Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Kabus Gecesi

, kategorisinde, 21 Şub 2013 - 20:29 tarihinde yayınlandı

GUVENGeçen sene olduğu gibi bu sene de Top 16 rüyası kabusa dönüştü. Grup lideri olarak gittiğimiz Karadağ’dan maalesef grup üçüncüsü ve elenmiş olarak döndük. Eurocup verilerine göre her iki takımın istatistikleri karşılaştırıldığında rakibimize karşı açık ara önde olduğumuz halde farklı kaybettik. Üstelik sekiz sayıya kadar yenilmemiz halinde dahi gruptan çıkacağımız düşünüldüğünde bu trajedinin öz eleştirisini mutlaka yapmamız gerekir.
Her zaman iddia ettiğim bir husus vardır. O da maç başlamadan kazanılır veya kaybedilir. Maç başladıktan sonra yaşananlar ve sahadaki mücadele istisnalar hariç formaliteden ibarettir. Buna göre maç başlamadan kazandığın maçı tesadüfen kaybeder, kaybettiğin maçı ise tesadüfen kazanırsın.
Büyük bir merak ve heyecanla beklediğimiz maç rakibin sekiz sıfırlık serisiyle başladı. Hemen yedi sıfırlık bir seri ile cevap verip 11-11’de eşitliği yakalasak ta ilk çeyrek 17-14 bittiğinde bir şeylerin ters gittiği belliydi. Nitekim ikinci çeyreğe Serkan’ın basketiyle girip farkı bir sayıya indirdikten sonra çeyreğin son dakikasına kadar neredeyse sayı üretemedik. Hücumlardan sürekli boş dönmemiz rakibe moral olup hücumda coşmalarını sağlarken bizi demorelize edip savunma direncimizi kırdı. Devre bittiğinde soyunma odasına on beş sayı farkla yenik giderken rakibimizin de maçı kazanacağına dair inancını kamçılamış olduk.
Aslında bu fark basketbol adına kapatılamayacak bir fark değildi. Ne var ki ortaya koyduğumuz mücadele bu maçın geri döneceğine dair en küçük bir umudun olmadığını gösteriyordu. Tek şansımız Lyubersty takımın alacağı üç beş sayılık bir galibiyete kalmıştı. Onarlın da turu geçmesinin en temel koşulu bizim galibiyetimiz olduğundan ilk yarıyı önde bitirmelerine rağmen bizim farklı geride olmamız belki de umutlarını kırdı ve maçı kaybettiler. Böylece iki deplasman takımı da kupaya veda etmiş oldu.
Maç sonu istatistikler ve başlama düdüğünden bitiş düdüğüne kadar geçen süreç dikkatlice irdelendiğinde bu sonucun nasıl ortaya çıktığı açıkça belli oluyor. Öncelikle Buducnost takımı dersine çok iyi çalışmış. Banvit’in rakiplerini içeriden oynayarak yıktığını ve dış atışları çok fazla kullanmadığını tespit etmiş. O halde galibiyetin yolu dış atışları riske edip her ne pahasına olursa olsun içeriden sayı bulmasına engel olacaksın. Gerekirse faul yapmaktan çekinmeyeceksin. Buducnost maç boyunca sadece dört kez serbest atış çizgisine gelirken Banvit tam 21 atış kullanmış. 3/15’lik üçlük ve 13/32’lik ikilik atış yüzdeleri de bu hesabın tuttuğunu gösteriyor. Banvit’in etkili olmasına rağmen dar kapsamlı hücum şablonunu kendi savunma anlayışına angaje etmeyi başaran rakip bu sayede savunma problemini çözerken kazanmanın ancak dış atışlarda ki yüksek yüzdeyle sağlanabileceğini anlamış olacak ki dokuz üçlük ve %47,4 isabet oranıyla amacına ulaştı. Banvit’in hücumlardan boş dönmesini fırsat bilerek o coşkuyla mesafe tanımadan ve el üstü dahil atmaya başladı. Bu sayede savunma dengesi bozulan Banvit bir türlü oyunun içine girip beklediğimiz geri dönüşü sağlayamadı. Neticede rakip, her ne kadar bizim ayarımızda olmasa da ilk gruptan çıkma başarısı göstermiş ve belli bir potansiyele sahip. İkinci çeyrekte aldığı avansı maç sonuna kadar iyi kullanıp istediğini elde etti ve bir üst tura çıktı.
Aslına bakarsanız onların maçı bu kadar kolay kazanmasına gerçekte biz sebep olduk. Rakibi yetmiş sayının altında tuttuğumuz halde kendi ortalamamızın çok altında hücum ettik ve Hücumdaki bu kısır döngüye ise bir türlü çözüm üretemedik. Demek ki kafa ve fizik olarak bu maça gerektiği şekilde hazırlanamamışız.
Neyse kazanmak ta kaybetmekte sporun doğasında olan bir olgu. Her ne kadar üzülsek de sağlık olsun demekten başka yapacak bir şeyimiz yok. Bazen işler öylesine ters gider ki ne yapsan olmaz. Talihsiz bir geceydi, yaşandı ve bitti. Tüm bunlar tecrübe hanemize artı olarak yazılacağından bundan sonrası için başarılar BANVİT…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz