Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Emniyet Teşkilatı Ve Polis Hizmet Araçları

, kategorisinde, 20 Ara 2012 - 19:55 tarihinde yayınlandı

Hangi açıdan bakarsak bakalım bugün sadece bizim ülkemizde değil herhangi bir ülkede iç güvenlik ve asayiş sorunları hep ön sıralarda yer alan bir ülke sorunudur. Hele hele bizim gibi artan nüfusu ve göçlerle beraber hızla gelişen bir gelişi güzel kentleşmenin olduğu ülkede emniyet ve emniyet teşkilatlarının ne kadar önemli hale geldiğini bilmem anlatmama gerek var mı?
Daha da önemlisi yaklaşık 30 yılı aşkın bir süredir devam edip gelen terörün olduğu bir ülkede emniyet hakkında fikirler yürütmenin zorluğunu da bilmemiz gerekiyor.
Aslında çok nazik bir konu ama işin geçiştirilemeyecek kadar da önemli olduğunu ifade etmem gerekiyor. Bakınız önümüzde sayıları yüz binlerle ifade edilen ( internet bilgisi olarak yaklaşık 250 bin personel yazılı)devasa bir kurum var. Tüm dünyada ve de ülkemizde olduğu gibi nasıl bir kurum olursa olsun her zaman için bir eleştirinin olması kaçınılmaz bir durumdur.Ama iyi biliyoruz ki içinde insan faktörü olan her iş kolunda görevlerini iyi yapanların yanı sıra işini yanlış yapanlar da vardır, olacaktır da..
Demem o ki artık hemen bir genelleme yaparak kurumlarımızı olumsuz eleştirmek yerine araştırarak, daha iyi görevler nasıl yapabilirler konusunda fikirler üreterek eleştirmekten yana olduğumu öncelikle belirtmek isterim.
Bakınız bu konuyu neden hatırlattığıma gelince; geçtiğimiz günlerde Erdek’te yaşanan bir hırsızlık konusu üzerine arkadaşlarla konuşurken bir arkadaşımızın geceleri sık sık devriye gezilmesinin gereği üzerinde durduğuna tanık olmuştum.
Hangi noktadan bakarsak bakalım bu gün günün 24 saatinde görev yapan devasa bir teşkilat var önümüzde. Asayişi ile trafik polisi ile 24 saat ayakta olan bir makine düzeninden söz ediyoruz. Baktığımız zaman bu denli yoğun bir görev süresi içinde bir kentin emniyeti üzerine yapılabilecek işleri burada sıralayacak kadar kendimi bilgili görmüyorum ancak devriye gezilmeli diyen arkadaşıma dönerek, acaba dedim Erdek’imizde devriye gezilmesini düşündüğünüz sokak sayımız kaç? Ve hatta aramızda tartışırken Bandırma ve diğer büyük şehirlerimizi de konu ederek aynı soruya da ortaklık ettik.
Ve uzun gece boyunca bir kez de olsa dolaşmaya koyulsak girilecek acaba kaç sokağımız veya caddemiz bulunmakta? Örneğin Erdek’te 100’er metrelik 100 sokağımız olsa ki buda 10 bin metre gibi bir uzun yol yaratır ve bir araçla bu sokakları dolaşmak acaba ne kadar vaktimizi alacak?
Ve bu görev için diyelim ki vaktimiz var. Ama önce iyi çalışan bir aracımız olacak. Sonra dondurucu soğuk altında bindiğiniz aracın çalışan kliması da çalışacak ve de bu araçlar içinde saatlerce dolaşacak yeterli sayıda devriye polisimiz de olacak. Ve yine aynı saatlerde bu kez asayiş olarak bir olay çıktığında ki sık sık olmakta, mevcut araç ve de görev personeli olarak sorunlar var mı acaba? Yani demem o ki başta kadrolar olmak üzere emniyet ihtiyaçlarının ne kadar önemli olduğunu söylemeye çalışıyorum. Ve her şeyimiz tamamsa bu kez bu dolaşım ve bu görevler için bir yakıt meselesi var. Şimdi bu yakıt işi nasıl çözülüyor çok da bilemem ama emniyet de uzun yıllar çalışıp emekli olmuş sevgili ağabeyim yakıt için hep kısıtlı olduğunu söylerdi.
Geçtiğimiz günlerde bütçe tartışmalarını televizyondan izlerken sayın bakanımızın 100 bine yakın hizmet aracımızın olduğundan söz etmişti. Sanırım bu kadar araç içinde belki de en çok yıpranan araçların emniyet araçları olduğunu acaba kaçımız bilmekteyiz? Örneğin bu araçların günlük çalışma kilometreleri ne kadar oluyor acaba?
Sonuç da önümüzde tüm toplumumuzu ilgilendiren bir konu var. Ve bu konuların kurum yönetimlerince devamlı olarak güncellenmekte olduğuna da inanıyorum. Hatta bu bağlamda merak ettiğim bir önemli husus da diğer ülkelerdeki durumlar nasıl acaba? Örneğin gelişmiş ülkelerde yani Avrupa’da gerek polis kadroları gerekse emniyetin araç sayıları üzerine standartlar nedir çok da bilmiyorum ama bu gün 75 milyonluk bir nüfus karşılığında 250.ooo polis sayısını ortaya koyarsak eğer 300 kişiye bir polis memuru düşer gibi bir rakama ulaşıyoruz ki bunun da ne kadar yeterli olduğunu ancak yetkililerimize sormamız gerekiyor.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz