UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,84 / Satış: 3,85
€ EURO → Alış: 4,51 / Satış: 4,52

Enerji üretiminde kömüre dönüş üzerine

Enerji üretiminde kömüre dönüş üzerine
  • 27.11.2017

Son günlerde üzerinde çok sıkça konuşulan enerji konusuna yakından baktığımızda ülke ekonomisi olarak geleceğimizi çok yakından ilgilendiren bir önemli konu ile karşı karşıyayız. Gerçekten de bu gün gerek artan nüfusla bağlantılı olarak şehirleşmede alınan büyük mesafeler gerekse sanayide yakalanan büyük gelişmeler sonucu özellikle elektrik enerjisine olan ihtiyaçların her gün biraz daha katlanmakta olduğunu görüyoruz.
Örneğin 2000 yılında ürettiğimiz elektrik enerji miktarı 27264.1 megavat dolaylarında iken bu gün ise bu rakamın 81000 megavat dolaylarında olduğu bilgisi var önümüzde. Önümüze baktığımızda bu rakamların gelecek on yıllarda çok daha büyük rakamlara çıkacağı yönünde tespitlerin olduğunu da görüyoruz. Dolayısıyla çok daha büyük enerji yatırımlarının gerekli olduğu yönündeki hatırlatmasının önemli bir tespit olarak üzerinde durulması gerekiyor. Ama unutmayalım ki enerji yatırımlarının da son derece teknik ve son derece de masraflı yatırımlar olduğu da asla unutulmamalıdır.
Örneğin 2000’li yıllara doğru biraz geriye baktığımızda o tarihlerde evlerimizdeki yetersiz elektrik nedeniyle voltaj regülatörleri kullandığımızı, iş yerlerimize ise elektrik üreteçleri aldığımızı acaba bugün kaçımız hatırlıyor ki? Ve yine 2000’li yıllara baktığımızda elektrik üretimi olarak hidroelektrik yoluyla 12000 megavat, doğalgaz ile 7044 mw, ithal kömüre bağlı olarak 145 mw., fuel oil 1671mw, rüzgar ile189 mw elde edilirlen linyit den ise 6502 mw olarak karşımıza çıkıyor.
.. Ve bugünlere geldiğimizde elektrik üretimi olarak yıllık 4168 megavatt enerji ile rüzgardan elde edilen enerjinin oldukça büyük bir gelişme olduğunu görüyoruz Benzer yükselişi 27636 megavatlık üretimle doğal gazda da görüyoruz.. Ve konumuza bağlı olarak ithal kömürde de (6063 megavat) büyük artışlar olmuş. Bu arada akarsularımızın zenginliği nedeniyle HES’lerde de 29635 megavat gibi çok önemli bir sıçrama olmuş ülkemizde. Fueloil den üretilen enerjiye baktığımızda 17 yıl içinde %10’ luk bir düşüşle 1525 megavatt enerji üretilmiş. Kendi kömürümüz linyite gelince; % 50 artışla 9197 megavat elektrik üretmişiz bu geçen 17 yıl içinde.
Genel olarak baktığımızda ürettiğimiz elektrik enerjimizin yarıya yakınını dışarıdan aldığımız ithal kömür ve doğal gaz ile karşıladığımızı görüyoruz. Kömür konusunda yapılan son açıklamalara baktığımızda yurt genelinde büyük yer altı kömür madenlerimizin bulunduğu haberlerini okuyoruz. Örneğin bu rakamların 10 milyar ton civarlarında olduğu ifade edilmekte. Dolayısıyla yönümüzü bu konuya çevirerek kendi öz kaynaklarımızın üzerinde yoğunlaşmamız gerektiğini düşünüyorum. Tabi ki kömürle çalışan eski nesil enerji kaynaklarımızla geçmiş dönemlerde çevre ve doğa bağlantılı büyük sıkıntıların yaşanmış olduğunu da iyi biliyoruz. Ama artık günümüzde çevreyle uyumlu, doğ dostu yeni nesil fabrikaların kurulmaya başladığını da görmemiz gerekiyor. Elbette konumuz sadece kömüre dayalı bir çözümler üretmek değildir, olmamalıdır da.
Bu gün rüzgar ve güneşle beraber yeni yeni yatımların ülkemizde kurulmaya başlaması çok sevindirici bir durumdur. Özellikle 2016 rakamlarına baktığımızda AB’de üretilen toplam elektriğin % 29’u yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilirken bizim ülkemizde ise bu oranın %33 dolaylarında olması Türkiye olarak son yıllarda enerji alnında çok iyi bir ivme kazandığımızı göstermesi adına önemli olduğunu düşünüyorum..
Bakınız bu gün dünyada 500’e yakın elektrik üreten atom santrali var ve halen 100’e yakın inşaatı devam eden de var. Bu konuda bizim de 5400’er megavatlık iki tane projemiz var ama ihtiyaçlarımızı ne kadar karşılayacaklar bunları da o zamanlar göreceğiz. Demem o ki her fabrika, her tesis gibi nükleer tesislerinde sıkıntıları var ama dünya bunları kullanmaktan da hiç geri durmuyor. Örneğin bugün turist olarak dünyanın en kalabalık kentlerinden birisi olan Paris’in etrafında 7 adet elektrik üreten nükleer tesis var ve kimse şikayetçi değil.
Sonuç olarak elektrik enerjisi bir ülke için, bir toplum için yaşamsal bir ihtiyaç olup üzerinde enine boyuna görüşüp tartışılacak bir konudur. Siyaseten yapılan algılara göre değil bilimsel araştırmalar ve milli kazanımlar ışında değerlendirilecek bir konu…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ