UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,88 / Satış: 3,89
€ EURO → Alış: 4,57 / Satış: 4,59

Hüzünlü on kasım!

Hüzünlü on kasım!
  • 09.11.2017

10 Kasım 1938- Perşembe günü saat dokuzu beş geçe, Ülkemizi, Türkiye’mizi düşman işgalinden temizleyip kurtaran, CUMHURİYET’imizi kuran Büyük önder GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ümüzü kaybettik, Allah’ın (cc) Rahmeti ve Mağfireti üzerine olsun, Hüznümüz ve acımız büyük, Onu unutmadık, Unutmayacağız, Ulusça başımız sağ olsun.
O aramızdan ayrıldığında ben 14 aylık bir çocukmuşum, birkaç yıl sonra gördüklerim aklımda yer etmeye başladığında, Aile fertlerimizin ve komşularımızın zaman zaman bir araya gelip nedenini bilemediğim ağlaştıklarını görür ve çok üzülürdüm.
Biraz daha büyüyüp ilk Okula başladığımız yıllarda, ATATÜRK’Ü tanımaya başlayınca, 23 NİSAN, 19 MAYIS, 29 EKİM gibi, Çocuklara, Gençliğe ve Ülke İnsanına, Milletine armağan ettiği, Ulusal bayramların yıl dönümlerinde, en çok da ON Kasım’da ATATÜRK’ün adını duyduklarında, İnsanların, Hane halkından birisi ölmüş gibi, ağladığına tanık olmaya başlamıştım.
Okul sonu Okulumuzun geniş sahneli büyük salonunda, 4. ve 5.sınıfların rol aldığı, geleneksel olarak yapılagelen Müsamereler ilgiyle izlenirdi, 1940 lı yılların içinde, Henüz Ülkemizde savaşın izleri silinmemiş, Barut kokusu dağılmamış, Vatan uğruna Erini, Evladını Şehit veren, EŞ’lerin ve ANA’ların acıları ateşleri henüz yüreklerinde sönmemiş, küllenmemişken, ÇANAKKALE’DE, SAKARYA’DA, DUMLUPINAR’DA, İNÖNÜ’DE, AFYON OVASINDA, TINAZTEPE’DE Zaferlerle taçlanan KURTULUŞ Savaşlarımızı temsil eden ve içinde “DUR YOLCU” Şiirinin de bulunduğu, Dramatik bir oyunu sahnelemiştik.
Sahnede temsili bir mezar, Erzak çıkınını bir ucuna taktığı değneğini omuzuna almış kendi halinde bir yolcu, Tam Mezara yaklaşırken, Kulisten, perde arkasından GÜR ve Davudi bir sesle irkilir ve başlar titremeye.
“DUR YOLCU, BİLMEDEN GELİP BASTIĞIN BU TOPRAK, “BİR DEVRİN BATTIĞI YERDİR, “EĞİLDE KULAK VER, BU SESSİZ YIĞIN, “BİR VATAN KALBİNİN ATTIĞI YERDİR!. Diye devam eden oyunda bizleri seyreden köy halkının o salonda sesle ağladıklarını unutamıyorum.
Bu gözyaşlarının nedenini daha sonraları ancak idrak edecektik “ATATÜRK” yoktu artık. Ve biz yetim kalmış gibiydik.
O yıllarda evlerimizdeki gaz lambalarının cılız ışığını bile dışarıya sızdırılmayacak şekilde geceleri “KARARTMA” programları uygulanıyor ve düşman uçaklarından saldırılar olabileceği konuşuluyordu.
Henüz 16 – 17 Milyon nüfusa sahip Genç Türkiye Cumhuriyeti emekleyerek ayağa kalkmaya çalışıyordu, o dönemde büyük köylerde en son iletişim teknolojisi olan az sayıda Bataryalı radyolar vardı ve ancak bu yolla Dünyada devam eden savaşlardan, Ülkemizdeki gelişmelerden haberdar olabiliyorduk, savaş endişesi taşıdığımızda onu hatırlıyor, onun telkinlerine inanıyor ve Cumhuriyete güveniyorduk.
Milletini teskin ve teselli etmesini bilen Büyük Önder ATATÜRK şöyle demişti. “BENİM NAÇİZ VÜCUDUM, ELBET BİR GÜN TOPRAK OLACAKTIR, ANCAK, TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR”.
“BENİ GÖRMEK DEMEK, MUTLAKA YÜZÜMÜ GÖRMEK DEĞİLDİR. BENİM FİKİRLERİMİ, BENİM DUYGULARIMI ANLIYORSANIZ ve HİSSEDİYORSANIZ BU KAFİDİR”. TÜRK halkı seni her geçen yıl daha iyi anlıyor ATAM.
Bir Ülkenin onur ve haysiyetini koruyarak, Çağdaş ve örnek bir CUMHURİYET haline getirilebileceğini bütün Dünyaya gösteren ve bunu tarihe altın harflerle yazdıran Büyük ATATÜRK, sen ve silah arkadaşların Milletinin gönlünde ebedi yaşayacaksınız, bizlere emanet ettiğiniz CUMHURİYET de sonsuza dek yaşayacaktır. Rahat uyuyun Allah(cc) Mekanınızı Cennet eylesin, Amin. Esen kalın…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ