UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,52 / Satış: 3,53
€ EURO → Alış: 4,13 / Satış: 4,15

BÜYÜK ABİ- KÜÇÜK ABİ!

BÜYÜK ABİ- KÜÇÜK ABİ!
  • 26.03.2017

(BALIKESİR – BANDIRMA)
Bilindiği gibi “BÜYÜK ABİLER” Büyükşehir Belediyeleri, “KÜÇÜK ABİLER” de o İllere bağlı İlçe Belediyeleri oluyor, Büyük abiler Büyük Abilik gereği, Küçük Abilerin bazı yerel gelir kaynaklarını ellerinden alıp miras yediler gibi harcayabiliyorlar.
Geçtiğimiz günlerde BANDIRMA’ nın ana caddeleri olan ATATÜRK İNÖNÜ ve ORDU Caddelerindeki İşletmelere ve Esnaflara, “TABELA– REKLAM” vergilerinin Büyük Abi tarafından tahakkuk ve tahsil edileceğini bildiren tebliğler dağıtıldı. (bu yıl başlatılmış bir ilk).
Büyük Abi her ay kullandığımız, BANDIRMA suyunun çok pahalı olan bedelini, Her yıl da Sahildeki çay bahçelerinin Kira bedellerini ve benzeri gelirleri alıyor, bu Yıldan itibaren de söz konusu üç ana Cadde üzerindeki işletmelerin TABELA ve REKLAM vergilerini alacak Küçük Abilere de SU faturalarındaki KATI ATIK bedelinin bir bölümünü bırakıyor, bozdur bozdur harca hesabı, (İlçemiz Belediyesine bırakılan KATI ATIK nedir? Diye merak eden varsa araştırsın) bize o kalıyor ne kadar iyi değil mi?.
Bir işyeri açarsanız, Maliyeye ve Belediyeye bildirip Ruhsatınızı alır, suyunuzu açtırır, Tabelanızı ölçtürüp kayıt altına aldırırsınız, her ay SU bedelini, her yıl da Tabela vergisini belli zamanlarda ödersiniz.
Şimdi bu uygulama nasıl olacak? Varsayalım ki İlden elemanlarınız İlçelere gelip reklam tabelalarını tespit etti, ölçtü biçti, ya da Vatandaşın beyanı esastır mantığı ile işletmecinin inisiyatifine bırakılıp beyanına göre vergi tahakkuk ettirildi, Peki yıl içinde, ana caddelerin birçok yerinde, Çevre ve görüntü kirliliği yaratan, “KAPATIYORUZ” “BİTİRİYORUZ” “ÜÇ AL BİR ÖDE” “BİR ALANA BİR BEDAVA” diyen şarlatanlar ne olacak? yoksa “TUTULAN KISRAK HARMANI MI DÖVECEK”?.
Küçük Abilerin elini kolunu bağlayan, bazı gelirlerine el koyan Büyük Abilere çok mu gereksinim vardı?. Büyük Abilerle gelen sıkıntılar bununla da kalmıyor, en hüzünlüsü Köylerin Mahalle oluşu, Bağlı bulunduğu İlin veya İlçenin kıyısında kenarında bir Mahalleymiş gibi sunulan bu algı, KÖYÜ, KÖYLÜYÜ gözden çıkarmak gibi bir şey, “KÖY KÖKTÜR, KÖY TOHUMDUR, KÖY TARIMDIR, EKMEKTİR, KATIKTIR. Köylü Toprağı işleyen Ülkeyi besleyendir, O yerleşim yerlerine KÖY ve orada yaşayanlara da KÖYLÜ demek ne Ayıp’tır ne de Günah’tır, Aksine gurur vesilesidir,
ATATÜRK Köylü Milletin efendisidir diye boşuna söylememiştir, Köyü Köylüyü bitirme politikalarının sonu hüsrandır, Birçok tohum elimizden çıktı, İsrail gibi küçücük bir Yahudi ülkesine tohumda bağımlı olduk yazık.
Birçok bitki soğanlarımızı, zehirli yılanlarımızı, Bitkilerde tozlanmayı tohumlamayı çok hızlı şekilde gerçekleştiren, seracılıkta kullanılan Bambul arılarımızı Avrupalılar çaldı götürdü ve şimdi bu arıları bize tane hesabı satıyorlar.
Bilindiği gibi Osmanlının en şa şaalı zamanlarında “LALE DEVRİ” diye tarihe geçen bir süreç yaşanmıştı, LALE bitkisinin yüzlerce çeşidini yetiştiren Dünyada tek Devlet iken, yakın geçmişimize baktığımızda, 17 Milyon nüfuslu, Konya büyüklüğündeki ŞIMARIK ve KÜSTAH Hollanda dan yıllarca çok fazla LALE satın alır olmuştuk, inşallah bu son olaylardan sonra almayız ve yine eskiden olduğu gibi kendimiz yetiştiririz, tabi yeterli tohum bulunursa.
Ben köylere Mahalle diyemiyorum KÖYLERE ve KÖYLÜLERE en içten saygılarımı sunuyorum. Sevgiyle kalın…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ