tempobet

izmit escort

gaziantep escort

hd film izle

canlı bahis siteleri canlı bahis kaçak bahis

ankara escort

izmir escort

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0,87
BIST 95.734
%0,24
Dolar 5,5795
%-0,08
Euro 6,1893
%-0,41
Altın 271,54
izmir escort escort bursa escort izmir escort antalya escort izmir porno izle porno türk porno izmir escort bursa escort travesti pornosu escort izmir
oriflame

maltepe escort

alanya escort

porno izle

1xbet jasminbet

"ERKEKLER RİSK ALTINDA"

kategorisinde, 14 May 2013 - 18:23 tarihinde yayınlandı

IMG_0870-Small

Radyo İlkhaber’de yayınlanan Günün Konukları programında Necdet Mancılık’ın konuğu bu kez Kent Konseyi Başkanı Uzman Dr. Selim Panç oldu. Panç, dinleyenlere kalp sağlığı ile ilgili bilgiler verirken Kent Konseyinin çalışmalarına da değindi ve dinleyicilerin sorularını yanıtladı. Uzman Dr. Selim Panç özellikle ortayaş ve üstü erkeklerin kalp krizi riski altında olduğuna dikkat çekti.

“Erkeklerde 40, kadınlarda 50 yaş üstü dikkat”

Necdet Mancılık: Sayın Selim Panç Radyo İlkhaber’e geldiğiniz için teşekkür ediyoruz. Hoşgeldiniz. Kalp nedir? Kalp hastalığı nedir?

Selim Panç: Kalp vücuttaki kirli ve temiz kanın dolaşımını sağlar. Günde 10 ton kan aktarımı yapar. Her atışta 150 cc kadar kan gönderir. Bunu güne göre hesapladığımızda 1 tır dolusu kan eder. Kalbin yükü ağırdır. 3 ana damarı, kapakları, kasları vardır. Bunlardan herhangi birinde sıkıntı olduğunda buna kalp hastalığı diyoruz.

Necdet Mancılık: Kalp krizi için bir yaş sınırı var mı?

Selim Panç: Yaş sınırı yok fakat belli yaşlarda daha sık görülüyor. Erkeklerde 40 yaş, kadınlarda ise 50 yaş üzerinde daha fazla görülüyor. Bazen genç sporcularda bile görülebiliyor. Dolayısıyla kesin bir yaşı yok ama risk grubu var.

Necdet Mancılık: Genelde krize neden olan sebepler nelerdir?

Selim Panç: En başta gelen nedeni sigaradır. Tüm hastalarıma söylüyorum. Sigara gerçekten başımızın belasıdır. Sigaranın içinde 2 bin çeşit zehir vardır. Karbonmonoksitten fare zehirien kadar herşeyi alıyoruz bünyemize sigarayla beraber. Kalpte damarların yapısı çok hassastır, 0.5 cm. kadardır çapı, bunun tıkanması çok kolay. Sigara gibi zehirli maddeler damar duvarlarında birikir ve bir bacanın kurumdan tıkanması gibi damarı tıkar. 1 numaralı düşmanımız sigara. Diğer önemli risk faktörü erkek olmak. Erkeklerde yaş ortalaması zaten kadınlardan düşük, koruyucu hormonlardan yoksun erkekler, bunun yanı sıra erkekler kendi sağlıklarına da dikkat etmiyorlar. Yüksek şeker de kan akışını bozar ve kanı etkiler. Kolesterol de yine önemli bir risk faktörü.

Necdet Mancılık: Bizim ve çevremizdekilerin kriz anında yapması gereken şeyler var mı? Neler yapabiliriz?

Selim Panç: Kalp krizi acil bir tablodur. Öncelikle kişinin kalp krizi geçirdiğini anlaması lazım. Kriz geçiren birisi ne hisseder? Soğuk terleme hisseder, halsizlik, göğüs çevresinde bir terleme, göğüs orta bölgesinde ağrı ve ağırlık hissi, bu ağrı kollara, boyna yayılabilir. Tansiyonda düşme ve bayılma da olabilir. Yalnızsak hemen ambulans çağırmalıyız, böyle bir imkan yoksa en yakındaki kişiye ulaşmalıyız. Derin derin öksürmek ve nefes almak bir parça yardımcı olabilir kalbin ritminin düzelmesinde. Kesinlikle ayakta durmamalıyız, oturmalıyız ya da uzanmalıyız.

Necdet Mancılık: Yakınlarımız ne yapmalı?

Selim Panç: Eğer aspirin verebiliyorsanız aspirin içirin, ölüm riskini %30 azaltır. Başının altına yastık konulmalı. Tansiyon düştüyse yükseltilmeli. Aspirin çok önemli, 300 mg çiğnetilmeli.

Necdet Mancılık: Taşikardi ya da kalp çarpıntısı dediğimiz durum nedir?

Selim Panç: Nabız hızının istirahat halinde 100’ün üzerine çıkmasına taşikardi diyoruz. Stres, çay, kahve, gizli guatr, gizli damar tıkanıklığı, ritm bozukluğu gibi sebepler olabilir. Mutlaka doktora başvurulmalı.

Necdet Mancılık: Kalp krizi geçirmiş bir kişinin tıbbi müdahaleden sonraki yaşamında ne yapması gerek?

Selim Panç: Kalp krizi bir kanser değildir, çaresiz bir durum değildir, bir kere atlattıktan sonra kalan hayatımızda dikkat edersek hayat kalitemizi düşürmeden yaşayabiliriz. Kesinlikle sigara içmemeliyiz, evde bizimle yaşayan eşimiz, çocuklarımız da içmemeli. Kesinlikle sigara terk edilmeli. Kalp hastası olan evde kesinlikle sigara içilmemeli. İlaçlar düzenli kullanılmalı, doktora düzenli kontrole gidilmeli. Düzenli yürüyüş de önemli. Günde en az 30 dakika tempolu yürüme, koşma değil. Gün ortasında değil, sabah ya da akşam serinliğinde yürünmeli.

“Hamurişine uzak, balığa yakın durun”

Necdet Mancılık: Bir dinleyici sorumuz var, Muharrem bey “Sayın Dr. Panç, kalp damarlarımızı korumak için ne şekilde beslenmeliyiz? hayvansal gıdalara mı bitkisel gıdalara mı ağırlık vermeliyiz? kilomuz nasıl olmalı?” diye sormuş.

Selim Panç: Bedenen çalışan insanların karbonhidrata, hamur işine ihtiyacı vardır. Örneğin bir inşaat işçisi bunu yakar, enerji alır karbonhidrattan. Masa başı çalışanların ise beyaz undan, karbonhidrattan uzak durmalı, şekeri mutlaka çok azaltmalıyız, çaylarda şeker kullanmamalıyız. Tuzu çok azaltacağız, tamamen tuzsuz değil az tuzlu yiyeceğiz, vücudun tuza da ihtiyacı var. Bir tatlı kaşığı değil de bir çay kaşığı tuz mesela yemeğe. Makarna, börek gibi yiyeceklerden yani hamurişlerinden uzak durmalıyız. Meyvamızı eksik etmemeliyiz. Mevsiminde meyva ne varsa onu yemeliyiz, çok önemli. Mutlaka mevsimsel sebzeler, salatalar soframızdan eksik olmamalı. Karışık salata, lahanasından, turbundan havucuna kadar bir karma salata olmalı her öğünümüzde. Yağı azaltacağız, yağsız et tercih edeceğiz, kasaba örneğin bana yağsız kıyma ver diyeceğiz, balık mutlaka haftada 2 gün yemeliyiz. Bandırma’da balık açısından şanslıyız. Balık gayet ucuz etle karşılaştırdığımızda. Kalsiyum, protein, Omega3, vitamin açısından balık çok zengindir. Yumurta da 2 günde 1 öneriyoruz.

Necdet Mancılık: 60’ın, 70’in üzerindeki insanlar da aynı şekilde mi beslenmeli?

Selim Panç: Tabii ki. Sebze, meyve, balık olmazsa olmazlarımız. Kiloya gelince, kilo karmaşık bir mesele, çok yönlü bir rahatsızlık, obezite ailede varsa bireyin kendisinde de olur büyük olasılıkla. Damak zevkinden vazgeçmek de çok zordur. Kilo vermek isteyen insanın spor yapması mutlaka şart. Daha fazla kalori yakmalısınız ki kilo veresiniz. Kesinlikle aç kalmamalısınız. Spor yapmadan kilo vermek mümkün değildir. Evde oturup TV izlemek varken çıkıp yürümek, terlemek, eve dönüp duş almak meşakkatli geliyor insanlara ama bu olmadan kilo veremeyiz. Yaşamımıza sporu sokmalıyız. En az 30 dakika yürümeliyiz. 20 dakikadan sonra yağ yakımı başlar. Porsiyonları küçültebiliriz. Daha küçük tabakları tercih edebiliriz. Ekmeği sınırlandırabiliriz. Doğal olan kepekli ekmektir. Beyaz ekmekte çok katkı maddesi vardır. Göze ve damağa daha hoş geliyor beyaz ekmek ama doğru olan, ideal olan, doğal olan kepekli ekmektir.

Necdet Mancılık: Sayın dr., kilo vermek ve sağlıklı olmak için sporun şart olduğunu söylediniz, çok aşırı kilolu bireylerin spor yapması da kalp açısından riskli değil midir? Örneğin 100 kilo üzeri bireyler uzun yürüyüşler, fiziki hareketlerden önce diyet yapıp biraz kilo verdikten sonra mı spora başlamalı? Ya da her kiloda spor yapılabilir mi? diye sormuş bir dinleyicimiz.

Selim Panç: Her vücudun kendi direnci vardır. 150 kilo insan ile 80 kilo insanın spor kapasitesi farklıdır zaten. Spor demekle kast ettiğimiz vücuda birden yüklenmek değil. Amaç kasları çalıştırmak. Her yaşta, her kiloda farklı oranda olabilir bu aktivite. Ek hastalıklar da olabilir, kalp ameliyatı olmuş bir birey de olabilir, biraz da kendimizi tanıyıp ona göre yürümemiz gerek. Yürüyebildiğimiz kadar, kapasitemiz kadar, kendimizi çok zorlamadan yapmalıyız. Her kademede kaslarımız kuvvetlenip alışacaktır zaten. Ana kural şudur, vücudu yormalıyız. İnsan vücudu kolay pes etmez, güçlüdür. Kasları çalıştırmazsak kaslar erir.

Necdet Mancılık: Peki eriyen kas yerine konulabilir mi?

Selim Panç: Tabii ki yine sporla kasları çalıştırıp kuvvetlendirebiliriz. Kaslar güçlendikçe yağ dokusu azalır. Gerekirse doktora da danışılabilir spor için.

Necdet Mancılık: Kalp ameliyatları ne gibi durumlarda gerçekleşiyor?

Selim Panç: Kalp kapak hastalıklarında ameliyat olabiliyor. Doğuştan delik olanlarda olabiliyor. By-pass ameliyatı yapılabiliyor. Kapakların görev yapmadığı durumlarda suni kapak yapılıyor. Bazı kişilere de doğal domuz kalp kapağı takılıyor, domuz kapağı insan kapağına en uygun kapaktır. İnsandan insana nakil olmuyor ama domuzdan insana nakil olabiliyor. Böyle ilginç bir şey var.

By-pass damarların görev yapar hale getirilmesidir. Kalbi besleyen üç ana damardan birinde ya da yan damarlarda tıkanıklık olabiliyor. Bu tıkalı damarların tıkalı bölgeleri devre dışı bırakılıp damar başka bir damara bağlanıyor, yani tıkanan bir yola tali yol açmak gibi. Stent ise özel yüzük gibi bir nesneyle by-pass’a gerek kalmadan damarın açılmasıdır. Damarı gergin tutar. Ömürlüktür, damarla bütünleşir.

Açık kalp ameliyatı ise göğsün ortasındaki kemiklerin açılıp kalbin dışarı çıkartılıp dışarıda işlem yapılmasıdır. By-pass da bir açık kalp ameliyatıdır, kalp nakli de, kapak değişimi de açık kalp ameliyatıdır. Doktor kalbi görerek yapar bu ameliyatları.

“Kadınlarda da zararlı alışkanlık artıyor”

Necdet Mancılık: Kadınlarda kalp hastalığına değinelim biraz da sayın Panç. Kadınlarda kalp hastalıkları ne şekilde ortaya çıkıyor ve seyrediyor?

Selim Panç: Kadınlar erkeklerden çok daha fazla dikkat ediyorlar sağlıklarına. Bir çok erkeğin hayatı kadınlar sayesinde kurtulmuştur. Kocalarını zorla getiriyorlar bazen doktora, bu sayede kurtuluyor sağlığı. Menopoza kadar kadınların kalp sağlığı çok iyi, özel östrojen ve testosteron dengesi kalbi koruyor. Menopoz sonrası ise risk eşitleniyor. Kadınlarda son zamanlarda zararlı alışkanlıklar arttı, sigara kullanımı ve obezite arttı. Kadınlarımızı evden çıkartıp egzersiz yaptırmalıyız, bu çok önemli.

Son yıllarda her ne kadar tartışmalı olsa da menopoz sonrası östrojen alımı bazı kadınlarda yapılıyor. Dışarıdan östrojen verilliyor. Ama menopoz doğal bi süreç, dışarıdan östrojen verdiğinizde vücudun özel dengesini bozuyorsunuz. Her doktor östrojen önermiyor, bazı hastalarda kullanılıyor sadece, son yıllarda eskisi kadar östrojen ilacı verilmiyor artık. Bunun yerine yürüyüş, sigarayı bırakma, dikkatli beslenme tavsiye ediliyor. Östrojen ilaçları kanser riski taşıyor.

Necdet Mancılık: Bir dinleyicimiz “Bayanlarımız arasında bugünlerde yoga çok revaçta. yoganın diğer sporlar gibi vücuda ve kalbe faydası var mıdır? kalp, tansiyon gibi rahatsızlığı olan ya da kilolu olan kişiler için de yoga uygun mudur?” diye sormuşlar.

Selim Panç: Kesinlikle yoga faydalıdır. Antidepresan bir özelliği de var.

Necdet Mancılık: Yine bir dinleyici sorusu, “Bayanlar evde yemeklerinde hangi yağları tercih etmeli? zeytinyağı gerçekten kalbe zararsız mı? doğal tereyağı için ne diyorsunuz?”

Selim Panç: Doğal olan herşey iyidir. Ancak miktarına dikkat etmeliyiz. Kızartma yapmamalıyız, fazla yağ tüketmemeliyiz, sabah kahvaltıda yağ yememeliyiz. Tavadaki et yemeklerinde yağsız tava kullanmalıyız. Ayçiçek yağında da katkı maddeleri olabiliyor. Doğal yağlar tercih edilmeli.

Necdet Mancılık: Küçük çocuklarla ilgili bir soru gelmiş. “Küçük çocuklarda da kalp hastalıkları görülebiliyor mu? bu durumdaki bir çocuğa evdeki hayatında nasıl davranmalıyız, tıbbi olarak nerelere başvurmalıyız? belirtiler çocuklarda nelerdir?”

Selim Panç: Kalp hastalığının derecesine, durumuna göre değişir tabii ki. Evdeki hayatıyla ilgili olarak, çocuğun hayatını fazla kısıtlamamalıyız. Çok özel bir durum, çok ileri bir durum varsa fazla efor sarf etmemeli belki ama daha hafif durumlarda çocuğun oynaması, sosyalleşmesi kısıtlanmamalı. Doktorla görüşüp çocuğun hareketleri ona göre belirlenmeli. Çocuğun psikolojisini bozmamak gerek.

“Araştırmalar şarabın damarlar için faydalı
olduğunu ortaya koyuyor”

Necdet Mancılık: Alkol için ne diyorsunuz peki sayın Panç?

Selim Panç: Alkol de çok tartışmalı. Günlük 50 cc.yi geçmemeli. Örneğin bira, viski, şarap, bunlar aynı kategoride, bunlar tercih edilebilir. Rakı biraz zararlı, toksikasyonu daha fazla. Türk insanı rakı seviyor ama şarap daha fazla tercih edilmeli. Sınırlamak lazım, 50 cc geçilmemeli. Herşeyin fazlası zarar. İçiyorsak eğer… Öneriyoruz anlamı çıkmasın.

Dünyada en uzun yaşayan toplumlardan biri Fransızlar. Fransızlar en çok şarap içen ülke. Fransızlar her gün mutlaka şarap içerler. Japonlar da uzun yaşıyor, onlar da çok balık tüketiyor. Bu araştırmalarda şarabın içindeki bazı özel maddelerin damar tıkanıklığını önlediği ortaya çıkmış. Ama bu illa ki için anlamında değil. Japonlarda da yosun, balık, deniz ürünleri yaygın. Bu deniz ürünleri de uzun yaşamda etkili, bu tesadüf değil.

Tıpta herşey 2X2=4 değildir. Bazı şeyler tartışmalı. Ama kırmızı şarap kalbin dostudur diyebiliriz.

Necdet Mancılık: Kadınlarda kalp krizinin belirtileri sorulmuş Aylin hanım tarafından. Mide hastalıkları ile alakasını soruyor.

Selim Panç: Mide rahatsızlığı yanıltabilir, sanki kalpten geliyormuş izlenimi yaratabilir. Kalp krizine bağlı mide sıkıntıları mutlaka başka etkilerle beraber seyreder. Soğuk terleme gibi diğer belirtiler de görülür.

Necdet Mancılık: Kalp hastalarının cinselliği nasıl olmalı? Özellikle erkekler bunu çok soruyor.

Selim Panç: Kalp hastalarının cinselliği kısıtlamalarını önermiyoruz, böyle bir şart yok. Yalnız, bazı erkekler yardımcı ilaçlar, haplar kullanıyorlar cinsellik için. Bu ilaçlar sakıncalı. Bunlar damarları genişleterek çalışır, bu da riskli olabilir. Kullanması gereken hastalarımız varsa bunlar doktorlar beraber karar verilmeli. Bir de şunu belirtmek istiyorum, tıpta hiç bir hastaya aynı şeyi söylemeyiz, her hasta farklıdır, bir hastamıza sen bunu kullan derken bazısına kullanma diyebiliriz, herkesin yapısı, risk faktörleri, yaşı farklı farklıdır. Ama ana kural, kalp hastaları cinsel yaşantılarını doğal yaşayabilirler, ama örneğin stent takılmış hasta 4-5 gün sonra normal yaşamına dönebilir, by-pass geçiren hastada bu daha uzun sürebilir, 1 ayı bulabilir. Hap kullanımında mutlaka doktora danışılmalı. Bazı kalp hapları da ereksiyonu bozabiliyor. Bunu da çekinmeden doktora sorabilmeli hastalarımız. Hasta hangi ilacın yan etkisi olduğunu bilemez. Biz de her hastaya sormuyoruz, hasta yanlış anlayabilir. Ama hasta kendisi doktora sorabilmeli.

“Sosyal paylaşım sitelerinde her
gördüğünüze inanmayın”

Necdet Mancılık: Dinleyicimiz Cengiz bey der ki “Sayın dr., sosyal paylaşım sitelerinde dikkat hayatınızı kurtarabilir gibi ibarelerle bazı görseller ve yazılar paylaşıp buralarda kalp sağlığı ya da başka sağlık konuları için sıcak su, limon vesaire ile ilgili tavsiyeler veriliyor. Bu tavsiyelere ne kadar itibar edilmeli? sıcak su ve limon bu kadar hayati öneme sahip midir?”

Selim Panç: Artık iletişim çok sınırsız hale geldi, o kadar çok bilgi karmaşası var ki. Çoğu ticari ya da kandırmaca olabiliyor. Bakın ben şunu gözlemledim; bütün doğadaki bitkiler, otlar kullanılıyor, reklamı yapılıyor, hastalara ben şunu tavsiye ediyorum, normal ilacınızı kullanın ve istiyorsanız bunun yanında ısırgan otunuzu da kaynatın bir zararı olmaz. Ama her gördüğünüz bitkisel ilaç reklamına kanmayın. Bunlara itibar etmemek lazım. Doktorla konuşmadan hiç bir şey almayın. Doktora sorduğunuzda doktor zaten karşı çıkmaz, sarımsak yiyeyim mi diye sorduğunuzda ye der ama kendi tıbbi ilaçlarınız da kullanmaya devam etmelisiniz.

Necdet Mancılık: Bir de bal olayı çıktı karşımıza bugünlerde. 5 kavanoz bal şu kadar TL diye.

Selim Panç: Kesinlikle dikkat etmek lazım. 20 TL.lik balı 10 TL.ye satıyorsa mutlaka bir şey vardır. Uzak durmak lazım.

Bir de, hastalarımız şunu düşünmemeli, ben by-pass ameliyatı geçirdim artık hayatım bitti, artık eskisi gibi olamayacağım. Böyle bir şey yok. Pek çok ünlü by-pass ameliyatı geçirdi, ülke yöneten, holding yöneten insanlar var by-pass ameliyatından sonra. By-pass bir tedavi yöntemidir. İnsanlar korkmamalı. Günümüzde teknoloji çok ilerledi, kolay kolay kalp hastalarımızı kaybetmiyoruz artık. Çok güzel mekanik cihazlar, ilaçlar, gelişmiş ameliyat teknolojileri var artık. Düzenli kontrole gelen, düzenli ilacını kullanan hastadan çekinmiyoruz.

Mehmet Ali Birand’da stent tartışması oldu. Pankreas kanseriydi. Safra kesesine yayılmıştı, oradaki kanallara stent takılmıştı. Ne oldu da o stent takılırken kalbi durdu bunu bilmiyoruz, açıklanmadı. O kalp hastası değildi, kanser hastasıydı. Kalbine bir işlem yapılmadı, safra kesesine yapıldı.

“Kapımız herkese açık”

Necdet Mancılık: Biliyorsunuz Selim Panç’ın bir kimliği daha var, kendisi aynı zamanda Kent Konseyi başkanı. Programın bu son bölümünde kendisinden kent konseyi ile bilgiler alacağız.

Selim Panç: Öncelikle hemen telefonumuzu vereyim, 714 25 90. Ofisimizin telefonu bu. Kapımız herkese açık. Vatandaşla birlikte çalışıyoruz, sivil bir yapıyız, vatandaşların desteğiyle çalışma yürüteceğiz, destekleri, önerileri önemli.

Kadın, Genç ve Emekli meclislerimiz var. Emekli meclisimiz de çok güzel işler yapıyor. Folklör, tiyatro ekiplerimiz var. Kadın ve aile birimimiz var kadın meclisine bağlı. Her konuda çalışma gruplarımız var, herkese kapımız açık.

İnsanlarımız gelip kendileri de komisyon oluşturabilir. Örneğin gelip denizcilik üzerine çalışacağız diyebilirler. Gençlik meclisimiz de çok aktif çalışıyor. Geçenlerde okullarda çocuklara konferans verdiler mesela hijyen konusunda. Uçurtma şenliğimiz de yapıldı, 7’den 77’ye herkes geldi uçurtma uçurdu. Bunları gençlerimiz organize etti. Şimdi 19 Mayıs ile ilgili de çalışmaları var, Reyhanlı’da yaşanan dram nedeniyle eğlence kısmı iptal edildi ancak akşam fener alayımızı düzenleyeceğiz, çok geniş bir programdı fakat ne yazık ki Reyhanlı’daki trajediden dolayı daralttık. Kapımız tüm gençlerimize de açık.

Necdet Mancılık: Dinleyicimiz Ayşe hanım “Sayın Panç, kent konseyinin şehirdeki yeşil alanların arttırılması ve tarihi yapıların korunması ile ilgili yeni projeleri olacak mı?” diye sormuş.

Selim Panç: Geçen seneden beri Paşabayır’daki General Balcı ormanına ve Eski Askeriye denilen alana 9 bin tane fıstık çamı diktik. Çok dayanıklı bir ağaç ve 12 ay yeşil kalıyor. Bu arazilerde TOKİ’nin gözü var diye duyum aldık ve özellikle buralardan başladık yeşil alan olarak kalmalarını istediğimiz için.

Tarihi eserlerle ilgili de, biliyorsunuz zaten kentimizde sınırlı tarihi bina var. Şehir merkezindeki eski PTT binasının karakol yapılacağı duyumunu aldık, eski dekanlık binasının da Polis Evi yapılacağını öğrendik. İçişleri Bakanlığı yetkilendirilmiş bu konuda. Restore edilmeleri güzel ancak daha farklı kullanılabilirdi.

“Kent arşivi şart. Belediye de sıcak bakıyor”

Necdet Mancılık: Bir dinleyicimiz de “Konsey bir kent arşivi oluşturacak mı? kent tarihi müzesi açılacak mı? bandırma mübadele, balkan savaşlarıyla gelen göçler ve kuvayi milliye açısından önemli bir kent, tarihi zengin.” diye sormuş sayın Panç.

Selim Panç: Bizim konsey olarak yaptırım gücümüz yok, biz ilgili birimlere öneri götürürüz, o birimlerin yapıp yapmayacağı onlara kalır. Özellikle sayın Önder Balıkçı’nın arşiv konusunda derin araştırmaları var. Balıkesir kent arşivini ziyaret ettik biz, oradan çok keyif aldık. Bir kentin mutlaka arşivi, kent müzesi olmalı. Ama tabii bu şehirdeki bürokrat ve belediye yetkililerinin elinde olan bir olay bu. Kaymakamımız ve belediye başkanımız da bunu destekliyor, yer araştırıyorlar, önümüzdeki günlerde olacak diye umuyoruz. Mutlaka olmalı kent arşivimiz. Bandırma çok göç alan bir şehir, son kurşunun atıldığı bir şehrimiz, Kurtuluş Savaşı’nda önemli rolümüz var. Bu arşivi mutlaka kazandıracağız kente.

“Köylü pazarı kurulmalı”

Necdet Mancılık: Bir dinleyicimiz de şunu sormuş: “Kent konseyinin gıda güvenliği ve bilinci ile ilgili çalışmaları olacak mı? bir organik pazar kurulması konusunda çalışma olacak mı? bandırma çevresindeki köylerin varlığı sayesinde organik pazar kurulması ve organik tarım içn çok uygun. İDO ile istanbuldan gelen turistler de buna ilgi gösterecektir. konsey belediyeyi bu konularda teşvik edip öneri ve proje götürüyor mu?”

Selim Panç: Çok güzel bir konuya değinmiş dinleyicimiz. Bandırma’da mutlaka bir köylü pazarı kurulmalı. Şu anki Cumartesi pazarında köylülerimizin bir alanı var satış yaptıkları, bunu geliştirmeliyiz, ayrı bir yer temin etmeliyiz. Biz gönüllülük esasına göre çalışıyoruz. Bu dinleyicilerimiz mutlaka gelsin bu konuda beraber çalışalım. Bu projeyi geliştirelim birlikte. Şöyle bir kural koyarsınız, burada sadece köylüler kendi ürettikleri ürünlerini satabilirler, gelen vatandaşlar da bilir ki buradaki ürünlerin hepsi organiktir. Hatta gidip zaman zaman da bunu üretim yerinde kontrol edersiniz. Çok yoğun bir gündemimiz var. Dinleyicimize önerim şu, gelsin beraber hazırlayalım bu öneriyi belediyemize sunalım. Çok da tutar, çevreden de insan çeker Bandırma’ya. Bandırma’yı çekim merkezi haline getirmek için bu tip projeleri ortaya koymak lazım. İdo’dan gelip geçen insanların kentte daha uzun süre kalmalarını sağlamamız lazım. Cazip bir şey sunmak lazım ki insanlar arabalarından inip alışveriş yapsınlar.

Necdet Mancılık: Biraz önce kalp sağlığından bahsettik. Bununla ilgili konseyle bağlantılı bir soru var. “Sn. Panç, bir doktor ve aynı zamanda konsey başkanı olarak, sağlıklı bir kent için, belediyenin ücretsiz spor kursları açması için bir çalışmanız, belediyeye baskınız olacak mı? spor insan sağlığı için temel bir gereksinimse ücretsiz imkanlar da sunulmalı ve bu konuda bilinç yükseltilmeli diye düşünüyoruz. sizce sahil bandına konulan aletler yeterli mi yoksa insanlar spor hocaları eşliğinde ücretsiz eğitim de almalı mı?”

Orada gerçekten insanlar kendibaşlarına bilinçsiz de spor yapabiliyor. Bunun riskleri de olabilir.

Selim Panç: Bu ücretsiz spor aletleri güzel bir şey, insanları teşvik ediyor spora. Bunun haricinde, biz konsey olarak 30 Mayıs’ta bir projemiz olacak amatör sporlarla ilgili, amatör sporu masaya yatıracağız Bandırma’da. Belediyelerin bir görevi de amatör sporu teşvik etmektir. Şu an belediyemiz 16 – 17 tane yeni park yapıyor, oralarda spor alanları da düşünülmüştür diye umuyorum.

Necdet Mancılık: İlginç bir sorumuz daha var. “Kent konseyi insanların yenilebilir bitkiler yetiştirdiği hobi bahçeleri oluşturmak ya da dünyada gerilla bahçecilik denilen boş arsalara bitkiler ekerek yeşillendirmek gibi konularda özellikle gençlerle çalışmaları olacak mı? permakültür yani sürdürülebilir çevreci gelişme anlayışı ve ekoloji alanında çalışmalar, eğitimler ya da en azından bu konuda çalışacak bir oluşuma destek verilebilir mi?”

Selim Panç: Hobi bahçelerinin pek çok örnekleri var, Bursa’da, İstanbul’da. Bunları inceliyoruz. Bu konuda kent sakinlerimiz, bu konuyla ilgili vatandaşlarımız gelirse her türlü desteği sağlarız proje ortaya koymak için. Gelsinler ofisimizde beraber çalışalım. Bunları oluşturabilecek insan gücüne ihtiyaç var. Biz özellikle Bursa Nilüfer’deki hobi bahçelerini inceledik. 25’er metrekarelik alanlar ayrılıyor, elektriği, suyu sağlanıyor belediye tarafından, ortaya da ortak bir alan kuruluyor cafe gibi. Orada insanlar kendilerine ayrılan alanlarda istediklerini ekip biçiyor ailecek. Biz de Bandırma için böyle bir proje geliştirmek istiyoruz.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

maltepe escort
alanya escort
kırklareli escort kırşehir escort kocaeli escort kuşadası escort düzce escort