UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,48 / Satış: 3,50
€ EURO → Alış: 4,17 / Satış: 4,19

BU KAFALARLA BU KENTİN İŞİ OLMAZ…!

BU KAFALARLA BU KENTİN İŞİ OLMAZ…!
  • 13.09.2017

2017 yılının son aylarına yaklaştıkça Bandırma ve bölgede siyasal hareketlilik hızla artıyor. AK Parti’de yaşanan kongre sürecinin getirdiği parti içi başkanlık ve yönetimi oluşturma telaşına, CHP’de parti içi grupların ilçe başkanlığını ve yönetimi belirleme çabaları adeta birbirine karışıyor.
Rüzgârlı, dalgalı, fırtınalı günlerden sonra delege seçimlerini, ilçe ve il kongresini tamamlayarak yoluna devam eden MHP, Meclis de grubu bulunan siyasi partiler arasında bugün ve şimdilik en rahat parti durumunda. Liderinden şikayetçi olana, genel merkezinin izlediği politikaları beğenmeyenlere, parti içinde bağırıp çığıranları Bahçeli’nin sürekli vurguladığı gibi, gelene de gidene de kapı sonuna kadar açık…
Ak Parti ve CHP de ise, parti başkan ve yöneticileri, ilçe kongresi sürecinde parti içinde yaşananlar konusunda “kol kırılır yen içinde” mantığıyla özellikle basından ve kamuoyundan uzak tutulmaya ve kapılar sıkı sıkıya kapalı tutulmaya çalışılsa da, her iki partinin de yöneticileri ve partilileri dahil herkes her yerde bir şekilde konuşuyor.
BOSTANCI VE KIRCI BUNU NASIL BECERDİ…?
AK Parti nezdinde il ve ilçelerde yaşanan parti içi sorun ve sıkıntılar zaten değil kamuoyuna Kapıdağ ile Karadağ’ın zirvesine çıkmış durumda. Hiçbir Allah’ın kulu konuşmasa bile ilçe kongresi öncesi parti de ilçe başkanı Bostancı, milletvekili Kırcı ve il ile genel merkez müşahitlerinin gözleri önünde gerçekleştirilen bir delege seçimi var ki, anlayan varsa beri gelsin…!
10 bin 600 kişinin üye olduğu bir partide muhalif aday insan taşımasa, 100 üyenin katılımıyla 400 delegeyi belirleme imkansızlığını başarmış olacaksınız.
Bandırma AK Parti ‘de sorun ve sıkıntı var… Parti, obez ve 10. 600 üyeyi bir şekilde gürültüsüz ve telaşsız sindirmenin yolu aranıyor ama mızrağın çuvala sığabilmesi mümkün görünmüyor. Çuval, delik deşik ve delik deşik bir çuvaldan kentte iktidar ile başkanlık çıkması bekleniyor. Muhaliflerin yani yaşananlardan şikayetçi olanların, parti genel başkanı Reis’e yazdıkları şikâyet yüklü mektuptan medet umar hale gelmeleri ve parti içinde yöneticilerin değil metal yorgunluğu, metali erittiklerinden dem vurmaları boşuna değil…
BANDIRMA’NIN BANDIRMA’LININ ÇARESİZLİĞİ…
Bunun adı çaresizliktir ve konu ne yazık ki AK Parti’nin ya da partililerin çaresizliği olarak değil, Bandırma’nın çaresizliği olarak kabul edilmelidir. Biz böyle yazınca olay Ahmet Mehmet, Ayşe Fatma denilip, kişiselleştirilmeye çalışılıyor. Oysa ki, her zaman yazdığım ve dillendirdiğim gibi kişilerle derdim ve davam yok.
Reis’in sürekli vurguladığı gibi hizmetkar hizmetkarlığını bilecek ve en iyi şekilde hizmet edecek. Birileri her zaman ki aşina olduğumuz şark kurnazlıklarına kapılıp, makam mevki kurtarma sevdasıyla Efendiliğe soyunup da partilisini ve milleti hizmetkarlığa koşuşturuyor ise, işte o zaman yorgun metalden değil, eritilen metalden söz etmek, garibin hakkı olur!
Yapmayın, söylenmesin…!
AYAKLAR BAŞ OLURSA BÖYLE Mİ OLUYOR…?
CHP ile AK Parti arasında ama doğrusal ama dolaylı bir kader birliği var sanki… CHP’de belli isimler iktidar olabilmek için her yolu ve yöntemi kullanarak, mübah görerek AK Partilileşirken aynı şekilde de AK Parti içerisinden de kimileri alışıla gelmiş siyaset tarzını, yol ve yöntemlerini kullanarak, mübah görerek adeta CHP’lileşiyor ve partiyi de kendi içinde on parça CHP haline dönüştürüyor.
Bir parti içerisinde dedikodu, fitne ve fesat, birbirine kumpas kurma, ayak kaydırma, dolap ve iş çevirme ülkemiz siyasetinin, siyaset anlayışı ve tarzının vazgeçilmezleri kabul edilir. Bu işleri de geleneksel siyasetin içinde yoğrulmuş CHP ekolü ile DP’nin devamı mahiyetindeki Adalet Partililer bilirler. Kendinizi bu geleneksel siyasi havaya ve oldu-bittilere , dalaşmalara ,rüzgarlara kaptırdığınızda sırtınızın kim tarafından ve nasıl yerden yere vurulduğunu anlamaz, kısa yoldan siyasi ve sosyal yaşama veda edersiniz.
Örnekleri çok…
Sorun, bölgemiz ve kentimizin siyasette iki duayen ismi Sedat Pekel ile Cemal Öztaylan’a anlatsın sizlere… Gerilerinde ne izleri kaldı ne de sözleri… Kaybolup, gittiler…
Öztaylan bunu halk deyişleri ve atasözleri ile hep anlamlı kılar. Örneğin, eşek ölür kalır semeri, kişi ölür kalır eseri gibi..
CHP’de ise işler kongre sürecinde daha traji komik…!
ATAKAY, OK’UN KADERSİZLİĞİNİ YAŞAMAMALI…
Sevgili Atilla Atakay’ın ilçe başkanlığına destek olanlar haftanın belli günlerinde akşamları belli mekanlarda toplanırken, birkaç parçaya bölünmüş muhalifler de aynı şekilde farklı farklı mekanlarda belediye başkanı Dursun Mirza ile Milletvekili Mehmet Tüm’ün oyununu bozup, Atakay’ın ilçe başkanlığını bir şekilde engellemenin hesaplarını yapıyor.
Garibim Atakay da, olup bitenleri izleyerek, kim bilir belki de “ben ne büyük adammışım ”diyerek yaşananlarda ve belki de başkanlığında kerameti kendisinde görüyor. Oysa ki eski ilçe başkanı ve belediye başkan aday adayı Metin Ok’un yoldan çıktı diye, başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmemiştir…
Ben Pekel’in belediye başkanlığından bugünlere Mirza ile Tüm’ün kentten bölgeye ve bölgeden Balıkesir’e taşan ve genel merkezi bir şekilde etkileyen ortak çalışmalarından ve becerilerinden dolayı içtenlikle kutluyorum. Her ikisi de olmazı “olur” kıldılar ve biri belediye başkanlığını kurtarırken, diğeri vekilliği kazandı…!
Ne demişler, bükemediğin eli öpeceksin..!
MERAK ETMEYİN ELİ ÖPEN, ZAMANLA ETEĞİ DE ÖPER..!
Her ne kadar birisinin belediye başkanı bir diğerinin vekil olarak öpülesi ellerinin Bandırma’ya bugüne kadar ne kazandırdığı tartışılsa da, CHP’de elde ettikleri kazanımlar ve bunun kaymaklı sonuçları dikkate alındığında el-etek öpmeyip de ne yapacaksınız?
Bandırma’nın son üç yıllık yaşamına damga vurmuş isimleri alt alta yazın ve lütfen bir bakın… Hepsini alt alta yazdınız, topladınız, sürekli hep “eksi”yi mi elde ediyorsunuz. Sizin matematik bilginiz de + ya da Türkçesiyle “ artı” diye bir şey yok mu?
Ya siz de bir arıza var ya topladıklarınızda…
Rahmetli “Deli İsmail”i ya da Basri’ye çağırsam, sizden daha iyi toplardı…
Esen kalın, diyeceğim ama Bandırma’nın bu kafa ile “esen” kalabilmesi fiziken ve moralmen mümkün değil. Bandırma Devlet Hastanesi Acil’e de sakın gitmeyin, kuyrukta sürünürsünüz…
Sizler yine de esen kalın…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ