Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Kadınlarımız Yönetimlerde Görev Almalıdır

, kategorisinde, 13 Şub 2013 - 11:59 tarihinde yayınlandı
sakarya escort
sakarya escort
webmaster forum
sakarya escort
nevşehir escort
kayseri escort
kayseri escort
konya escort
denizli escort

ERHAN GOCMENGeçtiğimiz günlerde ülkemizde kurulu bankalarda çalışanlar hakkında yapılan bir araştırmada bankalarda çalışan bayan sayısının 2012 yılı itibari ile bankalarda çalışan erkek nüfusunu geçtiği belirtiliyordu. Yaklaşık 190 bin dolaylarında olan toplam çalışan nüfusun % 50,1’nin kadınlarımız olması, kadınlarımızın çalışma hayatında süratle merdivenleri tırmanmakta oldukları gerçeğini bizlere işaret ediyor diyebiliriz.
Elbette çok sevindirici bir haber ama keşke bu haberi diğer bir çok çalışama alanında da işitebilsek. Örneğin siyaset alanında, eğitimde, spor da ve diğer pek çok sosyal çalışma alanlarında kadınlarımızı yönetim kademelerinde görebilsek diyorum. Kolay mı derseniz bence de çok zor çünkü erkek egemen türü bir toplumsal alışkanlığı kendisine yakıştırmış bir toplumda bu şekil değişimlerin zor olacağını gerçekten iyi biliyorum ama imkasız da olamayacağına inanıyorum.
Örneğin ilk ve orta okullarımızda kadın müdürleri sayımızın neden artırılamadığını hep sora gelen birisi olarak görev yaptıkları bankaları başarılı olarak yöneten kadınlarımızın neden okul müdürleri olarak çokça göremediğimizi de bilmemiz gerekiyor.
Aslında bu konuda söylenebilecek çok şeylerin olduğunu da iyi biliyorum. Örneğin ev yaşamından söz ederken hayatı paylaşım noktasında biz erkekler olarak boş zamanlarımızın değerlendirmesini yaparken daha bencil davrandığımızı söyleyebiliriz. Bu bağlamda evimizin tüm yükünü çaktırmadan kadınlarımızın üstüne yıkarken de onların da sosyo- kültürel ihtiyaçlarının olabileceğini çok da fark edemediğimizi düşünüyorum. Örneğin en başta bulunduğu çevresinin siyasal ve sosyal olarak tanınması, başta yerel gazeteler olmak üzere gazete ve dergilerin okunması, arkadaş ilişkileri, çocuk eğitimi, veli olarak öğrenci takibi gibi değişen çağımızın önemli ihtiyaçları olarak değerlendirdiğim bu çeşit çalışmalardan uzakta kalmanın ev kadınlarımız üzerinde öncelikle kültür birikimini önleyici ve de en önemlisi, ev işlerinin yoğunluğu ile çocuklarına bir BAŞ ÖĞRETMEN gibi hizmeti sağlayabilecek bilgi ve görgüden yoksun kalabileceklerini düşünüyorum.
Aslında ağaç yaşken eğilir atasözünden hareketle çocuklarımızı geleceğe hazırlarken 3-7 yaş arasının eğitimde gerçekten çok önemli olduğunu söyleyen uzmanlarımızı dinlerken sağlıklı bir eğitim için anne- veli katkısının da çok önemli olduğu ifade edilmekte. O zaman sorum şu; annelerimizin yetişmesi nasıl olacak acaba?
Konuyu fazla genişletmeden gelmek istediğim meseleyi tek cümleyle ifade etmek istersem eğer cümlem şöyle olacaktır. Türk kadını evinde olduğu kadar mutlaka siyasal ve sosyal alanda da en az erkekler kadar yer alabilmeli ve sorunlar karşısında da görüşlerini açıkça söyleyebilmelidirler. Dolayısıyla her gün biraz daha evine kapanan kadınlarımızla sokaklarda yakındığımız hal ve hareketlerimizi düzenlemede sadece biz erkekler olarak etkili olamayacağımızı düşünüyorum.
Sonuç olarak erkek egemen dediğimiz tek kutuplu sosyal yaşamımızdan kadın ve erkeğin olabildiğince yan yana olabildikleri sosyal bir yaşama merhaba diyemediğimiz sürece çağdaş bir yaşamı yakalayabileceğimizi asla düşünemiyorum.
Elbette çok zor bu söylediklerim. Baktığımız zaman erkek egemenliğinde yüz yılları geçirmiş bir toplumun bu tarz değişimleri çok kolay yapabileceğini düşünemiyorum açıkçası ama devam ettiğini de düşünürsek eğer aynı sorun ve de aynı yakınmalarla yıllarımızı geçireceğimiz açıktır.

escort sakarya
adapazarı eskort
escort sakarya
escort sakarya bayan
escort sakarya
escort sakarya bayan
escort sakarya
escort sakarya bayan
escort sakarya
serdivan eskort bayan
izmit eskort
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz