş demektir ki, parti yaşamında ortak akıl, kolektif yönetim anlayışı, hizmet dürtüsü tali planda kalır ya da kalmaya başlar. Ben bilirimcilik, kibir ve şımarıklık ön plana çıkar.

Bir siyasal partinin kurucu lideri olan ve cumhurbaşkanlığı gibi ağır bir sorumluluğu üstlenmiş olan Erdoğan ile partinin üst yönetimi böylesi bir durum karşısında ne yapar?
Sonuçta büyükşehir nezdinde AK Parti içerisinde birilerine bu yaşananlardan dolayı fatura kesileceğini söylemek için kahin olmaya gerek yok ve fatura büyükşehir belediye başkanı A.Edip Uğur’a kesildi.! Bu kararın ne kadar gerçekçi ve sorunlar ile siyaseten yaşanan sıkıntıları aşmaya muktedir olduğunu önümüzdeki günlerde hep birlikte izleyip, göreceğiz.
Bir kere tıkır tıkır işleyen çark bozulmaya görsün. Artık, uyum ve ahenk bozulmuştur. Ortaya çıkan ses, anlaşılmaz olmuş, bütünlüğünü, uyumunu ve ahengini yitirmiş, kakafoniye dönüşmüş, partiye zarar verir hale getirilmiştir…
Erdoğan ya da parti üst yönetimi ne yapsın?

ERDOĞAN VE AK PARTİ BU
SÜREÇTEN GÜÇLENEREK
ÇIKAR MI?

İstifası istenilen büyükşehir belediye başkanlarına yönelik kamuoyunda sıklıkla irdelenen ve gündeme taşınan yolsuzluk, suiistimal ya da FETÖ ile ilişkili itham ve iddialara yaşanan olumsuz tabloya müdahale etmek ve operasyon yapmak için gerekçe aramanıza ihtiyacınız var mı?
2019 da gerçekleşecek seçimlere ramak kaldığı bir ortamda zamanı en rasyonel ve akılcı bir biçimde değerlendirerek inanç, kararlılık ve cesaretle sorun ve sıkıntıya neşter vurmak zorundasınız. İşte, egemen siyaset anlayışı ve siyasi geleneklere, demokratik teamüllere aykırı olarak bu yapıldı.!
Bugüne kadar birçok iktidar partisi böylesi gittikçe kangrenleşen iç sorunları karşısında bu inanç, kararlılık ve cesareti gösteremediği için kendi içinde parçalanıp, gitti ve tarihe karıştı…
Dikkat edilirse, görevinden el çektirilmiş ve istifa etmiş büyükşehir belediye başkanlarından biriyle ilgili ne Erdoğan’dan ne de parti üst yöneticilerinden bugüne kadar olumsuz anlamında ağızlarından bir tek sözcük, yorum bile çıkmadı…Bugüne kadar verdikleri emek ve üstlendikleri sorumluluk nedeniyle kendilerine teşekkür edilip, geçildi.
(Tam da bu nokta da tarihsel, siyasal ve sosyal bir saptama yapmakta yarar var. Temsili demokrasi ile doğrudan demokrasi önemli bir tartışma konusu ve üzerinde düşünülüp, tartışılmalı. Örneğin, doğrudan demokraside seçilmişler yasal görev süreleri içerisinde seçenler tarafından eğer istenilen sonuç ve verim alınamıyorsa görevlerinden el çektirilerek, görevlerinden alınabiliyor ve yerlerine seçmenleri tarafından bu göreve layık görülen bir başka kişi atanıp, seçilebiliyor. İnsanlık tarihinde bunun birçok örneği var. Siyaset seçilmiş kişi için bir iş ve bir meslek olarak görülemiyor. Mesela…)
Evet, bu yaşanmış ve tanık olduğumuz olayların bir yönü…

ŞİMDİ HİZMET VE
YATIRIM ZAMANI
Olayın diğer yönü ise, büyükşehir belediye başkanı Uğur’un görevinden ve partisinden istifası sonrası parti içerisinde gerçekleştirilen teamül yoklaması ve istişareler sonucunda Altı Eylül belediye başkanı Zekai Kafaoğlu’nun büyükşehir belediye başkanı olarak belirlenerek, büyükşehir meclisinde MHP’li üyelerin de desteğiyle 2.turda başkan olarak seçilmesidir.
Büyükşehir halkını, 2017 yılının son aylarına ve günlerine damga vuran bu başkan değişimi ve seçimi doğrudan ilgilendirmiyor. Büyükşehir halkını, seçmeni doğrudan ilgilendiren AK Parti’nin büyükşehir belediyesinde söz verdiği gibi, öngördüğü hizmet ve yatırımları kalan görev süresi içinde yerine getirmesi ve projelerini gerçekleştirmesi. Hizmet ve yatırımlarda bir aksamanın yaşanmaması; Balıkesir’in ve ilçelerinin, kırsal mahallelerinin ve vatandaşın mağdur kılınmaması…
Çünkü, belki farkındayız veya değiliz ama Uğur’un büyükşehir belediye başkanlığından istifası ve yerine Zekai Kafaoğlu’nun atanması ve seçilmesiyle birlikte Altı Eylül ilçe belediye başkanlığında da aynı şekilde Hasan Avcı ilçe belediye başkanlığına atandı ve seçildi. Hem Zekai Kafaoğlu’na hem de Avcı’ya yeni görevlerinde başarı diliyoruz.
Esen kalın…

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA