Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,66
BIST 90.644
%0,29
Dolar 5,3654
%0,46
Euro 6,1142
%0,31
Altın 214,98
antalya escort bayan izmir escort izmir escort bursa escort bursa escort paykasa paykasa bahcesehir escort

maltepe escort

alanya escort

ataşehir escort

konya escort

istanbul escort halkalı escort otopay paykwik

Darlık da imtihandır varlık da!

, kategorisinde, 04 Eki 2018 - 12:02 tarihinde yayınlandı
Darlık da imtihandır varlık da!

Kıymetli okurlar, Allah’ın rahmeti, bereketi, lütfu ve inayeti hepimizin üzerine olsun.
Kainattaki dizayn Yüce Rabbimize ait. Nimetleri taksim eden de O. Bir Müslümanın bu taksimata rıza göstermemesi düşünülemez. Veren de O alan da O. Yüce Rabbimizin bin bir hikmetiyle bazı insanların fakir bazılarının zengin olması ve farklı imkânların içine doğması bir anlamda kader konusudur.
Kur’an-ı Kerim’de malın, evladın ve eşlerin bir imtihan sebebi olduğu hatırlatılır. Peygamberimiz Hz.Muhammed(sav) fakirliğin şerrinden de zenginliğin şerrinden Allah’a sığınmıştır.
İslâm fakirliği övmez ve fakirliği, yokluğu fazilet olarak görmez. Varlığın hesabı zor olduğu için belki varlığa biraz mesafeli duruş vardır, o kadar.
İslâm’ın hedeflediği toplum yapısı el açan, sadaka alan ve güçsüz toplum değil; aksine zengin, güçlü ve infak eden, paylaşan insanlardan oluşan bir toplumdur.

Sevgili okurlar,
Bir gün peygamberimiz ashabı ile oturmuş sohbet ediyorlardı. Oradan iki kişi geçti. Peygamberimiz ashabına onların durumunu sordu. Onlar da bildik tanımlamalarla zengin olan kimsenin eşraftan olduğunu evlenecek olsa kızlarını vereceklerini, bir işe aracılık etse aracılığının kabul edileceğini söylediler. Oradan geçen fakir kimse için bunun tam tersi yorumlarda bulundular. Evlenecek olsa kimsenin kız vermeyeceğini, aracılığının ve sözünün geçerli olmayacağını söylediler. Efendimiz ise onların gerçek ahlak ve durumlarını bildiği için: “İşte bu(fakir) zat, öteki zengin gibi dünya dolusu insandan hayırlıdır.” buyurdu.
Peygamberimiz böylece insanı değerlendirmede yegâne kıstasın ‘takva’ olduğunu öğretmişti. Zaten değil mi ki hesap gününde de tek ölçü takva olacak. Kişilerin makam-mansıbı, unvanı, soy-sopu kıymet ifade etmeyecek. Çünkü: “Zenginlik, mal çokluğu değildir; asıl zenginlik gönül tokluğudur.”

Toplumda bazı insanlar vardır. Varlığını ve yaşadığı hâli Allah’ın lütfuna borçlu olan, zayıf insanların dişinden tırnağından artırdıklarıyla servet edinen; fakat fakirleri hor görenler. Efendimiz(sav) kendi zamanında yaşayan ve insanlara karşı övünen böyle bir Müslümana “Size ancak zayıflarınız sebebiyle yardım ediliyor ve rızık veriliyor değil mi?” buyurarak, Allah’ın rahmet kapılarının kimler vesilesiyle açılacağının bilinmeyeceğini haber veriyor. Tek başına zenginliğin övünme sebebi olmayacağını bildiriyordu.

İslâm’ın ilk yıllarında Müslümanlar genel olarak yokluk içindeydiler. Fakirlik imtihanından geçtiler. Daha sonra varlıkla da sınandılar. Abdurrahman isimli bir sahabe efendimiz diyor ki: “Peygamberin zamanında fakirliğe sabrettik, sonra zenginliğe sabredemedik.”

Efendimiz(sav) vefatına yakın yıllarda ümmetine diyor ki: “Artık sizin putperest olmanızdan endişelenmiyorum fakat dünyaperest olmanızdan korkuyorum” buyuruyor. Evet, hakikattir ki dünyayı ahiretin önüne geçirerek, dünya sevgisini içimizde büyüterek peygamberimizin endişelendiği o duruma biz de düştük.
Kıymetli okurlar, öte yandan mal-mülk sahibi ve bu varlığını Allah yolunda ve meşru işlerde harcayan kimseye imrenilmesi gerektiğini söyler peygamberimiz. “Salih kişi için, iyi mal ne güzeldir” buyurarak aslolan malın ve sahip olduklarımızın bizi ele geçirmesinin yanlışlığını anlatır. Mal-mülkü iyi bir şekilde idare etmek ve bir ahiret kazancına dönüştürebilmektir, zor olan. Bu zorluğu başarabileni müjdeler, müjde peygamberi.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz