UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,55 / Satış: 3,56
€ EURO → Alış: 3,87 / Satış: 3,89

FETÖ İHANETİNİN MASUMİYET VE MAĞDURİYET YAYGARALARINA KANMAYIN!

FETÖ İHANETİNİN MASUMİYET VE MAĞDURİYET YAYGARALARINA KANMAYIN!
  • 30.09.2016

Geçtiğimiz günlerde Balıkesir Valiliğinden yapılan resmi açıklamada şöyle deniyor:
“Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Emniyet Mensubu ve sivil sohbet hocalarına yönelik 20.09.2016 tarihinde başlatılan son dalga operasyonu çerçevesinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı oldukları ve örgüt tarafından örgüt mensuplarına daha önceki yıllarda Emniyet Genel Müdürlüğünce yapılan Komiser Yardımcılığı sınav sorularının sınavdan önce verildiği yönünde tespitler yapılan (11)’i aktif görevde (6)’sı ihraç, (3)’ü açıkta bulunan (20) Komiser Yardımcısı, (5)’i aktif görevde,(3)’ü açıkta, (1)’i ihraç (9) Polis Memuru ile (5) sivil sohbet hocası olmak üzere toplam (34) sahsa adli işlem yapıldı. (24) şüpheli tutuklandı. (8) şüpheli adli kontrol ile serbest bırakıldı. Dosya kapsamında (2) şüpheli firar olarak aranmaktadır. FETÖ/PDY terör örgütü başta olmak üzere kararlı mücadelemiz devam etmektedir.”
Bu ve benzeri operasyon açıklamalarını 15 Temmuz darbe kalkışmasından bugüne sürekli duyuyoruz, okuyoruz.
Sadece 15 Temmuz darbe kalkışması sonrası mı, hayır!
17/25 Aralık operasyonları sonrasında da benzer operasyonları duyduk, okuduk.
FETÖ BELASININ MİLADI ABD İLE İKİLİ ANTLAŞMALARDIR!
Hiç kimse merak etmesin, 2012 Şubat’ında da MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a yönelik FETO operasyonu ve 2015’de MİT Tırlarına yönelik FETO operasyonları sonrasında da devlet nezdinde benzer temizlik operasyonlarına tanık olduk.
Sonuç olarak, 2010 yılından başlayarak devlet içindeki FETOCU terör örgütüne yönelik adım adım gelişen ve 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişimi ile hızlanan temizlik tüm hızıyla sürüyor.
Bugüne kadar devletin en kilit noktalarına kadar sızmış, TSK, MİT ve Emniyet teşkilatında, HSYK ve eğitim de bir anlamda karargâh kurmuş kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan binlerce ve on binlerce insandan söz ediyoruz. Sivil yaşamdaki örgütlenmesinden söz etmiyoruz bile… Girmedikleri, yerleşmedikleri, düzen kurmadıkları delik yok!
İBADET VE TİCARET, İHANETİ GÖLGELEYEN MAKYAJDI!
Ne demişti FETOCU terör örgütlenmesinin yapısından ve niteliğinden söz ederken Cumhurbaşkanı Erdoğan?
– İbadet,
– ticaret ve
– ihanet..!
Evet, örgütle ilişkilendirenler ya ibadet nedeniyle ya da ticaret nedeniyle FETÖ’ye bulaşmış ve ilişki kurmuş insanlar. Bu kişiler genel olarak ‘cemaat’ veya ‘hizmet’ amaçlı bu örgütlenmenin içinde yer almışlar.
Örgütlenmenin ‘ihanet’ boyutu ise kaygı verici olmaktan öte bir ulusal güvenlik sorunu!
‘Cemaat’ ya da ‘hizmet’ amaçlı Fetullahçılığa soyunmuş olanlar, destek vermiş olanlar, özellikle 15 Temmuz darbe kalkışmasına tanık olduktan ve OHAL kapsamında devlet operasyonlara ve temizliğe başladıktan sonra hızla gemiyi terk ettiler.
FETÖ POTANSİYEL İHANET VE SUÇ ÖRGÜTÜDÜR!
Ancak, bu işte de bir gariplik olduğuna dikkat çekelim.
Çünkü siyasal iktidar ve devlet, temizlikte ve operasyonlarda 17/25 Aralık operasyonu sonrası FETÖ ile ilişkiyi kişilerin kesmesini şart koşunca, halka bir anda genişledi. Çünkü 15 Temmuz darbe kalkışması sonrası yaşananları görerek, ‘biz bunların böyle olduğunu bilmiyorduk’ diyenlerin birçoğu 17/25 Aralık operasyonunu da, MİT’e dönük hamleleri de kendi mecrasında doğal ve FETO için zorunlu görüyordu! Dert, Erdoğan ve AK Parti’nin, siyasal iktidarın bitirilmesi ve siyasal yaşamdan şu veya bu şekilde tasfiye edilmesiydi.
Eğer, 15 Temmuz da FETÖ, darbe girişiminde başarılı olsa idi, bugün derdest edildikten sonra, “böyle olacağını bilmiyorduk. Karşıyız. FETO’ya lanet olsun” diyenler FETOCU darbenin gönüllü savunucuları ve darbenin paydaşları olacaklardı.
Olmadı ve başaramadılar ya da beceremediler!
FETÖNÜN SAHİBİ ASALA’NIN DA HDP/PKK/PYD’NİN DE SAHİBİDİR!
Siyaset sosyolojisi ve sosyal psikoloji açısından ders konusu olabilecek günlere tanık olduk ve hala yaşıyoruz. Bir ülkede ve bir toplumda sınıflar ya da izm’ler arası iktidar mücadelesini ne kadar kendi içerisinde sertleşirse sertleşsin anlarım ama FETO’nun bir ‘cemaat’ ve ‘hizmet’ hareketinin siyasallaşması, toplumda kök salması, taban bulması bir yana bir başka ülkenin ya da ülkelerin istihbarat örgütlerinin farklı çıkarlarının doğrudan taşeronluğuna gönüllü olarak soyunması ve bir hareketin ajanlaşması başlı başına bir inceleme konusu!
Örgütün liderinin yıllarca ABD’de bir kentte FBI/CIA koruması altında yaşadığı yıllardır dillendirilip, yazılıp, çiziliyor.
Bu, ne hikmetse, FETO’ya ibadet ya da ticaret için bulaşanlara fazla dert olmadı! Aslında, FETO’nun yıllardır ABD/CIA ajanlığı yaptığı da kamuoyunda çok konuşulup, yazıldı. Bu da dert olmadı!
Aynı HDP/PKK/PYD/YPG gibi…
15 TEMMUZ DA ABD CIA VE NATO DEŞİFRE OLDU!
Bence, tam da bu nokta da devlet ve toplum olarak ciddi bir sorunumuz var. Dikkat ederseniz, FETO’nun örgütlenmesinde ve iletişiminde öne çıkan yöntemler genel ve temel olarak, bir istihbarat örgütlenmesi ve bu örgütlenmenin elemanları arası iletişim sistemine göre biçimlenmiş durumda…
ByLock ya da orada burada bulunan 1 ABD dolarları ne ya!?
Düşünün, günlerdir devletin istihbarat örgütü MİT, bunları deşifre etmeye, çözmeye, anlamaya çalışıyor!
Hadi bunlardan da vazgeçtik.15 Temmuz darbe kalkışması öncesi ve sonrasıyla FETOCU olarak bilinen isimlerin kaçtıkları ülkelere bir bakın! Kaçan, sığınan götürebildiği, taşıyabildiği, kaçırabildiği ne varsa götürüyor… Arada kaçamayıp, yakalananın ise ifadesi belli: “ 15 Temmuz’dan sonra gözüm açıldı. Zaten ibadet veya ticaret adına beraberdim. Kandırıldım. Bunlara lanet olsun!”
Yerseniz..!
ERDOĞAN, AK PARTİ VE FETÖ..!
Şimdi, kurt puslu havayı severmiş, deyişine uygun olarak, fırsat bu fırsat, FETÖ ile Erdoğan’ı siyasal iktidarı ve AK Partiyi ilişkilendirme çabaları var. Ne deniyor: “ Eeee bunları siz iktidarınızda beslemediniz mi? Biz söylemiştik, görmediniz mi? Bunlar sizin döneminizde büyümediler mi? Bunlarda dini referans olarak kullanıyor siz de, ne farkınız var? Laikliğin önemini şimdi anladınız mı?” gibi…
Başkan belirtelim: AK Parti’nin de, Erdoğan’ın da, siyasal iktidarın da FETO olayında dahli tabii ki var ve bunu dile getirip, milletten özür de dilediler zaten.
Yeterli mi, hayır!
Çünkü FETO bugünün ya da 14 yıllık AK Parti’nin icadı bir örgütlenme ağı değil! 40-50 yıllık bir vakadan söz ediyoruz. AK Parti’nin ya da Erdoğan’ın bu vaka ile yollarının ayrışması ve hesaplaşma süreci 2009’da başlıyor ve derinleşerek bugünlere taşınıyor.
BUNLAR FETO SEVER Mİ, ABD VE NATO SEVER Mİ?
Gariptir ve düşündürücüdür ki, Erdoğan ve AK Parti, iblisi devletin bünyesinden temizlemek için silkelendikçe, yakasını kurtarmaya çabaladıkça FETÖ, muhalefet partilerine yapıştı ve ittifak kurup, bir numaralı müttefikleri oldu!
Peki, Cumhuriyet tarihinde 40-50 yıl gelip geçen siyasi liderler, partiler, siyasal iktidarlar FETO vakasını hiç mi görüp, anlamadılar? Kuşkusuz, birçoğu en azından hissetti, gördü ama arkasındaki güç odağı nedeniyle ne dokunabildi ne de konuşabildi! Tam tersi, hemen hepsi, yine arkasındaki güç odağı nedeniyle destek bile verip, elleriyle besledi! Buna merkez sağın lideri Demirel de, Çiller ve Özal’da dâhil… Merkez solun lideri Ecevit ve Baykal da dâhil…(Aradaki isimleri saymıyorum.)
Peki, FETOCU örgütlenmenin arkasındaki bu güç odağı kim/millerdi?
Başta ABD/CIA ve NATO olmak üzere, AB ülkeleri ve İsrail/MOSSAD..!
TÜRKİYE, YENİ BİR ULUSAL GÜVENLİK STRATEJİSİ OLUŞTURMALI!
Bu nasıl mı oluyor derseniz, 2.dünya savaşı sonrası İnönü’lü CHP’den başlayarak Mustafa Kemal’in ve arkadaşlarının kurduğu devleti ikili antlaşmalarla ABD ve NATO’ya peşkeş çekenlere bir sorun!17/18 yaşındaki gençler boşuna yıllardır ‘Bağımsız Türkiye, Kahrolsun ABD emperyalizmi ve NATO’ diye bağırmadılar… Onlar genç yaşlarında gördü ve dünyaları bellendi ama toplum ve yönetenler göremediği gibi, görmezden, duymazdan gelip, ses verenlerin gırtlaklarına çöktü!
Çünkü FETÖ, NATO Gladiosudur!
NATO’nun Gladio örgütlenmeleri, ne mutlu diyemeyeceğim için üzgünüm, bu ülkeye ve topluma hiç de yabancı değil. Mustafa Kemal’in devleti, 1950 öncesinden başlayarak bunların elinde ve onlarca yıldır devleti de toplumu da hamur gibi yoğurmaktalar.
FETÖ, yoğurdukları devletin iblisi ve safrasıdır!
Bugünlük bu kadar…
Esen kalın…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ