Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
.

ESAS AMAÇ KURUMLARI KARŞI KARŞIYA GETİRMEKTİR!..

, kategorisinde, 17 Şub 2014 - 17:30 tarihinde yayınlandı

erhan gocmen (2)Her zaman ifade etmeye çalıştığım gibi aynı ağacın dalları ve yapraklarıyız ama her ne dense önümüze çıkan her tehlikeli olayda üzerinde bizlerde olsak ağacımızı koruma adına gerekenleri yapmaktan kaçınıyoruz. Siyaseten baktığımızda maalesef ortalık yine toz dumandan geçilmiyor. Ne acıdır ki bu toz duman arasında en fazla zarar görenlerde ne yazık ki göz bebeğimiz kurumlarımız olmakta. 7’den 77’ye her yaştan hepimizin hemen hemen her eleştirimizde kurumları hedef aldığımızı fark edemiyoruz.
En yakından en uzağımıza kadar gördüğümüz en küçük bir olumsuzluğu hemen genele çevirerek koskoca ülkemizi, koskoca kurumlarımızı hedef tahtasına oturtarak hiç de hak etmediğimiz algıların yerleşmesine sebep oluyoruz.. Aslında yapılan işlerin, eleştirilerin yıllardan beri yapılan aynı işler olduğunu ve esas amacın kurumlar arası bir kavganın oluşturulmasına yönelik art niyetli çalışmalar olduğunu maalesef bir türlü fark edemiyoruz ülkemizde.

Bakınız bir sağlık sorunu olsa hemen hastanelerimizi, bir sokak hadisesi olsa hemen polisimizi, askeri bir haber görsek hemen askerimizi, adliye vakalarında savcı ve hakimlerimizi, her hangi bir maçtaki hakem hatasını görsek hemen bütün hakemlerimizi, gazeteci ve yazar hatası olsa yine genellemeler yaparak bütün yazar ve çizerlerimizi, önümüze ne çıkarsa o konu hakkında belki de farkında olmayarak yeni bir algı derinliği yaratma peşindeyiz. Keşke gelişmiş ülkelerde yapıldığı gibi bireysel hataları kişisel olarak ortaya dökebilsek ama bu yol maalesef kullanılmıyor bizim ülkemizde. Ve çok daha kolaycı bir davranış türü olarak kurumlarımızı hedeflere oturtuyoruz.

Bunun en canlı örneğini geçtiğimiz ay MİT VE JANDARMA arasında yaşananlarda gördük. Bakın bakalım böyle bir şey her hangi bir dünya ülkesinde olmuş mu? Ülkelerin en gizli kapaklı olması gereken kurumları bizde maalesef ulu orta caddelerde dünya kamuoyu önünde sergilendiğine, afişe edildiğine tanık olduk.
Ne acıdır ki bazılarımız bu konulara daha da farklı bakıyorlar ve keşke daha ciddi şeylerde olsaydı gibi içinde bulundukları algıları da dışa vurmaktan çekinmiyorlar.. Bakın bakalım Yunanistan’a. Hiç kurumlarını hedef alan eleştiriler geliyor mu bizlere? Bakın bakalım binlerce insanımızın yaşadığı Almanya’ya, oralarda hiç bizim yaptığımız gibi Alman polisinin, Alman hastanelerinin genellemeleri yapılıyor mu? Her şeyi geçtik, adamlar trafikte hata yapanları bile şikayet ettiklerinde tebrik alıyorlar bizde ise hata yapanları değil hep Türk polisi olarak şikayetler ortaya yapılmakta..

Unutmayalım ki doktor ve sağlık çalışanlarıyla, mimar ve mühendisi ile, köylüsü, çiftçisiyle, subayı ve astsubayı ile, işçisi ve memuruyla, bilim adamı ve öğretmenleriyle üniversite ve okullarımız, gazeteci ve yazarlarıyla, hakimi ve savcılarıyla, genci ve yaşlısıyla, cahili ve eğitimlisiyle, görevlisi ve emeklisiyle, vekili ve bakanıyla, kaymakamı ve valisiyle binlerce yerleşim alanında iş yapan yaklaşık 80 milyona dayanan nüfusun içinde yaşadığı koskoca bir devleti göremediğimiz gibi ülkemiz bekası üzerinde oynanan oyunları da fark edemediğimizi düşünüyorum..

Bakınız zaman çok çabuk geçiyor. Bu günlerde geçecektir. Unutmayalım ki hiçbir siyasi ilelebet kalıcı değildir dünyamızda, olmamıştır da. Bu gün AKP vardır, yarın gider bir başkası gelir ve devran dönecektir bu şekilde. Ama Allah korusun bir ülkenin kurumları arasında hiç düşünmediğimiz  çekişme ve tartışmalar çıkarsa  bunun geleceğimize, bekamıza katkısı ne olur, işte bunu Allah bilir derim.

Lütfen, ne dünyayı ne de Türkiyemizi yakın çevremizle bir tutarak her şeyi değiştirebilme adına gücümüzü abartmayalım. İçinde milyonlarca insan, binlerce okul, binlerce cami, binlerce iş yeri ve binlerce hatta milyonlarca farklı fikir sahiplerinin olduğu devasa yapı hakkında iki laf ederken daima değiştirmeyi değil “KATKI YAPMAYI HEDEFLEYELİM” artık.
Sonuç olarak kurumlarımıza sahip çıkalım. Unutmayalım ki kurumlarımız geleceğimizin temel taşlarıdır. Onlara bir şey olması demek bizlere de bir şey olması demek gibi bir şey aslında. Ama onları yüceltirken, korurken de içlerinde varsa hata yapanlar onları da mutlaka eleştirelim ve de tartışalım ama dediğim gibi kurumsal değil kişileri hedefe alarak.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz