Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

“Gençlere siyasette sorumluluk verilmeli”

, kategorisinde, 16 Tem 2013 - 20:59 tarihinde yayınlandı

DSC_0472

Necdet Mancılık’ın hazırlayıp sunduğu Radyoilkhaber ve İlkhaber web tv’nin tartışma programı Günün Konukları’nda Salı gününün konuğu AK Parti Yerel Yönetimler Birim Başkanı Bora Öziş oldu. Saat 14:00’den itibaren 99.1 Radyoilkhaber ve İlkhaber Web Tv’de Necdet Mancılık’ın sorularını yanıtlayan Öziş, Sosyal Medya’dan ve sitemiz aracılığı ile gelen izleyici sorularını da es geçmedi.

12 Eylül döneminin ardından 80’li yıllardan itibaren gençlerin kasten siyasetten uzak tutulduğuna dikkat çeken Öziş, “Gençleri siyasete nasıl kazandırırız?” sorusuna “Gençlere sorumluluk vererek siyasete kazandırabiliriz. Gençler pekala idareci, karar alıcı olabilirler. Çalışanımız genç, üretenimiz genç ama temsil eden siyasetçimiz genç değil, bu değişmeli.” şeklinde cevap verdi.

Öziş’in açıklamalarından önemli satır başları söyle:

“Siyaset hizmet aracı”

10 yıla yakın süren DSP döneminin ardından yaklaşık 2 yıldır siyasete Ak Parti’de devam ediyorum. Tabii bu kararım ilk etapta biraz farklı karşılandı. Şeklen bakıldığında DSP nerede, Ak Parti nerede diye bir algı oluşuyor. Bana göre öyle değil, siyaseti insanlara hizmet için bir araç olarak görüyorum. Ak Parti’nin oylarına bakarsak Türkiye’nin her bölgesinden, her kesimden, her yaşam tarzından oy alabilen tek partidir. İktidarıyla kendi rüştünü de ispatlamış bir partidir Ak Parti. İktidarımızda sosyal demokrat politika olarak değerlendirilebilecek pek çok hizmet yapılmıştır. Örneğin TOKİ konutları, koruyucu aile ve evlat edinme sisteminin kolaylaştırılması, eğitimdeki reformlar, ücretsiz ders kitapları, hastanelerdeki büyük gelişim ve değişim, bunların hepsi toplum lehine, hizmet adına yapılması gereken şeyler.

“Entegrasyonum kolay oldu”

Cumhuriyet Halk Partisi ve başka partilerden de partilerine katılmam yönünde teklifler geldi. Hepsi bu ülkede en iyi hizmeti vermek adına kurulmuş değerli partilerdir. Ama ben kendi adıma kendimi daha iyi ifade edebileceğimi düşündüğüm Ak Parti’de siyaset yapıyorum.

Ak Parti kurumsal anlamda, yapısal anlamda belli prensiplere sahip bir parti. Güven ve huzur içinde katıldım, içim rahattı. Çok sıcak karşılandık. Daha ilk günden “Acaba benimsenemeyecek miyim?” sorusu gitti kafamdan. Yerel yönetimlerden sorumlu ilçe başkanlığı görevine getirildim kısa süre içinde. Ak Partili olmak, Ak Parti’de siyaset yapmak benim için bir onur. Ak Parti’nin kurumsallığı bana büyük güven veriyor. Entegrasyonum çok kolay ve rahat oldu. Bundan sonrası bizim için birlikte başarmak.

“CHP eski tip belediyecilik yapıyor”

Bandırma’lı artık farklı şeyler istiyor. Ufuk çizgisi genişledi. Kapımın önünden çöpüm toplansın, asfalt yapılsın gibi temel şeyler zaten her belediyenin görevi. Ak Parti dönemi bitip CHP’li yerel yönetim gelince Bandırma’da eski tip belediyecilik başladı yeniden. Bir denk bütçe ütopyası var. Hizmet üretmezseniz, yenilikler getirmezseniz borcunuz olmaz tabii.

“Büyükşehir Bandırma’nın il olmasını engellemez”

Bandırma – Biga hattındaki sanayi yatırımlarıyla beraber, sürekli yeni yatırımlar gelecek, Bandırma büyüyecek. Bütçesi 2 – 3 katına çıkmış bir belediyeden bahsedeceğiz artık. Kapanan İl Özel İdare personel ve tertibatı belediyeye geçecek. Hizmeti yerelleştirmek işin özü. Buna kimsenin itirazı olmaması lazım. Makine ve insan kaynağı çoğalmış, geliri çoğalmış bir belediyeyi herkes istemeli.

4. kuşak bir Bandırmalı olarak ailemin her ferdi gibi ben de Bandırma’nın il olmasını istiyorum. Büyükşehir yasası ile Bandırma’nın il olmasının önünün kapandığını düşünüyorum. Daha önce Yalova, Osmaniye gibi büyükşehir belediyelerinden kopup il olmuş yerler var. Zaten doğal süreç bu yönde gidecek, nüfus artışı ve gelişmeyle birlikte.

“12 Eylül apolitik kuşak yarattı”

Gençler siyasetten uzak tutuldu. Darbeler ne yazık ki bu ülkenin özgüvenini alıp götürmüştür. Korku ortamı ve kayıp nesiller oluşmuştur. Siyaseti gençleştirelim söylemlerinin bir türlü altının dolmamasının temel sebebi bu korku ortamı. Siyasetin hizmet boyutu değil de yolsuzluklar, çekişmeler ön plana çıktı hep. İnsanlar pasif siyaseti tercih ediyor. Kendi aralarında konuşuyorlar siyaseti.

“Göç Bandırma’da sosyal çatışma yaratmaz”

Büyümenin, gelişmenin, sanayileşip kentleşmenin doğal sonucu olarak kent göç alıyor, alacaktır. “Ben Bandırma’da yaşamaktan mutluyum. Bu şehrin değerlerine sıcak bakıyorum” diyebilmesi gerek insanların. Önemli olan bu, kimin Bandırma’da doğduğu önemli değil. Farklı bir şehir olduğumuzu düşünüyorum. Bandırma geliştikçe aramıza yeni katılan vatandaşlar da kolayca entegrasyon sağlayacaklardır.

“Gezi Parkı’nda işin boyutu değişti”

Gezi Parkı’nda iyi niyetle başlayan olaylar, çevre duyarlılığı eylemleri boyut değiştirerek bir sivil darbeye dönüşmüştür, hükümeti devirme girişimine dönüşmüştür. Bu eylemlerden ülkemizin ciddi anlamda zarar gördüğünü düşünüyorum. Ekonomi sekteye uğradı, huzur ortamı bozuldu. Bunu kullanmaya çalışan farklı gruplar oldu. Aklıselim galip geldi neticede yine. Çok değil işte 6 – 7 ay sonra seçimler var. Sandıktan çıkacak sonuç sadece Gezi Parkı değil hükümetin tüm icraatlarının halktaki yansımasını ortaya koyacak. Vatandaşlar tepkilerini sandıkta gösterebilirler. Sokak çatışmaları gündemimizden çıkmalı.

Yitirdiğimiz canlar var. Eskişehir’de mesela en son kaybettiğimiz arkadaşımız… Hiçkimse bunu tasvip edemez zaten. Keşke bu olaylar hiç olmasaydı. Bir polis kardeşimiz de hayatını kaybetti Adana’da. Üzüntümü ifade etmek istiyorum. Özeleştiri yapması gereken üst düzey yetkililer zaten o özeleştiriyi yaptı. Hükümet yetkililerinin açıklamalarını da takip ettim o dönemde. Özellikle Cumhurbaşkanımızın ve Genel Başkan Yardımcımızın aklıselim sahibi, anlayışlı açıklamalarını gördüm. O kitleler manipülasyona çok açıktı. Hiç olmamış şeyler olmuş gibi gösterildi. Halkı geren bir süreçti. Uygulamada polis hatalar yaptı, orantısız güç kullanıldı, çadırların yakılması yanlıştı, valimizin hataları oldu o anlamda, diyalogsuzluk vardı. Biz nasıl olsa bunu hallederiz diye düşünüldü. Daha sonra bunun özeleştirisini Vali Mutlu yaptı.

Bu ülke hepimizin. Hepimiz artık bu kültürü oturtmalıyız. Bu beraberlik duygusunu kaybetmemeliyiz. Önümüze gelen o kara senaryoları boşa çıkarmamız gerekiyor. Birbirimizle aynı düşünmüyor olabiliriz bu doğal ama bu ülkenin insanları olarak birbirimizi sevmek zorundayız.

“Ak Parti bir Türkiye koalisyonu”

Ak Parti benim nazarımda bir Türkiye koalisyonu olmuştur. Benim sosyal demokrat geçmişimi hiç yadırgamadan hizmet noktasında ne yapabilirize odaklanan, bana samimiyetle yaklaşan partidir Ak Parti. Acaba Bora’ya ne vaad edildi diye düşünen varsa, ben siyasete hiç bir zaman bu şekilde bakmadım. Böyle bir vaad olsa bile karşı refleks gösterirdim. Bana söylenen şu oldu: “Kendini en özgür şekilde ifade edebileceğin bir çalışma ortamı sunacağız sana”

“Gençleri siyasete nasıl kazandırırız?”

Sorumluluk vererek siyasete gençleri kazandırabiliriz. 24 yaşında bana ilçe başkanlığı verildi. Türkiye’de bu noktada ulusal basına da haber olmuştum. O sorumluluk beni siyasetin içinde tuttu. Bana o sorumluluk verilmemiş olsaydı belki siyasetten ben de kopabilirdim zamanla. Gençlere olan bakış açımızı değiştirmek gerekiyor başta. Gençler pekala idareci olabilirler, karar alıcı olabilirler. Eğer sorumluluk verilirse gençler bunun altından kalkacaktır. Çalışanımız genç, üretenimiz genç ama temsil eden siyasetçimiz genç değil.

“Spor tesislerinin durumu içler acısı. Buna rağmen sporcularımız başarılı”

Basketbolda güzel işlere imza atmaya başladık Bandırma Basketbol Kulübü ile. Gençlerimiz, kızlarımız güzel başarılara imza atıyorlar. Veteran takımımız da Balıkesir Kaplumbağa Ligi’ne katılıyor bu sene.

Bandırma’da spor tesislerinin durumu içler acısı. ŞMG Lisesi ve Fen Lisesi müdürlüklerine teşekkür ediyorum. Okul bahçesinde oynuyoruz. Bu çok acı. Bence en önemli konulardan biridir. Gençlere önem vermeyen bir yerel yönetim anlayışı geleceğine sahip çıkmıyor demektir.

Bir ilke de imza attık. Bir semt takımı olarak Cin Çukuru Amerikan Futbolu takımını kurduk. Üniversite hocalarımızla da konuştuk. Üniversite ligine girmeyi planlıyoruz.

Güreş takımımızdan kardeşlerimiz de şu an üniversiteyi bitirdiler, hayata atıldılar. Şehrimizde güreş sporu gitgide gündemden düşüyor. Bunu yenmeliyiz aslında, ihtisas kulübümüz var.

Bora Öziş belediye başkan adayı olacak mı?

Ak Parti’nin bir aday belirleme metodu var, Türkiye’nin her köşesinde bu metodlar kullanılıyor. Kamuoyu yoklamaları, parti içi temayül yoklamaları, milletvekillerinin bunu değerlendirmesi ve en son genel merkez kararı. Ben bu noktada kamuoyu ve parti içi temayülde yeterli güveni kazanırsam ilerlemeyi düşünebilirim. Benim şu an odaklandığım nokta ilçe başkan yardımcılığı görevim. Daha önce belediye başkan adayı olduğum için bu soru geliyor tabi, doğal. Ama dediğim gibi Ak Parti’nin kendi yöntemleri var.

Ben siyaseti neredeyse çocuk yaşta benimsemiş biriyim. Ama şunu ifade etmek istiyorum, siyaset eşittir insan, benim için hiç bir zaman hayatın tamamı değildir siyaset, önce insan gelir. 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz