UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,53 / Satış: 3,54
€ EURO → Alış: 4,13 / Satış: 4,15

KİM TUTAR BİZİ BE…

KİM TUTAR BİZİ BE…
  • 13.11.2016

Hiç işleri güçleri yok, İngiliz bilim adamları vatandaşları üzerinde geniş bir araştırma yapmışlar. Meğer gerilim filmleri izlemek, insanların bağışıklık sistemini güçlendirip, direncini arttırıyormuş!
2010 yılında, eşimle birlikte İngiltere’nin Newcastle kentinde oturan çocuklarımızı ziyarete gittik. Uçakla Londra da bir havaalanına indik, oğlumuz Kaan bizi karşıladı, arabasıyla yola koyulduk…
Londra-Newcastle arası yaklaşık beş yüz kilometre. “Beş saatte gideriz…” diyor Kaan. Dağı tepesi olmayan bir düzlükte yol alıyoruz. Trafik çok sakin, tüm yük ve yolcu taşımacılığı trenle yapıldığı için yollarda tek tük kamyon ya da TIR görüyoruz. Otobüs, hemen hemen hiç görmedik desem yalan olmaz. Korna sesi yok, birbirini sollayan, makas atan yok. Yol kenarında, emniyet şeridinde park etmiş tek bir araç yok.
“Eğer” diyor oğlum, “Bir sorun olur emniyet şeridinde durursak, iki dakika içinde helikopter tepemizde belirir…”
Yol boyunca, bizdeki gibi trafiği daha da sıkıştıran, insanı bezdiren ışıklar yok, dur-kalk yok, bekleme yok. Alt geçitler, üst geçitler trafik akışını sağlıyor.
Yerleşim yerlerinden geçiyoruz, genellikle yeşillikler arasında iki katlı evler. Apartman, ya da gökdelenler bu gelişmiş ülkede bizdeki gibi kendine yer bulamamış! Kaan, gördüğümüz tek tük yüksek yapılarda da başta Türkler olmak üzere (köylülükten kurtulma psikolojisi) genellikle yabancıların oturduklarını, İngilizlerin rağbet etmediğini söylüyor…
Sonunda genelde olduğu gibi, iki katlı, bahçeli, tuğladan yapılmış bitişik dublekslerden oluşan çocuklarımızın oturduğu semte geldik. Kimsenin kimseyi kıskanacağı ya da birbirine hava atacağı bir durum yok…
Orada kaldığımız yirmi gün boyunca, hiç olağan üstü bir durum olmadı. Çok gezdik, hatta İskoçya taraflarına kadar çıktık. Örneğin yakınlarındaki bir göle gittik, binlerce yabani kuğu, pelikan, ördek, kimi suda kimi karada, bize eşlik ediyorlar, insanlara alışıklar, korkmuyorlar. Kameraya çekiyorum, elimdeki kamerayı gagalıyorlar. İçimden diyorum ki: “Siz Türkiye de olsaydınız, görürdünüz gününüzü, iki günde topunuzu saçma manyağı yapardık!”
İngilizler, çoluk-çocuk, büyük-küçük, ekonomik sorunları olmadığı için, kendilerini yemeye, içmeye, gezmeye ve eğlenmeye vermişler. “Şort giydi” diye kimse tekmelenmiyor, hergün çatışma ve şehit haberleri ile uyanmıyorlar. Bizdeki gibi, yerli yersiz TVlere çıkıp boy gösteren, nutuk atan, ona buna sallayan devlet adamı ya da politikacı da yok…
Kısacası, obezlik dışında hiç sorunları yok desem yalan olmaz!
Böylesi bir ortamda da, insanların olsa olsa rahatlık nedeniyle tepkileri, dirençleri ve bağışıklık sistemleri körelmiş olabilir!
İşte İngiliz bilim adamları, kafayı buna takmışlar ve çareyi gerilim filmlerinde bulmuşlar.
Benden onlara öneri, vatandaşlarınızı, gerilim filmleri ile kandıracağınıza, gerilimin ağa babasının yaşandığı Türkiye’ye gönderin. Bağışıklık sisteminin dünya ortalamalarını altüst ettiği Anadolu insanından çok şey öğrenecekler…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ