Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-4,30
BIST 94.767
%0,79
Dolar 5,9302
%0,79
Euro 6,5436
%1,31
Altın 285,33
href="http://www.tusegayrimenkul.com.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">

Demokrasi Ve Özgürlük Üzerine

, kategorisinde, 25 Tem 2012 - 19:19 tarihinde yayınlandı

Biliyoruz ki demokrasi; tüm üye veya vatandaşlarının organizasyon veya devlet politikalarının şekillendirilmesinde eşit hakka sahip olduğu bir yönetim şeklidir.
Ama demokrasi kavramı insanoğlunun yüzyıllardır üzerinde tartıştığı ve bundan böylede tartışacağı sosyal ve de siyasi bir kavram olarak güncelliğini yitirmeden önemini sürdüren bir kavram olarak hep hayatımızın içinde olacak gibi.
Yunanca dimokratia sözcüğünden türemiş olan,Türkçemize ise Fransızca demokratie sözcüğünden geçip halkın kendi kendini yönetmesi olarak tarif edilmiştir. Demokrasi günümüz anlamıyla bir hükümet şekli olduğu kadar toplum hayatını düzenleme bakımından da bir kurallar bütünü olduğunu unutmamalıyız. Doğrudan demokrasi, yarı doğrudan demokrasi, temsili demokrasi gibi farklı anlamlarda da türleri olduğunu iyi biliyoruz.
Örneğin Karl Poper “Demokrasi ve demokratik devlet kavramlarının kullanımı konusunda büyük bir eksiklik vardır. Bu kelimeler açıkça tanımlanmadıkça ve anlamları üzerinde uzlaşılmadıkça insanlar bu anlam karmaşası üzerinde yaşamaya devam edeceklerdir ve bu tartışmalar demogoji yapanların ve despotların işine yarayacaktır.
Alexis de Tocqueville ise demokrasi konusunda “Aktif gücü elinde bulunduran sadece devletler olamamalıdır. Eğer İnsanlar medeni olmak istiyorlarsa organizasyon kurma sanatı geliştirilmeli ve genişletilmelidir.’
Mustafa Kemal Atatürk demokrasi konusunda “Demokrasi esasen ferdidir, bu vasıf vatandaşın hakimiyete, insan sıfatıyla iştirak etmesidir.”
Bakınız Fisher Ames ise çok daha çarpıcı bir cümle ile katılmış bu domokrasi söylemine. Şöyle diyor FisherAmes “ Demokrasi kötülüklerinden birisi sevsen de sevmesen de seçtiğin insana katlanmak zorunda olmaktır.”
Jean Jacques Rousseau’ya baktığımızda “Demokrasi keyfi güçten başka bir şey değildir” gibi farklı ama düşündüren bir tespiti olduğunu görüyoruz.
Gelelim özgürlükler konusuna. Biliyoruz ki özgürlük kişinin başkalarının buyruk ve isteklerine göre değil de kendi isteklerine göre düşünebilmesi gücü olarak tarif edilmekte. Özellikle son yıllarda ülkemizde de çok konuşulan, çok tartışılan bir kavram bu özgürlükler konusu.
Maalesef bu gün gerek siyasi gerekse toplumsal açıdan baktığımızda özgürlük kavramının toplumumuzda çok tartışılmakta olduğunu görmekteyiz. Gerçekten özgürlük dendiğinde ucu çok açık olan bir konuda sınırların nasıl ve nereye kadar olması noktasında çok belirgin bir sınırlama olmamasının bu konudaki tartışmalara devamlı olarak bir canlılık getirmekte olduğunu düşünüyorum.
Ama ne olursa olsun Tomas Jefferson’un da dediği gibi insanoğlunun yaşama hakkı, özgürlük ve mutluluğa ulaşma haklarının vazgeçilemez haklar olduğunu da görmemiz gerekiyor. Başta ifade özgürlüğü olmak üzere düşünce özgürlüğü, negatif özgürlük, pozitif özgürlük, inanç özgürlüğü, seyahat özgürlüğü gibi insanoğlunun varlığından bu güne kadar devamlı olarak toplumun ilgilendiği, savunduğu, zaman zaman tartıştığı kavramlar arasında olduğunu sanırım bu gün gerek siyaset gerekse toplumsal konularda özellikle medya kulvarında bulunanlarımızın iyi takip ettiklerini düşünüyorum
Ama bildiğimiz bir şey daha var o da bu gün çağdaş dünya dediğimiz gelişmiş ülkelerde özgürlükler kullanılırken kişi hakkı veya insani haklar noktasında adı konmamış ama genelde bu tarz düşünsel yasalara uyum konusundaki ortak hareketleri fazlasıyla görmek mümkün.
Örneğin ifade özgürlüğü konusunda düşüncemizi ifade ederken tartıştığımız veya kızdığımız kişi/kurumlara suçlamalar getirirken sınırlarımız ne olmalı acaba? Maalesef bu konuda eksikliklerimiz çok fazla. Ama özgürlüklerin kullanılması konusunda en güzel sözün ben kendimize yakıştırmadığımız hiçbir kavram veya sözü başkaları için asla kullanmamamız gerektiğini düşünürüm.
Sonuç ta demokrasi ve özgürlük kavramlarının çağdaş bir toplum yaratılması için en temel iki ihtiyaç olduğunu ve bu iki kavramın hava ve su kadar insanoğlunun öncelikli ihtiyacı olduğu asla unutulmamalıdır.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

ümraniye escort bayan izmit escort antalya escort

istanbul escort istanbul escort istanbul escort

sex hikaye porno izle