Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
-- %0,00
BIST 91.686
%0,13
Dolar 5,3896
%0,01
Euro 6,1285
%0,01
Altın 211,56
escort istanbul izmir escort izmir escort bursa escort bursa escort

maltepe escort

alanya escort

ataşehir escort

konya escort

istanbul escort kartal escort

ERDEK’TEN BANDIRMA’YA SANATÇI ZİYARETİ!

, kategorisinde, 20 Eyl 2018 - 12:42 tarihinde yayınlandı
ERDEK’TEN BANDIRMA’YA SANATÇI ZİYARETİ!

Değerli okurlar, geçtiğimiz günlerde ERDEK “OULARD” SANAT KAFE’DE , Mahalli Ressamlarımızdan Alp EDİZ, Mozaik tablolarıyla ünlü aynı zamanda Şair Ertuğrul Deniz ÖZTÜRK beyler ve Şair Nurten ÖZTÜRK hanımla kısa bir sohbetimiz oldu.
Sohbetin başlangıç konusu Ertuğrul Deniz ÖZTÜRK beyin karşı duvarda asılı birbirinden güzel Mozaik tabloları ve Alp EDİZ beyin, kafede adına ayrılmış köşesindeki yağlıboya tabloları için, ben sanattan çok anlamam ama bu eserleri zevkle seyrediyorum, çok güzeller dedim ve geçen yıl Bandırma’da CAM TERZİSİ Süha ORAL beyin “CAM KIRIKLARININ DANSI” isimli sergisinde, Vitray ve Cam kırıklarıyla oluşturduğu eserlerini de muhteşem bulduğumu söyleyince, Sanatçı arkadaşlar konuya daha farklı bir ilgiyle yaklaşıp sorular sormaya başladılar.
Belli ki CAM TERZİSİ– CAM KIRIKLARININ DANSI- terimleri onlara ilginç gelmişti, ben de meraklandıklarını görünce, Süha beyin iki gün önce bana telefonda “Ağabey kış geçti, Nerdeyse yaz bitiyor sen hala gelip atölyemi görmedin diye sitem ettiğini, o nedenle bugünlerde ziyaretine gitmek istediğimden söz edince, hep beraber gidebilir miyiz? biz de görelim Cam kırıklarının dansını dediler.
Ben de kendilerinden iki günlük bir süre isteyip, Hem Süha ORAL beyden ve hem de Bandırma’nın ünlü ressamlarında Emekli Öğretmen Ömür YÜCE hocamızın “İZ- SANAT” isimli yağlıboya resim atölyesini gezip görme randevularını aldım.
3 Eylül 2018 Pazartesi günü Ressam arkadaşlardan Alp EDİZ bey Ertuğrul Deniz ÖZTÜRK bey ve Şair Nurten ÖZTÜRK hanım efendi ERDEK’TEN geldiler ve sanatçı dayanışması başladı.
Önce İZ- SANAT atölyesine gittik, Ömür YÜCE Hocamız Bandırma dışında olduğundan, bizleri Resim ve Şiir gibi güzel sanatlara gönül vermiş güzel kalpli tatlı dilli Gültekin ÖZCAN ve Muhterem eşi Ahmet Tuğşad ÖZCAN hocalarımız karşıladı, konuklarımız atölyeyi beğendikleri gibi ÖZCAN çiftinin çok samimi ve içten sundukları misafirperverliklerinden ve “(Gültekin hocamızla Erdek’li Şair Nurten hanımın birbirlerine imzalayıp verdikleri Şiir kitaplarından sonra)” Gültekin hocanın yaptığı yağlıboya tablolarının fotoğraflarından oluşan albümleri adlarımıza imzalayarak hediye etmelerinden de çok hoşnut kaldılar.
Daha sonra CAM TERZİSİNE, Süha ORAL beyin atölyesine geldik ve sanatçı arkadaşlar oradaki çalışmaları ve eserleri de beğeniyle izleyip ilgi alanlarına giren konularda fikir ve görüş alış verişinde bulundular ve günü bu iki ziyaretle tamamlayıp konuklarımı yolcu ettim.
*Bu yazımda bir konuya dilimin döndüğünce biraz açıklık getirmek istiyorum.* Ertuğrul Deniz ÖZTÜRK bey, bana ısrarla “Ağabey bu gezimizi yazarsan sakın ola benim ismimi zikretme” dedi, sorup anladığım kadarıyla yasal bir sakıncası yoktu elbette, sadece vitrine çıkmak, vitrinde olmak istemiyordu.
Halbuki Kültürüyle donanımıyla vitrinde olmayı çoktan hak ediyordu, o nedenle ben onun “ismimi yazma” isteğini ÖZÜR DİLEYEREK kabul edemiyeceğimi bir örnekle belirttim.
Örnek şu. Deniz bey, sen içinde topluma çok yararlı su ya da cevher bulunan fakat üzerinde kimsenin kaldıramayacağı ağırlıkta bir kapak bulunan bir kuyu mu olmak istiyorsun? Tam tersi, bu cevheri insanlardan esirgemediğin her halinden belli oluyor, o nedenle buna gönlüm razı olmaz, kızsan da gücensen de İsmini yazdım kardeşim bağışla lütfen diyorum. Esen kalınız… Fikret ÇAĞIN.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz