UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 4,07 / Satış: 4,09
€ EURO → Alış: 4,97 / Satış: 4,99

EN “BABA”can YALAN!

EN “BABA”can YALAN!
  • 19.12.2017

FETÖ DAVASI ÇÖKTÜ VE DAHA DA ÇÖKECEK!
NE DEDİLERSE YALAN ÇIKTI

Bandırma’da 2009 yılı 28 Ekim operasyonuyla Ankara-Balıkesir- Bandırma üçgeninde FETÖ’cü emniyet mensupları, savcı, hakimlerin organize bir şekilde gerçekleştirdikleri ve basın ayağıyla kamuoyuna yönelik yürüttükleri algı operasyonu 8 yıl sonra çöktü…!

İhsan Kuruoğlu ve onlarca kişinin tutuklu-tutuksuz 8 yıldır süren davaları 8 Aralık tarihinde Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nde sonuçlanırken, ortada hukuki olarak ne suç örgütü ne de kamu ihalelerine fesat karıştırma olayı olmadığı karara bağlanarak, tüm sanıkların bu suçlardan BERAATİNE karar verildi.

Balıkesir’de gerçekleşen ilk FETÖ operasyonu olarak tarihi geçen ve 28 Ekim 2009 tarihinde FETÖ’cü emniyet ve savcı ve hakimlerin ortak organizasyonuyla başlatılan soruşturma ve yargı süreci 8 yıl sonra Bandırma ağır Ceza Mahkemesi’nin karar duruşmasıyla ÇÖKTÜ…!

Bilindiği gibi, 28 Ekim 2009 tarihinde FETÖ’cü savcıların talimatları doğrultusunda Ankara- Balıkesir- Bandırma’da FETÖ’cü emniyet mensuplarının iş birliğiyle gerçekleştirdiği operasyon kapsamında İhsan Kuruoğlu, Gürkan Osman Kuruoğlu, İlbey Kuruoğlu, Talip Yıldız, Ömer Şenocak, Ufuk Tokbay, Selçuk Altınok, Akif Çelik “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırdıkları gerekçeleriyle suçlanmış ve cezalandırılmaları talep edilmişti.

Konuyla ilgili 2009 yılı Mart yerel seçimleri arifesinden başlayarak 28 Ekim operasyonuna kadar Bandırma belediyesinde şüphelilerin kamu ihalelerine fesat karıştırdıkları ,yolsuzluk ve suiistimal yaptıkları yönünde FETÖ’cülerce gerçekleştirilen algı operasyonunun önemli bir parçası olarak rol üstlenmiş bulunan ve Bandırma’da günlük olarak yayınlanmakta olan G.M.Yaşam gazetesi ve TV’si “asrın büyük yolsuzluğu”, “20 trilyon liralık yolsuzluk” benzeri manşetler atarak, FETÖ operasyonunun basın ayağını oluşturmuştu.

Dönemin FETÖ’cü emniyet mensupları, savcı ve hakimleri yanı sıra söz konusu yayın organına göre gözaltına alınmış şüpheliler suç işlemek amacıyla örgüt kurmuşlar ve örgütlü olarak Bandırma belediyesinin ihalelerine fesat karıştırarak, yolsuzluk ve suiistimal suçunu işlemekteydiler.

28 Ekim 2009 tarihinden bir ay 20 gün sonra söz konusu G.M. Yaşam gazetesinin genel yayın yönetmeni Cihan Hayırsevener’in silahla saldırıya uğraması ve yaşamını yitirmesi sonrası olay bu süre zarfında cezaevinde tutuklu bulunan İhsan Kuruoğlu ile ilişkilendirilerek, Kuruoğlu’nun şoförü Kerem Yılmaz, Ferda Dündar ve cinayet zanlısı Serkan Erakkuş’da tutuklanarak davaya eklemlenirken, Gazeteci-Yazar Engin Arıcan’da tutuksuz sanık olarak dava ile ilişkilendirilmişti.

YARGILAMA SÜRECİNDE FETÖ DAVASI ÇÖKTÜ
Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010 yılında yapılan duruşmada “yetkisizlik” kararı vererek dosyayı İstanbul Özel Yetkili 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermesiyle birlikte asılsız ve sahte suçlamalar üzerine oturtulmuş dava yargı sürecinde tel tel çözülmeye ve dökülmeye başladı.
İstanbul Özel Yetkili 10. Ağır ceza mahkemesi, isnat edilen suçlarla ilgili Bilirkişi atadı ve Bilirkişi raporunda dosya kapsamında ortada bir örgüt bulunmadığı, kamu ihalelerine fesat karıştırma ve yolsuzluk, kamu zararı , suiistimal iddialarını destekleyecek bir delil olmadığını belirterek, cinayet davasının ayrı olarak ele alınması gerektiğini vurguladı

ORTADA NE SUÇ ÖRGÜTÜ NE DE İHALELERE FESAT KARIŞTIRAN YOK!
Bu kapsamda İstanbul Özel Yetkili 10. Ağır Ceza Mahkemesi, “yetkisizlik” kararı vererek, dosyayı geri gönderdi. Yargıtay’ın davanın İstanbul’da Özel Yetkili Mahkeme’de görülmesi yönündeki kararı sonrası davanın görüşülmesine yeniden İstanbul’da devam edildi ve dava dosyası tekrar Bilirkişi’ ye gönderilerek incelendi ve yine ortada bir suç örgütü bulunmadığı, kamu ihalelerine fesat karıştırma, yolsuzluk ve suiistimal suçu işlenmediğini ve cinayet davasının ayrıca yargılanma konusu olması istendi.

Özel Yetkili 10. Ağır Ceza Mahkemesi, karar duruşmasında bu kapsamda karar verdi ve verilmiş kararın da Yargıtay’da sanıklar lehine bozulmasıyla davanın görüşülmesine Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.

Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi, 08 Aralık 2017 tarihinde gerçekleşen karar duruşmasında İhsan Kuruoğlu’nun ve keza tutuklu ve tutuksuz tüm sanıkların suç örgütü kurma, suç örgütüne üye olma, yardımcı olma suçlamalarından; kamu ihalelerine fesat karıştırma, yolsuzluk ve suiistimal yapma suçlamalarından BERAATİNE karar verirken,

Yargıtay’ın kararı bozma gerekçelerine uygun olarak Cihan Hayırsevener cinayeti olayını ayrı olarak değerlendirerek, katil zanlısı Serkan Erakkuş’a müebbet, azmettirici olarak İhsan Kuruoğlu 17 yıl ve cinayete iştirak ettiği ve yardımcı olduğu gerekçeleriyle Kerem Yılmaz’a 12 yıl ceza verdi.

“KURUOĞLU’nun AZMETTİRDİĞİNE DAİR TEK DELİL YOK”
İhsan Kuruoğlu’nu müdafileri, azmettirme iddiası ile ilgili hiçbir fiili bağı ve zerre bir delil olmadığı karar ile ilgili Kuruoğlu’nun bir avukat ordusu ile başvurarak, Yargıtay ve Üst mahkemeler nezdinde bu yanlışlığın mutlaka düzeltileceğini belirtti.

DAVAYA ELİ DEĞEN TÜM POLİS HAKİM VE SAVCILAR CEZAEVİNDE
Hatırlanacağı üzere İhale davası kumpası ile başlayan bu süreçte fezlekeyi hazırlayan polisler, iddianameyi yazan savcılar kovuşturma aşamasında davaya müdahil olan tüm savcı hakimler Fetullahçı terör örgütü üyesi oldukları iddiası ile tutuklanmış veya firar etmişlerdi.

M.YAŞAM’IN ARSIZLIĞI VE YALANCILIĞI
Mahkeme kararı açıkça ilan edilmişken, yargıyla, mahkemeyle ve ortaya çıkmış gerçeklerle alay edercesine gerçekleri her zaman ki gibi çarptırarak, Marmara TV ve Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ümit Babacan, gazetesi, gazetenin internet sitesinde yaptığı konuyla ilgili “haber” de şöyle demekte:
“8 yıl sonra gelen karar teselli mi verecek, üzüntümü verecek, bilmiyorum. Bildiğim, onurlu bir görevin takipçiliğini yaparken öldürülen basın şehidimiz İ. Cihan Hayırsevener, ihale yolsuzluklarının aydınlatılmasında yeni bir sayfa açtı. Belki de yarım asırdır süren gün yüzü görmemiş yolsuzluklara ışık tuttu. Kanserin aspirinle tedavi edilemeyeceğini gösterdi. Yürekli ve dik duruşlu bir gazetecinin yapması gerekenleri kusursuzca yerine getirmekten çekinmedi. Bandırma’da bir ilke imza attı. Bana göre basın tarihi Bandırma’da O’ nunla başladı. O’nu unutmadık, unutmayacağız.”
Yaşam gazetesinin ve Babacan’ın yıllardır yönlendirmeli ve özel görevli olarak üstlendiği algı operasyonlarının gereğini yerine getirirken, kamuoyuna yönelik salladığı YALAN BALONU PATLAMIŞTIR…

Merhum Hayırsevener’in, ortaya dökülen gerçekler ışığında ‘HANGİ İHALE YOLSUZLUKLARININ AYDINLATILMASINDA YENİ BİR SAYFA AÇTI’ ğı ve yıllardır yalanlar ve düzmece senaryolar üzerinden birilerine nasıl hizmet edildiği aşikardır.

YALANCILARIN MUMU 8 YIL GİBİ BİR ZAMAN GEÇMİŞ OLSA DA SONUNDA YALANLARININ ORTAYA ÇIKMASIYLA SÖNMÜŞTÜR.

 

İŞTE BERAAT KARARLARI ;

 

Instagram
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ