UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 4,55 / Satış: 4,57
€ EURO → Alış: 5,34 / Satış: 5,36

İslam’a davet

İslam’a davet
  • 29.01.2018

Yüce Allah’ın güzel isimlerinden birisi el-Hâdi’dir. Bu isim hidayet veren, doğru yolu gösteren ve doğru yola sevk eden, yönelten demektir.
Bu ismin tecellisi olarak Yüce Rabbimiz kullarını yeryüzünde başıboş bırakmayıp onları hidayete eriştirecek sebepleri yaratmış, peygamberler ve kitaplar göndermiştir. Rabbimiz Kur’ân-ı Kerim’de hiçbir toplumu uyarıcısız bırakmadığını açıklamaktadır.

Peygamberlerin en önemli vazifesi tebliğ’ dir. Tebliğ peygamberlerin Allah’tan gelen vahyi ve mesajları insanlara duyurması anlamında kullanılan bir kavramdır ve tebliğ peygamberlerin sıfatlarındandır.

Peygamberimiz, uyarma ve tebliğ vazifesine peygamberliğinin ilk zamanlarında Şuarâ (Şairler) suresinin 214. ayetindeki “Önce en yakın akrabanı uyar” emriyle akrabalarından başlamıştır. Mekke halkını Safa tepesindeki İslâm’a daveti gözümüzle görmüş gibi zihnimizde yer etmiş bir sahnedir.

Müslümanlar da ilk günden itibaren çevrelerini irşad etmeye önem vermişlerdir. Peygamberimizin ashabından kabri Mekke’de Medine’de olanların sayısı oldukça azdır. Sebebi İslâm’ı yaymak, anlatmak ve davet için uzak coğrafyalara yollara düşmeleridir. İstanbul başta olmak üzere ülkemizde de onlarca sahabî medfundur.

Bir insanı hakikate davet, onun ahiretini kurtarmak demektir. İhanetleri sebebiyle Yahudilerin yaşadığı Hayber kuşatıldığı zaman Hz. Ali en önde hainleri öldürmek için atıldığında Peygamberimiz, Hz. Ali’ye: “Ey Ali, bir kişinin senin vesilenle hidayete erişmesi kızıl develerden daha hayırlıdır.” buyurmuştur. Kızıl deve o gün için insanların en çok arzuladığı kazançlardandır ve herkesin sahip olamadığı bir varlıktır.

Peygamberimiz henüz hicret etmeden önce Mus’ab b. Umeyr’i ve Abdullah b. Ümmü Mektum’u Medine’ye tebliğ vazifesi için göndermiştir ki peygamberimiz oraya varmadan önce Medine halkının çoğunluğu İslâm’ı kabul etmişti.

Anadolu’nun İslâm’la tanışması da peygamberimizin vefatından kısa bir süre sonra İslâm’ı tebliğ edenler aracılığıyla olmuştur.
Bugün bize düşen de mensubu olmakla onur duyduğumuz dinimizi en güzel biçimde anlatmaktır. En güzel tebliğ ise temsil iledir, yaşamakladır. İslâm’ın güzel ahlakıyla donanan insan çevresine ışık saçacak, onu tanıyanlar, dini onun aracılığıyla tanıyacak ve benimseyecektir. Ve zaten yaşanmadan anlatılan bir nasihat ve tebliğin de hiçbir faydası olamayacaktır. Yüce Allah Yahudi din adamlarını yaşamadıkları dini anlatmaya kalktıkları için kınamıştır.

Hz. Peygamber, ben ateşin başındaki bir adam gibiyim ki, kelebekler ateşe doğru yönelirler, adam onları ateşten korumaya çalışır buyuruyor. Hak dine inanmayan insanları ateşe girmeye çalışan kelebekler gibi düşünecek olursak, her Müslüman efendimizin yaptığı gibi ebedî cezadan, cehennem ateşinden ve günah ateşlerinden insanları korumaya çalışmalıdır.
Dini tebliğ edenlerin en çok dikkat etmeleri gereken şey üsluptur. Güzel, güzel bir şekilde anlatılmazsa insanlar güzelde sorun var zannedebilir. Dinî davette bulunanlar, yapacakları hataların dine zarar vereceğini unutmamalıdır. Dine leke bulaştıracak tavırlardan her mümin kaçınmalıdır ancak tebliğ vazifesini icra edenler daha hassas davranmalıdır. Din adına konuşan, yazan kimseler peygamberimizin davet metotlarını iyi bilmeli; örnek almalıdır.
Kaba, katı ve sert tutumlar insanları dine yaklaştırmaktan çok uzaklaştıracaktır. Peygamberimizin davetinin kısa zamanda Arap yarımadasının neredeyse tamamına ulaşması onun tarifsiz üslup güzelliği sayesindedir. Rabbimiz bu üslubu bizzat övmektedir:” Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi…”(ÂL-İ İmran(İmran ailesi),159)
Yine davette üslup nasıl olmalıdır Allahü Teala Nahl (Bal arısı) sûresinin 125.ayetinde açıklamıştır:” (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.”
Rabbimiz tebliğ vazifesinde her birimize muvaffakiyetler lütfetsin.
HALİM METİN

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ