SON DAKİKA

ilkhaber
egazete

İBADETLERDE SAMİMİYET

Bu haber 03 Temmuz 2018 - 16:50 'de eklendi ve kez görüntülendi.
İBADETLERDE SAMİMİYET

Kıymetli okurlar,
İhlâs kavram olarak, şirk ve riyadan, batıl inançlardan, kötü duygu ve düşüncelerden, çıkar hesaplarından ve genel manada gösteriş arzusundan kalbi temizlemeyi, her türlü hayırlı faaliyete iyi niyetle yönelmeyi ve her durumda yalnızca Allah’ın rızasını gözetmeyi ifade eder. Kul gerek tutum ve davranışlarında gerekse sözlerinde yalnızca Allah’ın rızasını gözetmesi gerekir.
Kuşkusuz, ibadetlerin abdest, niyet, tekbir ve kıraat gibi zahiri şartları yanında bir de huşû, hudû ve ihlâs gibi bâtınî şartları bulunmaktadır. Örneğin abdestsiz namaz geçerli sayılmayacağı gibi ihlassız eda edilen bir ibadet de makbul olmaz. Buna göre, amellerin geçerli olabilmesinin iki şartı vardır. Birincisi, Allah’ın emrettiği şekilde yerine getirilmiş olması; ikincisi ise ihlasla yani yalnızca Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla yapılmış olmasıdır. Bu iki şartı birlikte taşımayan hiçbir amel Allah katında kabule şayan değildir. Dolayısıyla, ihlas ibadetlerin ruhudur. Çünkü her şeye değer kazandıran ihlastır. Hz. Peygamber de duaların ihlasla yapılmasını istemiştir. Peygamberimiz: “Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır…”
Çünkü Efendimiz(sav): “Allah Teâlâ sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz; kalplerinize ve amellerinize bakar.” Buyurmuştur. Kalpleri gören, kalplerden geçenleri bilen Âlemlerin Rabbidir. Kim neyi, ne niyetle yapar ona da en ince ayrıntısına kadar vakıf olan Allah. O zaman kul, önce kalbini düzeltmeli, riyadan arındırmalıdır.
Sevgili okurlar,
Beyyine suresinin 5.ayetinde Yüce Rabbimiz buyurur ki: “Halbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir”.
Kişi ihlaslı olarak yaptığı ibadetlerle kurtuluşa erecektir. Doğruluğun özel bir şekli olarak görülen ihlas, bazen niyet anlamında kullanılmaktadır.
Gerçek şu ki, ihlâslı olan kimseler Allah Teâlâ’nın yardımına mahzar olurlar. Kur’an-ı Kerim’de geçen “ıbâdullâhi’l-muhlesîn” ifadesinin, “Allah’ın yardımına mahzar olup hâlis dindarlığa ve hidayete eriştirilmiş olanlar” anlamına geldiği müfessirlerce ifade edilmektedir.
Yine Kur’an-ı Kerim’de bildirildiğine göre şeytan ihlâslı kişilere zarar veremeyecektir. Bu sebepledir ki Kur’an’da ihlâs peygamberlerin niteliklerinden biri olarak sayılmıştır. Ayrıca Kur’an-ı Kerim’in 112. suresine dinin temel ilkesi olan tevhidi en halis, en güzel şekilde dile getirdiği için ihlâs adı verilmiştir.
İnsanlar, iyilik yapabilecekleri gibi kötülük de yapabilirler. İyilik yapanlar bunun karşılığında mükâfât elde ederler; kötülük yapanlar ise günah işlemiş olurlar. Dolayısıyla kişi Kur’an-ı Kerim’de buyurulduğu gibi zerre miktarı hayır işlerse veya zerre miktarı kötülük işlerse kıyamette onları görecektir. Ve niyetleri de tartıya çıkacaktır.
Ne mutlu amellerine şirk ve riya gibi kirleri karıştırmayanlara!
Allah’a emanet olunuz.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA