Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
.

"Kan kırmızı"

, kategorisinde, 23 Eyl 2013 - 18:45 tarihinde yayınlandı

GUVENBanvit ile özdeşleşen geleneksel TÜBAD turnuvasını bu sene ilk kez Bandırma Kırmızı da düzenledi. Bir birinden heyecanlı maçlara ev sahipliği yapan Kara Ali Acar Spor Salonunda mutlu sona İBB takımı ulaşırken temsilcimiz Bandırma Kırmızı maalesef maç kazanamadan turnuvayı sonuncu sırada tamamladı. Katılımcı üç takımda izlediğimiz kadarıyla ligin üst sıralarını zorlayacak iyi takımlar. Diğer takımların durumunu bilmemekle beraber bu sezon için İBB ve Ankara DSİ takımlarının şampiyonluk için kıyasıya mücadele edeceğini söylersek kesinlikle abartmış olmayız. İstanbul Büyükçekmece takımın da ilk sekiz arasında yer alması kuvvetle muhtemel.
Her üç takımda ciddi yatırımlar yapmışlar. Bunlardan İBB kadrosu itibariyle sanki bir adım önde. Dört beş oyuncudan oluşan uzun rotasyonun yanında kısa oyuncuları da çok iyi. Hücum opsiyonları geniş. Boyalı alanda etkili oldukları kadar orta mesafe ve üçlük atışlarda da başarılılar. Savunma sertlikleri vasatın biraz üzerinde olsa da onlara maç kazandırmaya yeter. Ankara ekibi de takımı Ligin tecrübeli antrenör lerinden Altar Tunçkol’a teslim etmiş ve basketbol severlerin yakından tanıdığı Kambala’yı transfer etmişler. İlk gün Kırmızı’yı yendikten sonra ikinci gün Büyükçekmece’ye uzun süre önde oldukları bir maçta yenilmeleri benim için açıkçası sürpriz oldu. Üçüncü gün oynanacak İBB maçının da son dakikaya kadar kopmayacağını hatta sonucun son topa kalacağını düşünüyordum. Nitekim de öyle oldu. Son saniyelere üç sayı önde girdikleri halde basit bir hata ile rakibe kolay bir üç sayılık atış sansı verince maçı uzatmaya götürdüler ve kazanabilecekleri bir maçı kaybettiler.
Turnuvaya katılan üç takım da iki yabancı ve birinci lig tecrübesi olan oyunculardan kurulu takımlarla mücadele ederken kadrolarında rotasyona giren bir tane bile genç oyuncu yoktu. Bandırma Kırmızı’ya baktığımızda ise tam tersi olarak ne yabancı oyuncu ne de tecrübeli bir oyuncu yoktu. Takımın Can Özbek dışında tamamı altyapıdan gelen genç oyunculardan kurulu. En yaşlısı da bildiğim kadarıyla yirmili yaşlardaki Burak Şaşmaz. Hal böyleyken bu gençlerden daha fazlasını beklemek abesle iştigal olur.
İlk gün maçları için salona gittiğimde Bandırma Kırmızı’nın rakipleri karşısında hiç bir varlık gösteremeyip resmen ezileceğini düşünmedim desem yalan olur. Fakat bu gençler beni mahcup etti. Deyim yerindeyse en küçüğü kan kırmızı. Turnuva sonunda en iyi basketbol oynayan ve en iyi savunma yapan takım hiç galibiyet alamamasına rağmen kesinlikle Bandırma Kırmızı idi. Sergilemiş oldukları mücadele takdire şayan olmakla birlikte bir yere kadar yeterli oluyor. Zira basketbol yakın temasın sıkça yaşandığı ve aynı zamanda da güce dayalı bir spor. Eskilerin dediği gibi zor oyunu bozarmış. Bir tarafta iki yüz kiloluk Kambala karşısında gencecik bir fidan! Buna rağmen bizim gençler asla geri adım atmadan ellerinden gelenin en iyisini yapma gayretindeler. Bandırma Kırmızı belki maçlarını kaybetti ama asıl misyonunu yerine getirdi. Bu takımdan en az üç beş oyuncu Banvit’e ve Türk basketboluna kazandırılacaktır.
Avrupa Şampiyonasında hüsrana uğrayan Milli takımın göze batan en büyük sıkıntısı oyun kurucu mevkiindeydi. Banvit altyapıya verdiği önem ve Pilot takımı sayesinde bu sıkıntıyı yaşamayacaktır. Şu anda A takım kadrosunda yer alan Şafak Edge hem Banvit’in hem de Milli takımın gardı olma yönünde hızla ilerliyor. Onun ardından da Tolga Geçim geliyor. Bir iki sene sonra bir talihsizlik olmadığı takdirde o da A takıma geçecektir. Yine 96 jenerasyon un dan dan olduğunu öğrendiğim ve ilk kez seyrettiğim Can Ulusoy için yorum yapmak çok zor. Çünkü önü çok açık bir oyuncu. Ya Avrupa’nın sayılı gardlarından olur ya da kaybolup gider.
Banvit altyapı oyuncularının seçiminde de eskiye oranla daha isabetli kararlar vermeye başladı. Bu manada dikkat çeken diğer oyunculara da bir parantez açmakta yarar var. Metehan Akyel ve Mert Ciner de dikkat çeken diğer oyuncular. Beni asıl şaşırtan Taner oldu. Onun büyük bir ihtimalle gönderileceğini düşünüyordum. Fakat inanılmaz aşama kaydetmiş. İlk iki maçta vasat bir görüntü sergilese de son maçta onu çok beğendim. Orta mesafe şutu onun için büyük avantaj. Basketbolda uzun oyuncuların gelişimi kısalara göre daha geç oluyor. O henüz on sekiz yaşında fakat olması gerekenden daha ileri seviyede ve maçlarda süre alabilecek yeterliliğe gelmiş görünüyor.
Netice itibariyle bir kaç hafta sonra lig başlıyor. Mevcut kadroyla Bandırma Kırmızı’nın işi zor. Fatih ve Cenk’in de katılmasıyla takımın daha da güç kazanacağı muhakkak fakat yeterli olur mu? Öncelikli hedef kümede kalmak olsa da bu gençlerin ne yapacağını önceden kestirmek gerçekten zor…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz