Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
.

Kalemimiz Satılık Değil! (Önder Balıkçı)

kategorisinde, 18 Kas 2013 - 16:10 tarihinde yayınlandı

balikciGazetecilik, eğer hakkını vererek yaparsanız, zor meslektir. Çünkü ülkemiz, yeterince eleştiri kültüründen yoksundur. Kimse eleştirilmek istemez, tam tersine hep övülmeyi arzular.

“Bandırma CHP’de akıl tutulması” başlıklı yazım nedeniyle başta sağduyu sahibi CHP’liler olmak üzere çok kişiden övgü aldım. Sadece ve sadece iki isim, Dursun Mirza ve Metin Ok, telefonla arayarak, yazımla ilgili eleştirel düşüncelerini, saygılı bir dille açıkladılar. Mirza, yazımın bazı bölümlerine katılıp, bazı bölümlerine katılmadığını, örneğin, 2004 yılında, CHP Genel Merkezi’nce Bandırma Belediye Başkan adayı gösterilip, kaybettiği seçim öncesinde, parti üyeleri arasında yapılacak eğilim yoklamasını istemediği şeklindeki iddiaların kesinlikle doğru olmadığını, adaylık mücadelesini, kimseyi karalamadan, centilmence gerçekleştirdiğini öne sürdü. Bandırma Belediye Başkan aday adayı olup, geçtiğimiz günlerde, 30 Kasım’da yapılacak eğilim yoklamasına katılması CHP Genel Merkezi’nce engellenen Metin Ok da, yazımda yer alan, eğilim yoklamasına alınmamasının, kendi memleketlisi ağırlıklı 20-30 kişi tarafından protesto edildiği şeklindeki değerlendirmemin, yanlış anlaşılabileceğine değinirken, “Eylemin doğru olup olmadığı tartışılabilir ama bu eylemde bulunanların hiçbiri benim memleketimden değildir. Bu hassas konu yanlış anlaşılabilir ” dedi. Sayın Mirza ve sayın Ok, demek ki böyle düşünüyorlar, onların değerlendirmelerine de yer vermek boynumun borcu.

Gazetecilik, nankör mesleklerin başlarında gelir. Bir dönem davranışlarının doğruluğunu övdüğünüz kişileri, daha sonraki dönemlerde yanlış gördüğünüz davranışları nedeniyle eleştirdiğinizde, hemen tepkiyle karşılaşırsınız. Bunu Mirza ve Ok için söylemiyorum. Genel anlamda bu böyledir, ülkemizde. Buna kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve müdürleri de dahildir.

Bir de, şu yanlışa düşülür. Bazılarının yanlış davranışlarını eleştirdiniz mi, o kişiler, hemen sizi başkasının yanında yer almakla suçlayarak, işin içinden sıyrılmaya çalışırlar. Oysa siz, bir partinin, bir kurum veya kuruluşun genel çıkarlarından söz ediyorsunuzdur, anlamazlar, daha doğrusu anlamak istemezler. Çünkü, sizin sözünü ettiğiniz genel çıkarlar, onların kişisel çıkarları, beklentileriyle örtüşmemektedir.

Gazeteciliğin kaderidir bu.

Peki, ne mi yapacağız? Tabii ki, bugüne dek yaptıklarımızı! İnandığımız doğruları yazmayı…

Allah’a şükürler olsun ki, bugüne dek kalemimizi kimse kiralayamadı veya satın alamadı…

Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz