izmir escort rokettube sex

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

İki Filmin anlattıkları ve gerçekler!

kategorisinde, 28 Mar 2013 - 21:05 tarihinde yayınlandı

İZLENME rekorları kıran iki film var…

İsrail’in özür dilemesini, öteki de İmralı görüşmelerini anlatıyor.

“Oslo süreci’ olarak adlandırılan müzakerelerin 2011’de kesilmesinden sonra 2012’de Ağustos ayına kadar götürüldüğünü konuyu takip edenler yakından biliyorlardır.

Suriye ve Irak’taki gelişmelerin ertesine rastlayan Öcalan ile MİT görüşmelerinin de orta kademede seyrettiği de malum…

Başbakan Erdoğan’ın, yapılan bu görüşmeleri kamuoyundan sakladığı iddiaları dolaşırken “İstihbarat örgütleri terör örgütleriyle her zaman görüşürler” dediğini de hatırlayalım.

O zaman, saklanan bir durum da söz konusu değilmiş!

Görüşmeler, orta derecede olsa da devam etmiş.

 

* * *

BAŞBAKAN’ın geçtiğimiz Eylül ayında yaptığı açıklamayı, filmi biraz geriye çevirerek izlersek görebiliriz…

Başbakan, görüşmelerin yeniden başlayabileceğinin sinyalini vermişti…

“Herhalde öyle birşeyler olabilir. Yani denecek yine, yine görüşülecek. Hakikaten buralardan bir netice alabileceğimiz umudu bizde netleşirse ona göre diğer adımları bu arada yine atarız. Yani biz şartları zorlayacağız” dediğini konuyu takip edenler TV haberlerinden izlemişlerdir.

Birden ne olduysa oldu, Başbakan “BDP ile görüşmeyiz” demeye başladı…

BDP milletvekillerinin Ağustos ayının 17’sinde PKK’lılarla Şemdinli kırsalında kucaklaşmaları Başbakan’ı kızdırmıştı.

Hatta Başbakan Erdoğan, AKP Grubunda yaptığı konuşmada BDP için “Ölü sevici” sıfatını da kullandı.

Bununla kalınmamıştı…

“Fezlekelerde alışılagelmişin dışında bir karar vermeyi düşünüyoruz” diyen de Başbakan Erdoğan’dı…

 

* * *

BAŞBAKAN idam cezalarını yeniden tartışmaya açtığını da hatırlıyoruz…

Öcalan hakkındaki idam cezasının kaldırılmasında rol oynayanları da eleştirmişti…

“İdamı kaldırmak suretiyle şu anda İmralı’da yatmaktadır. İlginç olan şey şu; bakın şu anda bir çok insanımız kamuoyu araştırmalarında “İdam yeniden gelsin” diyor. Temenni ederim ki, bunlarda zaman içeresinde taşlar yerine oturuyor, bunlarda yerine oturacaktır” sözleriyle, idamın cezasının yeniden gündeme getirilmesini ısıtıyordu…

Özetlersek, Başbakan Erdoğan öfkeli ve sert tonda konuştukları ile kapalı kapılar arkasında yapılan müzakerelerin gerçeklikleri birbirleriyle örtüşmüyor…

 

* * *

İKİNCİ film ise, Başbakan Yardımcısı Arınç’la ilgli…

Okumamış olanlarınız vardır diye, Mehmet.Y.Yılmaz’ın “Bir santim bile” mi dediniz? başlığını taşıyan yazısından bazı önemli satırlar…

“BAŞBAKAN Yardımcısı Bülent Arınç, İsrail’in Türkiye’den özür dilemesi ile ilgili konuşurken şöyle dedi:

Olayın üzerinden üç yıl geçti. Türkiye duruşundan bir santim geri adım atmadı. Zaman zaman iki şarta kadar teklifler yapıldı ama biz hepsinde direttik. konjoktür değişti demek ki karşı tarafta bu aşamaya gelindi.”

İsrail’in, Mavi Marmara katliamı nedeniyle Türkiye’den özür dilemesi, tazminat ödemeyi kabul etmesi, kuşkusuz ki önemli bir diplomatik başarıdır.

Ama bu başarıyı anlatırken gerçeklerden de uzaklaşmamakta yarar var. O zaman söylediklerinizin doğru oan kısımlarının da doğru olmayabileceği izlenimini uyandırıyor ki bir siyasetçi bundan kaçınılmalıdır.

Bülent bey “1 santim bile geri atmadık” derken gerçekleri olduğundan farklı bir kılığa sokmaya çalışıyor.

Türkiye geri adım attı elbette, bunu yapması da normaldi.

Geri adımın ilk Mavi Marmara’daki ölümlerin “İsrail askerlerinin kasti eylemi olduğu” görüşünden vazgeçilmiş olması.

İkinci geri adım ise Gazze’ye ambargo ve deniz ablukasının kaldırılması şartından vazgeçilmiş olmasıdır. Gazze’ye ambargo ve deniz ablukası devam ediyor.

Öyle görünüyor ki Gazze’nin insani yardımları alabilmesi, Türkiye’nin Hamas üzerindeki etkisini “saldırmazlık” yönünde kullanabilmesi ile mümkün olabilecek.

Arınç’ın son sözlerindeki son cümmle gerçeği açıklıyor, ama sadece “karşı taraf” açısından değil, iki taraf açısından da:

“Konjoktur değişti demek ki karşı tarafta bu aşamaya gelindi.”

 

Saygıyla, sağlıkla, sevgiyle kalın…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz